Mısır’ın İslam dünyasına dönüşü

19.06.2012 06:24

Osman Atalay

Mısır’da 60 yıldır ülke yönetimini elinde bulunduran asker kökenli bürokrasi, Yüksek Askeri Konsey, polis, Kıptiler, Mübarek yanlısı işadamları ve laik kesimin, Müslüman Kardeşler’e karşı yürüttüğü seçim savaşı nihayet Muhammet Mursi’nin zaferi ile noktalandı.

Seçimlerden iki gün önce Anayasa Mahkemesi’nin parlamentoyu feshetmesi ve Mübarek’in ‘evladım’ diye hitap ettiği Ahmet Şefik’in önündeki tüm engelleri kaldırması Mübarek taraftarlarına moral etkisi yaptı. Fakat geçerli oyların yüzde 52.3’ünü alarak seçim zaferini ilan eden Müslüman Kardeşler’in Cumhurbaşkanı adayı Muhammed Mursi, Mısır’da tarihi bir başarıya imza atmış oldu. Mısır halkına teşekkür konuşması yapan Mursi; kendisine oy veren ve vermeyen tüm Mısır halkına teşekkür ederek, demokrasi ve özgürlüğü bağışlayan Allah’a hamd etti.

Mursi, Mısır halkına, ‘kardeşlerim’ diye seslenerek hep birlikte hürriyet, kalkınma, barış ve demokrasi yolunda yürüyeceklerini ve birlikte yeni Mısır’ı inşa edeceklerini ifade etti. Ayrıca devrim sürecinde hayatını kaybeden ve yaralanan Mısırlıların haklarını hukuksal yollardan alacağının mesajını verdi.

Tüm dünyanın gözü bir yıldır Tahrir meydanında. Haber ajansları Tahrir’den verilen mesajlara çok önem verdi.

“Mısır, Arap dünyasının anasıdır” derler. Arap halkları, düşünmeden, oturmadan, ayağa kalkmadan önce Mısır’a bakar. Mısır, Arap halkları için her zaman örneklik teşkil eder.

60 yıllık askeri yönetim altında baskı gören Mısır halkı yeni bir sürecin eşiğinde uzun yıllar ödediği bedellerin karşılığı olarak halkın seçimi ve tercihi doğrultusunda yeni ufuklara yelken açacak. 80 yıllık mücadele birikimi ile bugünlere gelen Müslüman Kardeşler hareketi çok büyük bir sınavla karşı karşıya.

Başta İsrail, ABD ve batı dünyası ile beraber bazı Arap ülkelerinin bu seçimlerde Müslüman Kardeşler adayına karşı açıkça askerin ve Mübarek’in adayı Ahmet Şefik’i desteklemeleri Mısır’da kavganın daha uzun bir süre devam edeceğini gösteriyor.

Arap Devrimleri batı dünyasını iki şey için korkutmuş idi; birincisi petrol, ikincisi İsrail’in güvenliği. ABD’nin ve İngilizlerin 60 yıldır güvenlik danışmanlığını yapan Brzezinski ve diplomat Kissinger; Ortadoğu’dan çıkacak ve İslam dünyasını tek çatı altında birleştirecek olan İslami siyasal düşünce pratiği Amerika’nın 21.yüzyıl dünya hakimiyet planlarını suya düşürecektir demesi boşuna değil.

Tunus, Yemen, Libya, Mısır devrimleri ve Suriye direnişine baktığımızda okumalarımızı doğru yapamadığımızı üzülerek görüyoruz, bugün Mısır da Mübarek’in düşmesine rağmen hala rejim kavgası devam etmektedir. Batı ile Mübarek güçlerinin çok sıkı bir işbirliğine girdiğini kavganın her cephede daha da büyüyerek devam edeceğinin işaretlerini açıkça görüyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini sandıkta kazanan Müslüman Kardeşler adayına Mısır halkı sahip çıkacaktır. Müslüman Kardeşler’in 80 yıllık İslami ahlaki siyasi ve sosyal tecrübeleri hem Mısır için hem de Arap ve İslam dünyası için çok büyük bir şanstır.

Mısır’ın İslam dünyasına söyleyeceği çok şeyi var. Özgür Mısır halkı, Arap dünyası ve İslam dünyası ile yapacağı güç birliği ile asırlardır özlenen medeniyet ırmağına yeni bir renk ve tat katarak düşlerimizin ve inançlarımızın sancılarına merhem olacaktır.

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim