1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Misrata yardım bekliyor
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Misrata yardım bekliyor

A+A-

Kaddafi rejiminin iktidarda kalabilmek ve kontrolü elinde tutabilmek için ne kadar ileriye gidebileceğini bu köşede defalarca dile getirdik.

Bu tavrın özellikle de muhaliflerin elindeki Misrata Limanı için diğer yerlerden çok daha geçerli olduğuna dikkat çektik. Yaklaşık iki buçuk aydır rejimin kuşatması altında yaşam mücadelesi veren Misrata ile ilgili son haberler bizim bu tespitimizi doğruluyor. Bu haberlerden sonuncusunda rejim ordusunun Misrata'daki yakıt tanklarını vurduğu, tankların yanarak imha olduğu bildiriliyor. Tankların nasıl imha edildikleri konusunda ise iki izah söz konusu: Ya zirai ilaçlama uçaklarınca bombalandılar ya da Grad tipi roket ateşlerle. Gelen haberlerde iki izah da yer alıyor. Hatta bazı roketlerin resimleri bile medyada yer alıyor. Muhtemelen tanklar hem uçaklarca hem de roketlerle vurulmuş bulunuyor.

Uçaklarca vurulmaları ister istemez NATO'yu akla getiriyor. Libya hava sahası uçuşa yasak bölge ise niye bu uçaklar saf dışı bırakılmadılar ya bırakılamadılar, şeklinde sorular elbette soruluyor. Muhalifler uçak konusunu NATO'ya bildirdiklerini; ancak herhangi bir cevap alamadıklarını söylüyorlar. NATO ise sonra yaptığı açıklamada olayın araştırıldığını söylüyor. Olayın aslını henüz bilmiyoruz; ancak eğer uçaklar NATO'ya rağmen uçup söz konusu bombardımanı yaptılarsa, bu NATO açısından vahim bir ihmal ya da hataya işaret eder elbette. Vurulan yakıt tankları Misrata'nın hayatta kalması için son derece önemli. Halk şebeke elektriği kesik olduğu için jeneratörlerle idare ediyor. Bu da vurulan söz konusu mazot tankları ile sürdürülebiliyor. Şayet tankların tamamı yandıysa o zaman ne olacak? Şehirde elektrik olmayacak. Bu durumda hastaneler, diğer tesisler nasıl çalışacak? Bütün bunlar hakkında henüz sağlam ve kesin bilgi yok. Ancak durum gerçekten vahim elbette.

Misrata'dan gelen ikinci haberde ise rejim güçlerinin rıhtıma ve yakın bölgelerine anti tank kara mayınları atmaya başladığı şeklinde. Bunların resimleri medyada var. Söz konusu mayınlar Çin yapımı mayınlar. Bazılarının üstünde 2009 tarihi yer alıyor. Bu mayınlar Çin yapımı Grad füze bataryaları ile atılıyor. Bu bataryalar 24 adet roket atabiliyor. Her rokette de 8 mayın bulunuyor. Roketler havada belli bir yükseklikte açılıyor, mayınlar yine açılan paraşütlerle hedeflerine sevk ediliyor. Bataryaların menzili 6-7 kilometre civarında. Rejim güçleri kendilerini tehlikeye sokmadan uzaktan ve gizli mahallerden işte bu yeni tip silahı limanı kapatabilmek için kullanmaya başlamış bulunuyorlar. Muhalifler bu yeni tehdide karşı elbette birtakım tedbirler alıyorlar ve anlaşılan tespit edebildiklerini uzaktan tüfek ateşiyle patlatıyorlar. Ancak bu arada elbette zayiat da oluyor.

Misrata'ya yönelik bu yeni tehditler bu haftanın konusu. Ancak geçen haftalarda başka tehditler de ortaya çıkmışlardı. Hatırlanacağı gibi rejim güçleri birçok ülkenin yasakladığı İspanyol yapımı misket bombalarına başvurmuşlardı. Geçen hafta ise limanı mayınlama çabaları söz konusuydu. Bu defa rejimin küçük tekneleri ya motorları limanın sularına sayısı belirsiz deniz mayınları yerleştirmişlerdi. Deniz ambargosu uygulayan NATO'nun bundan da haberi olmamıştı anlaşılan. Bütün bunlara ilaveten rejimin kendine bağlı aşiret güçlerini Misrata'ya saldırtacağı yönündeki tehdidi de söz konusu. Her ne kadar bu tehdit kof bir tehdit olarak değerlendirilse de, küçük bir ihtimal de olsa mutlaka dikkate alınması gereken bir tehdit olarak ortada duruyor. Rejim, anlattığım eski ve yeni silah ve tehditlerle Misrata'yı biraz daha boğarak burasını eninde sonunda ele geçirmeye, muhalif harekete son vermeye çalışıyor. Bunun için de elinden geleni ardına koymuyor. Ne NATO ne BM ne de başkalarını dikkate alıyor. Mayınlar ve diğer tehditler yüzünden adeta trafiğe kapanmış bulunan Misrata'nın vahim durumu halen Ladin ve Suriye konularıyla gündem dışına çıkmış bulunuyor. Ancak, bu yazıda da hatırlattığımız gibi Misrata'ya mutlaka yardım edilmesi, kuşatmanın kaldırılması gerekiyor. Dünya ve biz 1990'lardaki Saraybosna kuşatmasını 27 ay seyretmiştik, Misrata'yı ne kadar seyredeceğiz acaba?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT