1. YAZARLAR

  2. Serdar Arseven

  3. Müezzinleri, mestureleri öldürün!..
Serdar Arseven

Serdar Arseven

Yazarın Tüm Yazıları >

Müezzinleri, mestureleri öldürün!..

A+A-

Eş zamanlı iki eylem: Biri Avusturya’dan.

Özgürlükler Partisi ismini taşımakla birlikte, yüzde yüz faşist bir parti olan FPÖ, 26 Eylül’de yapılacak seçimler öncesinde “Moschee Baba - Bye Bye Mosque” denilen bir “oyun” hazırlamış.
İnternet üzerinden ulaşılan oyunda “müezzin öldürdükçe, cami vurdukça” puan kazanılıyor!..
Camilere ve ezan okuyan müezzinlere 60 saniye boyunca gönlünce ateş edene “game over”la birlikte şu yazı gösteriliyor:
“Steiermark camilerle ve minarelerle doldu.
Bunun olmasını istemiyorsan 26 Eylül’de FPÖ’ye oy ver!!!” (http://www.moschee-baba.at)
¥
Avusturya’daki faşistlerle, Türkiye’dekiler nasıl olur da bu kadar benzeşir?
Bunların “tek millet”liğinden midir, nedendir...
Bizdeki “faşist parti” de...
“12 Eylül’deki referandumda ‘Evet’ dersen başına neler gelir”i yazmış...
Bir cümle aynen şöyle:
“Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet!!!”
¥
İki zihniyet arasında fark görebiliyor musunuz:
“Steiermark camilerle ve minarelerle doldu.
Bunun olmasını istemiyorsan 26 Eylül’de FPÖ’ye oy ver!!!”
¥
“Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet!!!”
¥
İki zihniyet arasındaki fark?..
Galiba şu:
Avusturya’dakiler yaptıklarının arkasında.
Mesajları net.
Bu adamlar; “başörtüsü düşmanı” olduklarını kabullenmekte beis görmüyorlar.
“Cami düşmanlıklarını” gizlemeye gerek duymuyorlar.
“İnançlara saygılıyız ama” ile başlayan anlamsız laflar etmiyorlar.
¥
Bizdekiler ise...
“Halkı Müslüman” bir ülkede politika yapmanın sıkıntısını yaşıyorlar!..
Aklıma şimdi düştü...
Bir başka gazetede çalışırken,
“Ergenekon kaçağı” Eski Belediye Başkanı’nın bu partinin önde gelenleriyle sohbetine katılmıştım.
Diyordu ki;
“Arkadaşlar, Kur’an’daki bazı hükümlerin bugün için değerini kaybettiğini (!) ben de kabul ediyorum.
Ancak;
Bunu söylemenin bize ne faydası var?
Bunları, istismarcılıkla suçlayacaksın.
Kur’an’ın iyi hükümler içerdiğini ancak bugün din üzerinden siyaset yapanların bu hükümlere zarar verdiğini söyleyeceksin.
Millet, henüz sizin kadar aydınlanmış değil.
Kitabın da rahatça irdeleneceği günler gelecek mutlaka, o güne kadar cahil halkın damarına basmanın anlamı yok!..
Onlar önemli değil ama oyları bizim gibi laik dünya görüşüne sahip olan insanlara lazım!..
Dincilerin iktidara gelmesini istemiyorsak, her doğruyu (!) her yerde söylemeyeceğiz.”
¥
Bizdeki “faşistler” bunu yapmaya çalışıyor da...
“Alışmamış ‘şeyde’ pantolon durmaz” mış!..
Her seçim öncesinde “oylarını” kapmak için Dindarlara pas atma mecburiyeti zorluyor adamları...
- İnançlara saygılı laiklik açılımı.
- Çarşaf açılımı.
- Tarikat açılımı.
- Kur’an kursu açılımı.
- Kurban derisi açılımı.
¥
Bizdeki faşistler Avusturya’daki zihniyetdaşlarına özeniyorlar; “Onlar bizim gibi inanmadıklarını söylemek zorunda değil; bizim gibi her seçim öncesine ‘Dincilere’ pas atmak zorunda değil” diye.
Avusturya’daki gibi “kahir ekseriyeti gayrimüslim olan” bir toplum istiyorlar.
Bunu istiyorlar; oyun olsun diye gönüllerince cami, müezzin vurdurabilmek için!..
¥
Kahir ekseriyeti Müslüman olan bir ülkede yaşıyorsanız ve bu vasatta siyaset yapıyorsanız; en fazla “Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmesi için Evet!!!” yazabilirsiniz afişlerinize...
En fazla onu yapabilirsiniz ve hatta tepkilerden dolayı, astırdığınız afişleri apar topar toplatmak mecburiyetinde kalabilirsiniz!..
¥
Burası Türkiye...
Burası, -Elhamdülillah- çirkin afişleri apar topar toplamaya mecbur eden “Müslümanlar”ın kahir ekseriyette olduğu bir ülke.
“İstismar”ın tutmuyor, “hakaretlerin” anında tepki çekiyor ve geri adım atmaya mecbur ediyorsa...
Aklını başına alacaksın!..
Ya bu deveyi güdecek, ya bu diyardan gideceksin!..
Bu ülkede “cami, müezzin, mesture” vurdurtmazlar sana!..
“Evet.”
Vurdurtmazlar!..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT