1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Muş Özgür-Der’de Geleneksel Cuma Yemek İkramı Devam Ediyor
Muş Özgür-Der’de Geleneksel Cuma Yemek İkramı Devam Ediyor

Muş Özgür-Der’de Geleneksel Cuma Yemek İkramı Devam Ediyor

Muş Özgür-Der’in yaklaşık 2 yıldır sürdürdüğü Cuma yemeği ikramı vesilesiyle öğrenciler temsilcilikte bir araya geldi.

A+A-

 İkramın ardından İkram Filiz, Saff suresinin ilk ayetlerini anlattı. Sure bağlamında, Müslüman toplum ile gayr-i Müslim toplum arasındaki farklara işaret eden Filiz, İslam ümmetinden Allah’a teslimiyet beklendiğini, onun kurtuluşunun ancak bu sayede gerçekleşeceğini belirtti.

Filiz sözlerini şöyle sürdürdü:

Sûrede özetle ben müminim diyenler, hayat programım, kulluk kitabım Kur’an’dır, ben bu kitabın müminiyim diyenler ihlasla, ciddiyetle İslâm’a, İslâm’ın kitabına sarılmaya, kitabın gösterdiği hayatı yaşamaya, Allah yolunda malları ve canlarıyla fedâkar davranmaya dâvet ve teşvik edilmektedir. Sûrenin başından, birinci âyetten dördüncü âyete kadar müminlere hitap edilerek söyledikleriyle amelleri farklı olanların, sözleriyle hayatları farklı olanların, söylediklerinin aksine davranan, ağızlarıyla kalpleri, ağızlarıyla amelleri çelişki içinde olanların Allah’ın gazabından kurtulamayacakları belirtilir. Halbuki Allah müminlerden böyle bir davranış istememektedir. Allah, iman, amel, söz bütünlüğü içinde kurşunla kaynatılmış binalar gibi saf saf çarpışanları, imanlarının kavgasını verenleri, Müslümanca bir hayatı yaşamanın savaşını verenleri sever, buyrulmaktadır.

Beş ve yedinci âyetler arasında da Müslümanların dinleri ve dinlerinin peygamberi, örnekleri, önderleri karşısında takınmaları gereken Müslümanca tavır anlatılır. “Ey Müslümanlar, sakın sizler sizden önceki İsrâiloğullarının peygamberleri Mûsâ’ya (a.s) davrandıkları gibi davranmayın. Onlar Hz. Mûsâ’nın (a.s) Allah’ın elçisi olduğunu, kulluk örnekleri, kulluk modelleri olduğunu bildikleri halde ona karşı kayıtsız, ilgisiz davranmış, örnek bilmemişlerdir. Aralarında peygamberin varlığına rağmen kendi hevâ ve heveslerine tâbi olmuşlardır. Sakın sizler öyle yapmayın. Her konuda peygamberi örnek bilin. Her konuda peygambere tâbi olun.” Sekizinci ve dokuzuncu âyetlerde, ehl-i kitap olan Yahudiler, Hristiyanlar ve bunlarla sürekli iç içe olmaktan yana olan münâfıkların Allah’ın nûrunu söndürmek için çırpındıkları konu edilir. Bunların bu konudaki çabaları, çırpınışları hangi boyutta olursa olsun yine de Rabbimiz kendi nûrunu tamamlayacağı haberini verir.

Müminlerin Kur’an okumalarının öneminin vurgulandığı sohbet, sorular bölümünün ardından sona erdi.

1d828707-9198-4bbf-a621-f52bdf062df4.jpg

0eb7f668-ddfc-4682-bfc2-f0406c9a6964.jpg

760df5d5-1336-4adf-84ae-2abae8c59874.jpg

878f3c52-db9e-45f4-a037-32b71ee5377e.jpg

HABERE YORUM KAT