Müdahiller: Darbecilerden Hesap Soracağız!

14.02.2011 09:47
Müdahiller: Darbecilerden Hesap Soracağız!
Emekli ve muvazzaf generallerin de aralarında bulunduğu 163 sanık hakkında tutuklama kararının verildiği Balyoz davasında mahkeme, müdahillik taleplerini de kabul etti.

TANJU ÖZKAYA'nın Haberi:

Gazeteci Abdurrahman Dilipak, Haksöz Dergisi sahibi Hamza Türkmen, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Ödemiş Kaymakamı Abdurrahman Koçoğlu, Hukukçular Derneği ve Özgür-Der'in davaya katılma talebi yerinde görüldü. Balyoz darbe planında 'gözaltına alınacak ve suikast yapılacak kişiler' arasında bulunan söz konusu isimler ise mahkemenin bu kararıyla mağduriyetlerinin bir nebze olsun azaldığını dile getirdiler.

Balyoz sanıklarının 'bölücü' olarak fişlediği bu derneklerin başında Hukukçular Derneği geliyordu. Derneğin başkanı Cahit Özkan, "Mahkeme tarihi bir karara imza attı ve sivillerin de taraf olduğu bir davada darbecilerin yargılanmasını sağladı. Bu gelişme, dernek olarak bizim için büyük önem taşıyor. Darbecilerle mücadele etmek adına müdahillik talebinin kabul edilmesi büyük bir kazanım. Demokrasi ve hak arayışı veren derneğimize yıllardır yapılan haksız uygulamalar mahkemenin önüne gelecek. Türkiye'de bütün darbelerin mağduruyuz. Talebimizin kabulü, geçmişte kalan mağduriyetlerin verdiği acıyı bir nebze de olsa azalttı." ifadelerini kullandı.

İrticai faaliyetleri olduğu gerekçesiyle fişlenen Haksöz Dergisi sahibi Hamza Türkmen ise iddianamede direkt olarak hedef gösterildiğini hatırlatıyor. Türkmen, kendilerinin olayın muhatabı ve mağduru olduklarını söylüyor. Türkmen, "İddialar çok ciddi ki talebimiz kabul edildi. Davamızın arkasındayız ve sonuna kadar takipçisi olacağız. Kendi adımıza değil, adalet adına hukuki planda darbecilerden hesap soracağız." diyor. Darbe planında tutuklanacak 35 gazeteci ile operasyon yapılacak 19 kişilik bir liste vardı. Yazar Abdurrahman Dilipak'ın ismi her iki listede yer alıyordu. Dilipak, muhtemel darbeye karşı halkı duyarlı olmaya davet edecek kişilerin üzerinde plan kurulduğuna dikkat çekiyor. Ortaya çıkan belge ve tanık ifadelerinin bunu açıkça gösterdiğini anlatıyor. Şunları söylüyor: "Olması gereken buydu... Benim adım ilk tutuklanacak 35 gazeteci arasında da yer alıyor, daha sonra operasyon düzenlenecek 19 kişi arasında da adım var... Bu 19 kişiden biri de Dink idi ve ona operasyon yapıldı... Bu bir kaos planı idi. Müdahillik talebimize sanıkların itirazını da anlamıyorum. Benim müdahilliğim ille de sanıklar aleyhine olacak diye de bir şey değil. İddiaları, bilgi ve belgeleri gerçekçi bulmazsam gerekirse haklarını da savunurum. Haklarındaki ceza ve muameleler insan haklarına aykırı ise onların yanında yer alırım."

'NEDEN KARA LİSTEYE ALINDIK, BİLMEK İSTİYORUZ'

Balyoz davasının 184. klasörde irticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle kapatılması istenilen dernekler arasında Özgür-Der de yer alıyor. Derneğin Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Balyoz'u hazırlayanların toplumun bütününü hapsetmeye yönelik bir girişimde bulunduklarını, demokrasinin temel unsuru olan sivil toplum örgütlerini kapatarak işe başlamak istediklerini ifade etti. Müdahilliklerinin kabul edilmesinin hukuk adına bir hakkın teslimi anlamına geldiğini ifade eden Kaya, şöyle devam etti: "Sanıklar ve avukatlarının atladıkları bir gerçek var: Onları oraya biz getirmedik, bizi oraya onlar getirdi! Bizimle neden uğraştıklarını, bizleri neden kara listelere aldıklarını öğrenmek için orada olmaya devam edeceğiz."

Emekli astsubay havaalanında gözaltına alındı

'Balyoz' darbe planı davasında haklarında yakalama kararı çıkarılan askerlerden emekli Astsubay Harun Özdemir, Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alındı. GBT kayıtlarında arama kaydı bulunan Özdemir, havalimanında yurtdışından gelişte kontrol sırasında polis tarafından yakalanarak, adliyeye çıkarıldı. Tutuklama kararı yüzüne okunan Özdemir, ardından cezaevine gönderildi.

Davanın 11 Şubat'ta görülen duruşmasında Dursun Çiçek'le birlikte 133 sanık hakkında tutuklama, 29 sanık hakkında da yakalama kararı verilmişti. Haklarında yakalama kararı verilen muvazzaf subaylardan 12'si dün Hasdal Cezaevi'ne gönderilmişlerdi. Yine hakkında yakalama kararı bulunan Ergin Saygun'un önceki gün GATA'ya yattığı ortaya çıkmıştı.

Dokuz çuval belgeye 'çöp' dedi

'Balyoz' davasının sanıklarından eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, hakkında yakalama kararı verilmesinin ardından ilk kez konuştu. Akşam Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Doğan, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen belgeleri 'çöp' olarak nitelendiriyor. Doğan, "Belge dediklerinin hiçbir belge niteliği yok. Kendim için zerre kadar üzülmüyorum. Bunlar geçecek. Ben, Türk ordusunun görevdeki aktif generallerine, çöpten başka bir şey olmayan iddialarla yaşatılanlara üzülüyorum." diyor. Doğan, mahkemenin tutuklanma kararına uyacağını söylüyor. Şöyle konuşuyor: "Usulüne uygun olarak tıpkı bir göreve gider gibi gideceğim."

Çetin Doğan, sanıklar hakkında tutuklama kararının çıktığı 11 Şubat'taki duruşmaya katılmamıştı. Doğan, bu konuda da gazeteye açıklamada bulunmuş: "Yaşıma aldırmadan damacanayı tek elimle kaldırdım, omuzum çıktı. Hastaneye gitmiştim..."

İlk itiraz, Tuğgeneral Mimiroğlu'ndan

Tutuklama kararına ilk itirazı, Tokat Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bulut Ömer Mimiroğlu yaptı. Beşiktaş'ta bulunan özel yetkili cumhuriyet başsavcılığına gelen avukatı Kazım Gözüşirin, müvekkili hakkında verilen tutuklama kararına itiraz etti. İtiraz dilekçesini nöbetçi hakime veren Gözüşirin, Gölcük'te Mimiroğlu aleyhine ele geçirilen dijital verilerin sahte olduğunu öne sürdü. Müvekkili hakkındaki tüm delillerin de toplanmış olmasını itiraz gerekçesi olarak gösterdi. Dilekçelerinin, kendi kararlarını kendilerinin geri alması için İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini istedi.

Belgeler komutan onayından geçmiş

Eski kuvvet komutanlarının da aralarında bulunduğu 163 askerin tutuklanma gerekçesinin, savcılığın mahkemeye verdiği 'Dijital Veri Raporlama Sistemi' sonuçları olduğu ortaya çıktı. İddiaya göre sonuçlar, Gölcük'te çıkan belgelerin, komutanların onayından geçtiğini gösteriyor. Radikal'in haberine göre savcılık, mahkemeye gönderdiği belgelerin 'Dijital Veri Raporlama Sistemi' sonuçlarına göre 'gerçek' olduğunu savundu. Bu sistemle belgelerin nerede hazırlandığı, sonra nerelere gittiği ve en son kim tarafından kaydedildiği ortaya çıkarıldı. İki eski kuvvet komutanını da 'Suga' ve 'Oraj' planlarıyla ilgili isimlerinin geçtiği belgeler yaktı. Sistem sayesinde bazı belgelerin Özden Örnek ve İbrahim Frtına'nın emriyle hazırlandığı ya da bizzat suç teşkil eden yazıların iki komutanın onayından geçtiği tespit edildi.

ZAMAN

  • Yorumlar 3
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim