1. YAZARLAR

  2. Yaser ez Zeatira

  3. Mısır'ın Gazze politikası Arapları dehşete düşürdü
Yaser ez Zeatira

Yaser ez Zeatira

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır'ın Gazze politikası Arapları dehşete düşürdü

A+A-

Mısır'ın Gazze'ye yardım konvoyunu limanlarına yanaştırmaması kabul edilemez. ABD baskısıyla Gazze sınırına çelik duvar da örmeyi kabul eden Kahire, en büyük Arap ülkesi olarak kendisine yakışmayan bir tavır sergiliyor.

Beklediğimiz oldu. Britanyalı ünlü milletvekili George Galloway liderliğindeki ‘Filistin’e Yol Açık’ konvoyu, Mısırlı yetkililerin liman kenti Nuveybe’ye ve oradan Gazze’ye geçişini reddetmesinin ardından Ürdün’ün Akabe kendinde durdu. Akabe halkı katılımcıları ikramlarla ve güleryüzle karşılıyor.

Konvoyun organizatörleri Nuveyba’den kara yoluyla hareket edip Mısır’ın El Ariş kenti kanalıyla Gazze’ye geçmek istese de, Mısırlı yetkililer bunun deniz kanalıyla yapılmasında ısrar ediyor. Yani konvoy Suriye’ye geri dönecek ve sonra Lazkiye limanı kanalıyla gemiyle El Ariş’e gelecek. Bu durum yaklaşık 20 gün önce Londra’da başlayan, birkaç Avrupa ülkesine ve oradan Türkiye, Suriye ve Ürdün’e varan uzun yolculuklarının ardından son derece yorgun olan katılımcılar üzerinde büyük yük oluşturacak.

Mısırlı yetkililerin sunduğu gerekçelerin çoğunluğu egemenlikle ilgili. Ancak hiç kimse konvoyun bu güzergahı izlemesi durumunda Mısır’ın egemenliğinin maruz kalacağı ihlalin ne olduğunu anlamış değil. Mısırlı yetkililer konvoy organizatörlerine El Ariş’e deniz yoluyla gitmeleri gerektiğini bildirdiklerini ancak onların bunu görmezden geldiğini savunurken, Galloway mesajın kendilerine çok geç ulaştığını belirtti. Önerilen güzergah daha önce başka konvoylar tarafından denenmiş, sonucu da haftalar süren sıkıntılar olmuştu. Şu an taraflar tutumlarını sürdürürken, işin içine Türkiye ve Malezya’nın dış arabuluculukları girdi. Mısırlı yetkililerin bu arabuluculuklara olumlu cevap mı vereceğini, yoksa konvoyun güzergahıyla ilgili tavırlarında ısrar mı edeceklerini bilemiyoruz.

İşin aslı şu ki, Mısır diplomasinin egemenlikle ilgili tekrarlayıp durduğu bu argüman ümmetin ezici çoğunluğunu kızdırıyor. Zira sadece birkaç gün önce iki İsrailli sınırdan Mısır topraklarına sızmış, yakalandıklarında yollarını kaybettikleri iddiasıyla ülkelerinde sağ salim teslim edilmişlerdi. Mısır’ın egemenliğine yönelik görmezden gelinen çok sayıda İsrail ihlali söz konusu. İsrail uçakları Mısır hava sahasını birçok kez ihlal etti, Mısırlı askerler öldürüldü ve yaralandı. Bunlar geçici özürlerle veya bazen hiç özür dilenmeden geçiştirildi.

Duvara Ramallah da destek veriyor

Dahası, Gazze’den açılan tüneller için kullanılan Salahaddin bölgesinde inşa edilecek çelik duvarın Mısır’ın egemenliğini savunmayı amaçladığına kim inanıyor? Herkes biliyor ki, bu duvar Amerikan baskısının sonucunda inşa ediliyor. Hatta duvar inşaatı, Fetih’le uzlaşı belgesine olduğu gibi onay vermesi için Hamas’a baskı yapılması gerektiği yönündeki düşünceyle aynı zamana denk geldi.

Mısır’ın son yıllarda geçirdiği bütün siyasi dönüşümler, genel olarak Mısırlı siyasetçiler ve halk açısından katlanılır gibi değil. Ne olursa olsun, bugün bizler yüzlerce yabancı dayanışmacıyı içeren bu konvoyun ikilemiyle karşı karşıyayız. Bu insanlara, Arap ülkelerinin en büyüğü olan Mısır’a yakışan bir yöntemle karşılık verilmiyor. Aynı zamanda Mısır çelik duvar inşaatını da sürdürüyor.

Daha da kötüsü şu ki, bu iş için Ramallah’taki Filistin Yönetimi’nden destek alıyor. Bu yönetim, Mısır’ın egemenliği ve ulusal güvenliği konusunda, Filistinliler arasında uzlaşı sağlamak ve Filistin ulusal projesini korumak konusunda olduğundan daha hassas ve titiz davranıyor. (Ürdün gazetesi Düstur, 27 Aralık 2009)

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT