Mısır’da Muhtemel Gelecek

03.07.2013 17:45
Mısır’da Muhtemel Gelecek
Mısır'da neler olacak...

HAKSÖZ HABER

Mısır Ordusunun yayınladığı bildirisi her ne kadar yeni bir sürecin habercisi gibi görünse de Türkiye medyasına çok fazla yansımayan ya da üzeri örtülen bir boyut da aynı ordunun “darbe politikalarının uygulanmasına izin verilmeyeceği” ve ardından “bunun bir devrim olmadığına” ilişkin ikinci bildirisiydi.

Her ne kadar polis teşkilatının açıklamalarında da tarafsızlıktan bahsedildiği halde, özellikle İhvan mensuplarının evlerine yapılan baskınlar ve göstericiler arasında polislerin de taraf olarak bulunduğu iddiaları, sürecin vahametini gözler önüne sermekteydi.

Aynı şekilde yargının yaptığı açıklamalar; 28 Şubat sürecinde çıtanın yavaş yavaş yükseltildiği dönemleri hatırlattı.

Oy oranları toplamda %71’I bulan Mısır’daki İslami oluşumların yekvücud olarak hareket etme kararı, köylere kadar yansıyan gösterilere sahne olmuştu. Dün itibariyle gelen haberler tüm ülke sathında büyük mitinglerle gövde gösterisi yapmayı hedeflediklerine dairdi.

Bu haberler arasında “Gazze Refah sınırından, Libya sınırındaki Sellum'a, İskenderiye'den Asvan ve Luksor'a kadar yüzbinlerce kişinin bugün sokaklara çıkmasının beklendiğine dairdi.”

Ordunun bildirisinin ardından Tahrir Meydanı üzerinde helikopterlerin Mısır bayraklarıyla dolaşması ve sevinç gösterilerine katılması, Ordunun içinden bir grubun gösteriyi organize etmiş olabileceği şeklinde yorumları beraberinde getirdi.

Bugün itibariyle ise, Mursi’den beklenen cevap geldi ve Mursi “Uzlaşma Hükümeti kurulması” çağrısında bulundu. Bu şu anlama geliyordu. İlk olarak askerin oyununu kısa vadeli olarak bozmak ve ortamı yumuşatmak; muhalifleri meydanlardan geri püskürterek tansiyonun düşmesini sağlayarak zaman kazanmak. Bir diğeri ise Cumhurbaşkanlığını bırakmayacağını da zımnen açıkça ilan ederek, taviz vermediğini ama askeri geri adım atmaya zorladığı görüntüsünü belirgin kılmak. Nihayetinde ise Mursi’nin ortaya koyduğu bu tutum, açıkça ifade edilmemekle beraber aynı zamanda bir erken seçim kararı anlamına da gelmekte.

Şu an için, daha once dillendirilen ve içinde Baradey’in, Hamdin Sabbahi ve Amr Musa gibi Ulusal Kurtuluş Partisi çatısı altındaki yöneticilerin ve ordu temsilcilerinin bulunacağı bir Konsey ve Milli mutabakat hükümeti kurulur mu, sorusuna cevap verebilmek için erken. Ancak böyle bir durumda İslami hareketlerin temsilcilerinin de bunun dışında kalmayı Kabul etmeyeceği çok açık.

İhvan’ın ortaya koyması muhtemel atraksiyonlardan biri de, Cumhurbaşkanlığını asker eve muhalefete bırakıp hükümet etmeye devam etmek. Ancak siyasi yorumcular bu senaryonun kabul edilebilmesi için İslami hareketlerin yüz binleri sokaklara dökmesi ve milyonluk mitingler düzenlemesi gerektiğini öne sürmekteler. 

Cemaati İslami gibi kuruluşlarla birlikte ortak direniş eylemlilikleri belki ama silahlı direnişin karşı taraf işi çığırından çıkarıcı müdahalelerde bulunmadıkça mümkün olmadığı ve riskleri üzerinde durulmakta.

En kötü senaryonun tahminen, cumhurbaşkanlığı belli bir vadede yitirilse de, İhvan’ın Mısır siyasetinin en önemli aktörü olmayı sürdüreceği ve kurulacak yeni hükümetlerde büyük ortak olmayı başaracağı yönünde.

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim