1. HABERLER

  2. HABER

  3. MEDYA

  4. Müebbeti Ne Kadar Rahat Savunabiliyorsunuz?
Müebbeti Ne Kadar Rahat Savunabiliyorsunuz?

Müebbeti Ne Kadar Rahat Savunabiliyorsunuz?

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin Gülsüm Koç adlı genç kız hakkında verdiği karar tartışılmayı hak ediyor.

A+A-

Haksöz-Haber

15 Mayıs 2011 tarihinde Bingöl’de gerçekleştirilen ve polisi hedef alan bombalı saldırıyla ilgili olarak görülen davada Gülsüm Koç müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Medyada geniş ilgi gören dava haberinde sanık hakkında sadece gizli tanık ifadesine dayanılarak mahkumiyet kararı verildiği iddiaları kamuoyu vicdanında tepki doğurmuştu.

Konuyla ilgili olarak kararın hukuki olduğuna dair karşı medya kampanyası da gecikmedi. Ve bazı gazetelerde sanığın sadece gizli tanık ifadesiyle mahkum edilmediği, aleyhinde başka delillerin de bulunduğu iddialarına yer verildi.

Konuyla ilgili olarak önceki günkü Yeni Şafak gazetesinde yer alan haber de bu bakış açısından hareketle hazırlanmış bir haber olarak dikkatle okunmayı hak ediyor.

Gazete manşetinde “kanaatle hüküm verilmediği”ni vurgularken, alt manşette Gülsüm Koç’un aleyhinde yeterli delil bulunmadığına dair iddiaların balon çıktığını belirtiyor.

Girişinden itibaren “masumiyet balonu”nu patlatmaya yönelen haberi birlikte okuyalım:

BİRÇOK DELİL VAR

15 Mayıs 2011 yılında Bingöl'de polis aracına saldırı düzenlenmiş düzenlenen saldırıda polis memuru Hasan Hüseyin Korkut ağır yaralanmıştı. Önceki gün bazı gazetelerde olayla ilgili olduğu düşünülen Gülsüm Koç isimli şahsın sadece bir gizli tanığın ifadesi doğrultusunda müebbet hapse çarptırıldığı belirtilmişti. Ancak saldırının organizatörü olduğu düşünülen Gülsüm Koç ile ilgili birçok delile ulaşıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre olayın failleri saldırı bölgesinde keşif yapmak için bölgeye yakın bir kafeye sık sık gidip geldi. Saldırı sonrasında ise polis kafeyi basarak bazı materyallere el koydu. Alınan malzemeler arasındaki 14 Nisan 2011 tarihli gazete sayfalarında Gülsüm Koç'un sol el başparmağına ait izler olduğu belirlendi. Aynı kafede bulunan fotoğraflar arasında ise saldırıyı düzenleyen Ç.B. ve A.D.'nin de fotoğraflarına ulaşıldı.

TERÖRİST İTİRAFI ETTİ

Ayrıca saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen iki teröristten biri olan Ç.B. de Koç'la ilgili itiraflarda bulundu. Ç.B. ifadesinde, saldırıyı A.D. ile birlikte Gülsüm Koç'un düzenlediği belirtti. Öte yandan Gülsüm Koç'un 17 yaşındayken terör örgütüne üyelik suçundan cezaevinde 3 ay yattığı ortaya çıktı.”

Delillerden birinin parmak izi olduğu söyleniyor. Peki, nerede bulunmuş? Saldırının gerçekleştirildiği bölgeye yakın bir yerdeki bir kafeye keşif amaçlı olarak gidip gelinirken orada okunan gazetelerden birinde rastlanmış. Yani parmak izi herhangi bir silahta, ya da eylemde kullanılan başka bir materyalde bulunmamış. Saldırıya yakın bir bölgede bulunan bir kafede ele geçirilmiş! Demek ki, bu kişinin farklı amaçlarla bir kafeye gitme ihtimali yok! Kafeye olsa olsa keşif amaçlı olarak gidilmiş olmalı!

Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen iki kişiden birinin ifadesinde Gülsüm Koç’un adını verdiği belirtiliyor ama bu kişinin ifadesine ilişkin olarak hem saldırıyı gerçekleştiren iki kişiden biri denildikten sonra Gülsüm Koç ile birlikte 3. bir şahıstan daha söz ediliyor. Burada da bir gariplik olduğu açık.

Belki de mahkeme kararını en net belirleyen 3. bir husus ise sanığın daha önce PKK üyeliği suçlamasıyla cezaevinde 3 ay yatmış olması. Yani suça meyilli şahıs algısı!

Bazı gazetelerde eylemde yaralanan ve iki ayağını kaybeden “polisin feryadı”na da yer verilmesi ise konuyu daha da içinden çıkılmaz hale getirmekte. Şüphesiz saldırıdan canını zor kurtarmış ve uzun bir hastane devresinden sonra iki ayağını da yitirmiş bir insanın acısı vicdanı olan herkesi derinden düşündürtmelidir. Bu saldırı da benzeri eylemler de amaçsız, hedefsiz, vahşice saldırılar olup lanetlenmeyi hak eder. Ne var ki, saldırının yol açtığı mazlumiyet başka türlü zulümleri asla haklı çıkartmamalıdır. Eylemin doğurduğu öfke ile olayla ilgisi net olarak ispatlanmamış bir kişi hakkında ağır mahkumiyet cezası verilmesini talep etmek haklı bir tutum olarak görülemez. 

Tüm bu anlatılanların 18 yaşındaki bir kızın ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasına yetecek şeyler olup olmadığı tartışılmayı hak etmiyor mu? Şüphesiz Gülsüm Koç kesinlikle masumdur diye iddia edecek halimiz yok ama ortada açık bir delil de yok. Bu durumda bir insana ömür boyu hapis cezası verirken daha ciddi, daha dayanıklı delillere dayanılması gerekmez mi?


 

Gündem

23.02.2013

     
 
 

 

Kanaatten değil, terörist itirafından müebbet aldı

 

 

Bingöl'de 15 Mayıs 2011'de polise düzenlenen saldırıya ilişkin davada Gülsüm Koç adlı şahsa sadece bir görgü tanığının ifadesi doğrultusunda müebbet hapis cezası verildiği haberleri balon çıktı. Saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden birisi Koç'un da işin içinde olduğunu itiraf etti. Ayrıca saldırı için keşif yapıldığı belirlenen bir kafede Koç'un parmak izine rastlandı.

BİRÇOK DELİL VAR

15 Mayıs 2011 yılında Bingöl'de polis aracına saldırı düzenlenmiş düzenlenen saldırıda polis memuru Hasan Hüseyin Korkut ağır yaralanmıştı. Önceki gün bazı gazetelerde olayla ilgili olduğu düşünülen Gülsüm Koç isimli şahsın sadece bir gizli tanığın ifadesi doğrultusunda müebbet hapse çarptırıldığı belirtilmişti. Ancak saldırının organizatörü olduğu düşünülen Gülsüm Koç ile ilgili birçok delile ulaşıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre olayın failleri saldırı bölgesinde keşif yapmak için bölgeye yakın bir kafeye sık sık gidip geldi. Saldırı sonrasında ise polis kafeyi basarak bazı materyallere el koydu. Alınan malzemeler arasındaki 14 Nisan 2011 tarihli gazete sayfalarında Gülsüm Koç'un sol el başparmağına ait izler olduğu belirlendi. Aynı kafede bulunan fotoğraflar arasında ise saldırıyı düzenleyen Ç.B. ve A.D.'nin de fotoğraflarına ulaşıldı.

TERÖRİST İTİRAFI ETTİ

Ayrıca saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen iki teröristten biri olan Ç.B. de Koç'la ilgili itiraflarda bulundu. Ç.B. ifadesinde, saldırıyı A.D. ile birlikte Gülsüm Koç'un düzenlediği belirtti. Öte yandan Gülsüm Koç'un 17 yaşındayken terör örgütüne üyelik suçundan cezaevinde 3 ay yattığı ortaya çıktı.

 

HABERE YORUM KAT

4 Yorum