1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Muhammedi Sünnetin Anlamı ve Pratik Değeri
Muhammedi Sünnetin Anlamı ve Pratik Değeri

Muhammedi Sünnetin Anlamı ve Pratik Değeri

Eynesil Özgür-Der’de Muhammedi Sünnet Seminerleri başladı.

A+A-

Özgür-Der Eynesil Temsilciliği’nin düzenlediği ‘Muhammedi Sünnet Dersleri’ ana başlıklı seminerlerin ilkini ‘Muhammedi Sünnetin Anlamı ve Pratik Değeri’ konusu ile Hamza Türkmen sundu.

‘Muhammedi Sünnetin Anlamı ve Pratik Değeri’ konulu seminer Recep Bodur hocamızın Hacc suresi 77–78 ayetleri ve mealleri okumasıyla başladı. Atalay Uğurlu kardeşimizin hazırladığı Eynesil Özgür-Der 2012 -2013 faaliyetlerini ortaya koyan sinevizyon gösteriminden sonra sunumunu yapmak üzere Hamza Türkmen kürsüye davet edildi.

İlk inen ayetlerde Hz. Muhammed’in nasıl anlatıldığına değinen Hamza Türkmen, kalkıp uyaran, Allah’ı tekbir eden, Allah’ı birleyen, elbisesini, kimliğini arındıran, cahiliyyenin her türlü kirliliğinden temizlenen, şeytani olandan kaçınıp Hakka adalete hicret ettiğinden örnekler verdi.

Akabinde ifsad ve ıslah kavramlarını açıklayan Türkmen; fıtratı bozan ve vahyi doğruları örten her şeyi ifsad olarak tanımladı. Kapitalizm insanlığın fıtratını bozuyor. Fıtratı bozunca vahiyden de uzaklaşılmış olunuyor, dedi.

Bu toplum Kur’ ,an toplumu mu ulus toplumu mu sorusunu soran Türkmen, Türk toplumu yani ulus toplum cevabını verdi. İçimizde Müslümanlar var ama tüzel kişilik olarak ümmet olma diriliğini kaybetmişiz. Kuran sünnet eksenli adalet merkezli şura toplumu olmayı kaybetmişiz. Yani toplumsal düzen ve kimlik olarak Kur’an’dan fıtrattan uzaklaşmışız, dedi.

Islah kavramını ise bozulmuş asıldan kopmuş olanı yeniden temizlemek, diriltmek, onu yeniden aslına kavuşturmak, köklü değişim, yeniden vahiyle fıtratla buluşturma hali ve etkinliği olarak tanımladı. Kur’an’ın öğrettiği resulün ilk mesajının bu olduğundan bahsetti. Kalk ve uyar, Allah’ı tekbir et.

Bu toplum Kur’an toplumu değilse cahiliye toplumudur. Bir fahşa toplumunda yaşıyoruz kıldığımız namaz bizi fahşadan alıkoyuyor mu diye sordu?

Bugün aramızda yaşasaydı peygamberimiz hangi olaya hangi tavrı geliştirirdi?

* Allah’ın Kur’an’da belirttiği bir resul

* gecenin yarısında, üçte ikisinde, üçte birinde kuran okuyan bir resul,

* tertil üzere kuran okuyan bir resul,

Böyle bir rasul bizim örneğimiz. Gelişen olaylara karşı duruşu, sözü tavrı olan; itikadi ve hastalıklara şifa formülünün örnekliğini sunan, gelişmelere tavır olan bir rasul, dedi.

Tertil fıkhı:

1)  Öksüzü itip kakanın din iniçin inkâr edeceği hitabı,

2) Terazinini doğru tartılması,  insanların hakkının verilmesi, kız çocuklarının diri diri gömülmesi, malı tek elde toplanmasını gündem yapan ayetleri,

3) Vahiy dışı kanun koyan sistemden, kendini müstağni görenlerden; yanlış şefaat, ilah, gayb anlayışlarından bahseden vb.

ayetlerden ders yapıp bu ayetleri kavrayan ve kavratan resulün, aynı zamanda bu ayetlerin hayat içindeki karşılıklarıyla bağ kurup “nasıl söylemek, nasıl davranmak, nasıl uyarmak” konusunda çözümler ürettiğini belirten Türkmen, örnek alacağımız tertil eylemini de bu eksende anlattı.  Kur’an okurken hem Rabbimizin ne dediğini hem yaşadığımız sorunları iyi kavramamız ve vahiy ile vakıa arasında bağ kurmamız gerektiğini anlatan Türkmen, sorumluluklar karşısında peygamberimiz gibi çözümler üretmek, yaşanan sorunlarla mücadele etmenin tertil fıkhımızı oluşturacağını söyledi.

Allah ne dedi, yaşanan sorunlar ne hz.Muhammed bu bağı nasıl kuruyordu? Mesele budur, dedi.

Kurandaki ölçüler/peygamberimizin vasıfları

1) Şahitlik, vahye tanıklık, örneklik yapmak

2) Ona bizden farklı olarak tefrik etme/anlama gücü olarak Hikmet verilmiştir    

3) Resul usvetu’n hasenedir, en güzel örnektir

4) Vahyi yorumlarken bir hata yaparsa düzeltilir

5) Siyakı-sibakı, nüzul ortamını en iyi o bilir

6) Gaybi yardımlar almıştır.

Resul insan olarak nasıldı, bilgi kaynağı nedir, görevi nedir, gaybi yardımlar nelerdir, ona yönelen ilahi uyarı ve ikazlar nelerdir, hüküm vermesi, resule itaat, resulün özel halleri gibi konularda Kur’an’ı okuyup tarayarak ayetlerinden resul tanımlamasını öğrenebiliriz

Sünnet; gidilen yol demektir. Kuranda Resulullah (s) için kullanılmaz, ama evvelkilerin sünneti olarak olumlu ve olumsuz olarak; ayrıca Allah’ın sünneti olarak kullanılır . Kur’an’daki hükümlerim resul tarafından uygulanmasına Muhammedi sünnet diyebiliriz, dedi. Ne hadistir ne sünnettir diye sorduğu soruya da hadisin resulullahtan gelen tavır, söz ve davranışlarıyla ilgili rivayetlere, anlatımlara denildiğini, sünnetin ise aslı Kur’an’da olan ama tatbiki resulün örnekliğine ihtiyaç duyan vakıa olduğunu belirtti.

Son olarak bizlerin Resul ve Resulle birlikte olanlar gibi a. Kur’an’ı tertilen kavramamız b. şahit olmamız c. istişareye yeterli, ehil olmamız d. sınavlara hazır olup hayatımızla da tebliğ yapmamız e.  şuheda toplumu olmamız ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Program soru cevap kısmı ile sona erdi.

 

Haber: Halil İncekara

Fotoğraf: Beytullah Güdük

eynesil_20131013-01-001.jpg

eynesil_20131013-02-001.jpg

eynesil_20131013-03-001.jpg

HABERE YORUM KAT