1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Mısır’ın kronik problemleri…
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır’ın kronik problemleri…

A+A-

Mısır'da Hüsnü Mübarek'i alaşağı eden 25 Ocak 2011 Devrimi'nden bu yana yaklaşık 2,5 yıl geçmiş bulunuyor. Mısır, bu tarihten bu yana geçen yaklaşık 2,5 yıldır hem siyasi ve hem de ekonomik istikrarsızlıkla boğuşuyor.

         Kısacası devrim sonrası başlayan istikrarsızlık 1,5 yıl süren geçici askerî yönetimde devam etmiş, Mursi de bunu sadece devralmış bulunurken sadece 1 yıl 4 gün süren yönetimi bu istikrarsızlıkla gereği gibi mücadele etmediği için suçlanıyor. Bu suçlama özellikle de ekonomik bakımdan yapılıyor, Mursi yönetimi bu konuda kıyasıya eleştiriliyor.

         Bu eleştiriler ve suçlamalar şüphesiz haksız ve maksatlı suçlamalar. Mursi'nin zaten, bürokratik, adli ve ekonomik direnç yapılarıyla kuşatılmış bir şekilde devraldığı zayıf bir yönetiminden 2,5 yıldır devam eden ekonomik istikrarsızlığı bir yılda bertaraf etmesini beklemek akla ve insafa sığmaz bir yaklaşım. Kaldı ki, Mursi'nin başarısız olması için bazı kesimlerin maksatlı davrandıkları da aşikâr.

         Esasen, Mısır'ı ve ekonomisini az-çok bilenlerin Mursi'nin ekonomik istikrarsızlığı bir kalemde gidermesinin ve kötü gidişatı derhal durdurmasının mümkün olmadığını iyi bilmeleri gerekir; zira Mısır'ın ekonomik problemleri yıllardır devam eden kronik ve yapısal problemler. Çözülmeleri de her şey yolunda giderse, doğru kararlar alınıp dirençle karşılaşmadan uygulanırlarsa ancak uzun zaman içinde mümkün olabilir.

         Bu kronik problemlerden ilki ve belki de en önemlisi, hızlı nüfus artışı şüphesiz. Artış geçen yıl 1991 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Bu da her 1.000 kişiden 32 doğumla tezahür etmişti. Bu yüzden toplam nüfus 84 milyon civarına ulaşmıştı. Bu artış, 1990 yılından bu yana yüzde 42 artışa işaret ediyor. 1990'da nüfusu 56 milyondu. Mısır'da bugün doğurganlık oranı kadın başına 2,9 çocuk civarında bulunuyor. Tahminlere göre, bu oran nüfusu yenileme için gereken yüzde 2,1'in üzerinde yüzde 2,9 olarak 20 yıl kadar devam edecek. Birleşmiş Milletler'e göre, bu gidişat devam ettiği takdirde Mısır'ın nüfusu 2030'da 100 milyonu geçecek.

         Bu muazzam nüfus artışı bugün Mısır'ın karşı karşıya bulunduğu en ciddi, en kronik problem sayılır; zira bu artış milli üretim kapasitesi ve imkânlarıyla dengelenemiyor. Bunlar artışı karşılayacak seviyede artmıyor, artamıyor. Devletin kıt imkânları sadece bu artışı ve sonuçlarını karşılamakta kullanılıyor. Bu yüzden sonuçta Mısır'da gereken sermaye birikimi gerçekleşemiyor, dış kaynak ihtiyacı artıp duruyor.

         Mısır'ın diğer bir kronik problemi de şüphesiz nüfusunu besleyecek gıda üretimi alanında görülüyor. Çeşitli çabalara rağmen Mısır bugün hâlâ kendine yetecek gıdayı üretemiyor. Özellikle buğday ve hububatta dışa bağımlı bulunuyor. 2011-2012'de Mısır, tarım ürünleri ithalatı için 11 milyar dolar harcamıştı. Bu durum Mısır'ı global gıda ya da tarım ürünleri piyasasındaki fiyat dalgalanmalarına ve sıkıntılarına açık hale getiriyor elbette.

         Diğer bir yapısal ve kronik problem de enerji ve gıda kalemlerine yapılan sübvansiyon ya da destekler. Özellikle de enerji destekleri bütçe üzerinde çok ağır bir yük haline gelmiş bulunuyor. Söylenenlere göre, enerji destekleri toplam desteklerin yüzde 72'sine, bütçenin beşte birine ulaşmış durumda. Gıda kalemlerine yapılan destekler de şüphesiz önemli miktarlarda. Ayrıca bu yönetimde kim olursa olsun bu destekleri kaldırması imkânsız. Kaldırmaya kalkılsa geçmiş yıllardaki ekmek isyanları gibi halk yine isyan eder. Bu bakımdan ekonomik mantıkları olmasalar da destekler sosyal mantık icabı devam ederler; etmeye mecburlar.

         Kronik işsizlik, fakirlik, enflasyon, cari açıklar, petrol gelirlerinin azalması gibi başka yapısal ve kronik problemlerden de bu çerçevede söz etmek mümkün elbette. Bir yazıya sığmayacak bütün bu problemler de Mursi yönetimiyle ortaya çıkmış problemler değil elbette. Bunlar Mısır'ın yıllardır karşı karşıya olduğu; çözmekte zorluklarla karşılaştığı problemler. Bu yüzden kalkıp Mursi ‘bunları ele almadı, çözmedi, başarısız oldu' demek insaf ve izanla bağdaşmaz.

ZAMAN

 

YAZIYA YORUM KAT