Mübarek sonrası

16.02.2011 00:14

Joost Lagendijk

Geçen haftaki yazımda Mısır devriminin yerli malı olduğunu ve bu isyanı o veya bu şekilde bir Batı planı gibi sunmanın mantıklı olmadığını yazmıştım. O yazıya gelen bazı tepkilere dair düşüncelerimi ifade ederek başlamak isterim.

Birçok okuyucu olayın kıvılcımını çakmak konusunda Mısırlı gençlerin oynadığı öncü role itiraz etmiyor ve hayatın her alanından sıradan vatandaşların desteğini aldığını kabul ediyor. Fakat görünüşe göre CIA'nın isyanda dahli olmadığı düşüncesi bazılarına fazla uzak geliyor. Bana naif olduğumu söylüyorlar ve geçmişte, en başından aleni şekilde veya sonradan açığa çıktığı üzere, dünyanın dört bir köşesinde birçok askerî darbenin itici gücünün (her daim perde arkasında kalarak elbette) Amerikan gizli servisi olduğunu hatırlatıyorlar. Bu kez Amerikalıların parmağı olmadığından nasıl bu kadar emin olabildiğimi soruyorlar.

Geçen pazar da söylediğim gibi, ABD'nin son elli yılda dünya çapında halk ayaklanmalarını bastırmak konusunda ziyadesiyle olumsuz bir rol oynadığı aşikar. Benim kuşağım için 1973'te Şili'de Salvador Allende'ye karşı yapılan askerî darbe siyasi olgunlaşmamızda belirleyici anlardan biriydi. Yani evet, Amerika'nın yerelden gelişen muhalefet hareketlerini manipüle etme gayretlerine karşı daima uyanık olalım. Fakat dünyadaki her büyük olayın arkasında Amerika'nın gizli eli olduğuna da lütfen inanmayalım.

Geriye dönüp son üç haftadır Amerika'dan gelen tepkilere baktığınızda, ne CIA, ne Dışişleri Bakanlığı ne de Beyaz Saray'ın ne olup bittiğine dair ipucuna sahip olduğu açık seçik görülüyor. Washington'da hiç kimse bunların olacağını beklemiyordu. 25 Ocak'tan sonra her gün, Kahire'de kimin ne yapacağını ve buna nasıl bir karşılık verilmesi gerektiğini idrak gayretiyle geçen zorlu bir sınavdı. Obama ve Clinton'ın Mısır devlet başkanının kafasından geçenleri anlamak için akla karayı seçtiğinden ve olayların gidişatını etkilemek amacıyla Mısır ordusundaki güçlü bağlantılarını kullandığından hiç kuşkum yok. Fakat Mübarek'in gidiş tarihinde bile isabet kaydedemediler. Amerika yaşananları doğru anlamakta zorlandı ve şaşırtıcı olan Tahrir Meydanı'ndaki insanların büyük çoğunluğunun ABD'yi zerre kadar kale almamasıydı. Time dergisi yazarı Ferid Zekeriya'nın Mübarek'in devrilmesini "ilk Amerika sonrası devrim" diye nitelemesi boşuna değil.

Kuşkusuz ki Amerikalılar şimdi Mısır'daki yeni gerçekliklere ayak uydurmaya çalışıyor ve en büyük Arap ülkesinin geleceğini şekillendirmekte rol oynamak isteyeceklerdir. Avrupalılar, Çinliler ve Rusların da aynısını yapıp istediğinden şüpheniz olmasın. Mısır ve hakim olduğu bölge dünyanın geri kalanı için, ellerini tamamen çekemeyecekleri kadar önemli.

Beni daha ziyade endişelendiren, demokrasi yanlısı göstericilerin devrim sonrası travmasına kapılma tehlikesi. Sebebi tamamen ülke içi. Mübarek gitti, fakat rejiminin esas payandası, yani Mısır ordusu hâlâ yerli yerinde. Silahlı kuvvetlerin, iyi örgütlenmiş ve birleşik bir muhalefetin yokluğunda, yanı sıra istikrar sağlama çabası dahilinde, ülkeye demokrasi yolunda rehberlik edeceği söyleniyor. Doğru, yaz öncesinde demokratik seçimlere imkân verecek ve kısa süre sonra oya sunulacak anayasal değişiklikler ilan ettiler, ayrıca geçiş sürecine nezaret edecek hükümeti muhalif isimlerin katılımıyla yeniden şekillendirmeye de söz verdiler. Hatta ordu son Mübarek kabinesinden yolsuzlukları ayyuka çıkmış bazı bakanları tutukladı.

Fakat ben ordu rehberliğindeki mevcut geçiş sürecinin demokratik olmayan bazı eski esaslarda gerçek değişikliğe yol açacağına inanmakta hâlâ zorlanıyorum. Ordu devletin bütün kademelerinde sahip olduğu gücün ciddi ölçüde azalmasını kabule hazır mı? Yargıçlar bağımsızlıklarına tekrar kavuşturulacak ve onlara bizzat ordunun kuşkulu operasyonlarını ciddi ciddi soruşturma imkânı tanınacak mı? Siyasi risk danışmanlığı Stratfor'un da belirttiği gibi: "Hafta Mısır'ı yöneten yaşlı bir askerle başladı. Bittiğinde Mısır'ı resmî yetkileri Mübarek'in bile fevkinde olan farklı yaşlı askerler yönetiyordu." Velhasıl yeni Mısır'ın nasıl şekilleneceğini yakından takip etmek için yeterince sebep var.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim