1. HABERLER

  2. HABER

  3. 'Molotofları Polis Verdi' Yalanı Deşifre Oldu
Molotofları Polis Verdi Yalanı Deşifre Oldu

'Molotofları Polis Verdi' Yalanı Deşifre Oldu

Cumhuriyet'e atılan molotofları polisin verdiğini iddia eden sanıkların tezgahı çabuk bozuldu. İşte Ergenekon sanığı Bedirhan Şinal'ın deşifre olan planı...

A+A-

Ergenekon sanığı Bedirhan Şinal'in "Cumhuriyet'e attığım molotofları polis verdi" iddiası boş çıktı. Kamuoyunu yanıltmak için kurulan tezgahta adı geçen polislerin, Şinal'in cezaevinde ifadesini alan memurlar olduğu anlaşıldı. Polisleri hedef gösteren Şinal ve akıl hocalarının, Ergenekon'la birleştirilen Danıştay saldırısıyla ilgili savcılık iddialarını sulandırmayı hedeflediği belirtildi.

1. Ergenekon davası ile birleştirilen Cumhuriyet Gazetesi'ne molotof atma soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Bedirhan Şinal'in 3 buçuk yıl içinde 4 ayrı yerde aynı cümlelerle verdiği ifadeyi bir anda değiştirmesinin üzerindeki sır perdesi aralandı. Şanlı'nın geçtiğimiz hafta Perşembe günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde verdiği ifadede azmettirici olarak Ergenekon operasyonunu yürüten polisleri göstermesinin ardında 'Cumhuriyet'e Molotoflu saldırı ile karıştırılması hedeflenen Danıştay saldırısı hakkındaki savcılık iddialarını sulandırma' amacının yattığı belirtildi. Dosyası Ankara'dayken görgü tanıkları dahi dinlenmeyen Danıştay saldırısının birçok karanlık noktası Ergenekon savcılarının el atmasıyla kısa zamanda ortaya çıkmıştı.

HEDEF KANLI BASKINI SULANDIRMAK

Şinal ve 9 arkadaşının aynı zamanda Danıştay katliamını da kapsayan 1. Ergenekon davasında yargılanmaları, sürpriz iddiaların perde arkasına ışık tutacak nitelikte. Şinal'in 3,5 yılllık süreçte verdiği tüm ifadelerinde söylediklerini reddetmesi ve sürpriz iddialar ortaya atmasının perde arkasında 17 Mayıs 2006'da gerçekleşen kanlı Danıştay saldırısı ile Cumhuriyet'e molotof atılması olayının birbirine karıştırılması amacının yattığı kaydedildi. Şinal ve arkadaşlarının molotof saldırısı ile Cumhuriyet'e el bombası atan Danıştay katili Alparslan Arslan ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği eylemlerin aynı olduğu izlenimi verme çabasıyla hareket edildiği belirtildi. Bu değişimin ana hedefi ise Danıştay saldırısıyla ilgili savcılık iddialarını 'altı boş' gibi göstermek.

3,5 YIL BİZ YAPTIK DEDİ

Şinal, 29 Mart 2008'de Murat Aplak, Fatih Derdiyok, Umut Erdoğan ve Oğuzhan Arslan ile Cumhuriyet Gazetesine molotof kokteyli attı. Şinal, 1 Nisan 2008'de İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nde, 30 Nisan 2008'de İstanbul Cumhuriyet Başsavclığı'nda, 19 Aralık 2008'de Edirne Cezaevinde'ki ek ifadesinde ve 9 Kasım 2010'da İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki tüm ifadelerinde olayla ilgili kendisiyle birlikte sanık durumunda olan 9 kişiyi suçladı. Şinal, kendisiyle birlikte davanın sanığı konumunda olan 9 kişiyi suçladığı tüm ifadelerini 'hukuken tam ikrar' anlamına gelen avukat eşliğinde verdi.

POLİS İSİMLERİ FOS ÇIKTI

Şinal, soru işaretleri uyandıran ifadesinde Cumhuriyet'e atması için kendisine molotof verdiğini iddia ettiği polislerin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli olduğunu söyledi. Ancak Şinal'in verdiği isimler, molotof olayından tam 8 ay sonra Edirne Cezaevi'nde Avukat Mehmet Sevinç nezaretinde ifadesini alan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisleri çıktı. Organize Şube'de görevli Başkomiser S.G., polis memuru E.G. ve polis fezlekesinin altında imzası bulunan Emniyet Müdürü H.I'nın, Şinal'in cezaevine girmesinden sonra sonra dosya araştırmasını tamamlamak için işin içine giren isimler olduğu ortaya çıktı.

TEHDİT DE VAR VAAT DE

Savcı ve hâkimler tarafından sorgulanan Şinal, eylemdeki rolünü, 1 Nisan 2008'de avukatı Murat Tansel nezaretinde verdiği ifadesinde detaylarıyla anlatmıştı. Cezaevinde diğer Ergenekon sanıklarının avukatları aracılığıyla kendisini tehdit ettiği ya da vaatlerde bulunduğu, Şinal'in ifadelerinde yer almıştı.

İfadesini geri çeksin parasını vereceğiz

Tutuklu sanık Şinal'in, 19 Aralık 2008'de verdiği ek ifadesinde söylediği sözler, sürpriz değişime ışık tutacak nitelikte. Şinal, eylem talimatını cezaevinde beraber kaldığı kişilerden aldığını belirttiği ifadesinde şunları söyledi: "Sedat Peker'e zarar verdiği gerekçesiyle İlhan Selçuk'un öldürülmesi talimatını Boğaç Kaan Murathan, Bayram Demir'e verdi, Demir de Bora Ballı'dan istedi. Ballı da kendisi cezaevinde olmasından dolayı eylemi bana yaptırdı. Ayrıca, Semih Tufan Gülaltay'ın avukatı "Biz her şeyi biliyoruz, vaat edilen 50.000 Dolar para verilmeyince, Bedirhan, Emniyet'te Cerrahpaşa'daki bombalama olayı ile ilgili ifade vermiş, bu ifadesini geri çeksin, parayı vereceğiz" dediklerini Avukatım Ertuğrul Yılmaz bana iletti. Hatta, Oğuz Alpaslan Abdulkadir ile Ali Kutlu'nun Hüseyin Görüm'ün talimatıyla kendisini cezaevinde tehdit ettiklerini, "Bu işin dışarısı da var, zarar görürsün" dediler."

Kemik yaşı büyük çıktı

Şinal, 6 Ağustos 2007'de Kadıköy'de üzerinde ruhsatsız bir tabanca ile yakalandı. Yaşının küçük olması nedeniyle Çocuk Büro'ya telsim edilen Şinal, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Şinal'in nüfus kayıtlarında yapılan kontrolde, sonradan annesinin kaydına alındığı anlaşıldı. Mahkeme, anne ve babasının sonradan tespit edilmesinden dolayı doğum tarihinin yanlış olabileceğine karar verdi. Bunun üzerine kemik yaşının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen Şinal'in 4 yaş daha büyük olduğu tespit edildi ve 1992 olan doğum tarihi 1988 olarak değiştirildi.

SUÇ MAKİNASI GİBİ

Cumhuriyet'e Molotoflu saldırı suçundan yargılanan Şinal'in dosyası oldukça kabarık çıktı. Şinal'ın sabıkasında yer alan suçlardan bazıları şöyle: 18 Şubat 2007 polise bıçaklı saldırı, 3 Mayıs 2007 yağma ve hırsızlık, 28 Haziran 2007 darp, 6 Temmuz 2007 cep telefonu hırsızlığı, 6 Ağustos 2007 ruhsatsız silah taşıma, 4 Aralık 2007 silahlı gasp, 12 Şubat 2008 cep telefonu hırsızlığı.

Yeni Şafak

HABERE YORUM KAT