1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Muğlak misyon...
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Muğlak misyon...

A+A-

Irak'ta kalmaya devam eden Amerikan askerlerinin sayısı geçen çarşambadan bu yana 50 bin civarında. Açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla, bunlar artık bir muharip misyona da sahip değiller. Amerikan resmî açıklamalarına göre bu misyon artık bir askerî 'tavsiye ve yardım misyonu:'

Başkan Obama'nın nitelemesine göre de, bugün Irak'ta bulunan bu yeni misyonun 4 fonksiyonu var: Irak güvenlik kuvvetlerini eğitmek; gerektiğinde bunlara destek sağlamak; Amerikan personel ve tesislerini korumak; ve terörle mücadele operasyonları icra etmek.

Bu misyon bugün 6 tugaydan meydana geliyor. Bu tugaylar da normal tugaylar değil; bunlar muharip tugaylar. Amerikan ordusunun en güçlü ve etkin tümenleri olan 1. 2. 3. ve 4. Piyade tümenlerine bağlı son derece muharip tugaylar bunlar. Esasen hatırlanırsa, Irak savaşı ve işgalini 20 Mart 2003 günü Kuveyt'ten başlatan da 3. Piyade Tümeni'ydi.

Bu bilgileri Amerika'nın Irak'ta kalmaya devam eden tugaylarının yeni misyon tanımının aksine en muharip tugaylardan meydan geldiğini vurgulamak için veriyorum. Bu muharip tugaylara ilaveten muhtemelen aynı misyon içinde önemli bir unsur olarak özel kuvvetler birlikleri de yer alıyor. Yeni misyonun komutanı da geçen hafta Orgeneral Raymond Odierno'dan görevi devralan Korgeneral Lloyd Austin. Onun üstü de Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral James Mattis.

Misyon her ne kadar muharip misyon olarak tanımlanmasa da, nitelenmese de daha iki gün önce muharip eylem olduğu net ve kesin bir olaya da karışmış bulunuyor. Bu olay bir direnişçi grubun Amerikan askerî unsurlarının da bulunduğu Bağdat'ta Irak ordusuna bağlı 11. Piyade Tümeni'nin karargâhına yapılan saldırı sırasında Amerikan askerlerinin saldırganlara karşı 'susturucu ateş' açarak dahil olduğu son derece vahim bir olay. Amerikan askerlerinin Iraklı askerlerle birlikte karşı koydukları bu saldırı sırasında bölgede Amerikan helikopter ve insansız hava araçlarının da destek verdikleri de haber veriliyor.

Bu son olay, muharip olmadığı öne sürülen Amerikan kuvvetlerinin ne zaman ve nerede olacağı belli olmayan saldırılar sırasında Iraklı güvenlik kuvvetleriyle birlikte hareket ederek muharip kuvvet olarak davranacaklarını veya ister istemez bu şekilde davranmaya mecbur kalabileceklerini açıkça ortaya koymuş bulunuyor.

Bu tür olay ve saldırıların artmakta olduğu bu yeni dönemde Amerikan birliklerinin başka yerlerde de daha çok muharip rol üstlenebileceklerini bugünden söylemek mümkün; zira bugün Amerikan birlikleri özellikle yeşil hat denen ve Irak Kürt bölgesi ile Arap bölgesini birbirinden ayıran uzun hat ya da sınır boyunca Kürt Peşmergeler, Irak ordu birlikleri ile birlikte kontrol noktalarında ya da başka konumlarda sahada konuşlu bulunuyorlar. Buralardaki temel görevleri de Peşmergeler ile Irak ordu birlikleri arasında bir tür yatıştırıcı rol oynamak, muhtemel çatışma ve sürtüşmeleri önlemek olarak nitelenebilir. Şüphesiz bunları icra ederlerken her zaman muhtemel eylemlere, saldırılara da muhatap olabilir ve bunlara cevap vermek zorunda da kalabilirler. Ayrıca, El Kaide ve benzeri grupların saldırıları karşısında ister istemez muharip rol de üstlenebilirler.

Irak'ta ya Irak askerî üslerinde ya da bağımsız kendi üslerinde kalmaya devam eden 50 bin Amerikalı asker işte bu muhtemel eylem, saldırı ve olaylarla karşı karşıyalar. Bunlar her ne kadar ortalıkta görünmemeye, göze batmamaya çalışsalar da bunun aksi tavra da zorlanabilirler. Kısacası, zaman zaman muharip kuvvet haline de dönüşebilirler.

Bu bakımdan, bunların misyonunu sadece 'tavsiye ve yardım misyonu' olarak tanımlamak, nitelemek bizce pek uygun ve yerinde görünmüyor; zira ortada çok muğlak bir durum var. Bu yüzden Irak'ta Amerikan misyonu bugün muğlak bir misyon olarak ortada duruyor. Esasen 'Irak'ta Amerikan askerî misyonunun muharip yönü sona erdi' şeklindeki söylem Irak'ın bugünkü şartlarında hiç de gerçekçi bir söylem olarak durmuyor. Kısaca söyleyelim, Irak'taki Amerikan askerî misyonunun muharip olmaktan çıktığını söylemek bugün pek inandırıcı olmuyor.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT