1. YAZARLAR

  2. Ty Mccormick

  3. Mısır’da karşı tepki doğuyor
Ty Mccormick

Ty Mccormick

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır’da karşı tepki doğuyor

A+A-

Obama yönetiminin Mısır'da ilk özgür seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin devrilmesine verdiği cevap, Mursi hükümetinin artan otoriterliği ve beceriksizliğine karşı bu değişikliğin gerekli bir tepki olduğunu kabul ettiğini gösteriyor.

Başkan Obama, ordunun Mursi'yi devirme kararı konusunda “son derece kaygılı” ama bunu bir darbe olarak tanımlamadı veya Mursi'nin yeniden göreve getirilmesi çağrısında bulunmadı. Aksine, Beyaz Saray ordunun görevi devralması nedeniyle bir rahatlama içindeydi.

Sonra tam bu sırada pazartesi günü Mısırlı birlikler Kahire'deki Cumhuriyet Muhafızları Genel Merkezi'nin dışında 51'den fazla Mursi taraftarı göstericiyi katletti. Bu katliam Beyaz Saray'ı tuhaf bir pozisyona soktu ve halk tarafından seçilmiş, Amerika karşıtı olduğu söylenen bir hükümete karşı sözde Amerika taraftarı orduyu sahiplenmenin budalalığını ortaya çıkardı.

Hadi yüzleşelim, ordu dâhil olmak üzere Amerika'nın Mısır'daki herhangi biri üzerindeki etkisi çok az. Şimdi Amerika Kahire'de, Amerikan para yardımını cebine indiren ve hemen hemen her istediğini yapan bir ortakla baş başa kaldı.

Zaman tüneli: Mısır'da devrim

Bu sefer ordunun eylemleri felaket getirebilir. Mısır silahlı kuvvetleri 2011 ayaklanmalarına küçük düşürücü bir şekilde son vermekle kalmadı, aynı zamanda kinci radikallerin karşı tepkisini sürece davet etti.

Mursi'nin devrilmesini kutlayanlar, Müslüman Kardeşler'in ve bu davaya sempati duyan milyonlarca Mısırlının aniden ve sihirli bir şekilde ortadan kaybolacağını düşünmüşe benziyorlar.

Bu aslında bir fantezi. Mısır'ın dik kafalı liberallerinin Mısır'ın yönetimine ilişkin tutarlı bir planı olsa bile saatli bombayı etkisiz hale getiremeyeceklerdir. Bu bomba, şu anda haklarından mahrum edilmiş büyük bir azınlık olan radikal eğilimli İslamcılar. Bu insanlar kötü demokratlar olabilirler ama en azından sürece sahip çıkmaya isteklilerdi. Durum her zaman böyle değildi. Mısır modern tarihinin büyük bölümünde yasaklı olan İslami örgütler devlete karşı düşük yoğunluklu bir savaş sürdürdüler. Enver Sedat 1981'de İslamcı militanlar tarafından öldürüldü, Mübarek, en az altı tane suikast girişiminden kurtuldu.

Şimdi darbeyi yapanlar İslamcıları tekrar yeraltına iteceklerdir. Bu insanların yeraltında yabancılaşmaları neredeyse kesinlikle şiddete dönüşecektir. Silahlı cihat grupları, Gazze sınırındaki merkez güvenlik tesisi El Arish Havaalanı ve beş diğer askerî karakol dâhil şimdiden hükümete karşı küçük çaplı saldırıları başlattı.

Sina'nın diğer bölgelerindeki İslamcılar, katı İslam hukukunun empoze edilmesini savunan silahlı bir grup olan Ansar al-Sharia'nın Mısır'da kurulduğunu açıkladı. İnternette yayınlanan bir bildiriyle Mursi'nin görevden alınmasını “Mısır'da İslam'a karşı savaş açılması” şeklinde nitelendiren grup “dini korumaya ve Allah'ın şeriatını güçlendirmeye” yemin etti.

Radikal gruplar Mısır'ın Sina'daki güvenlik merkezinin sert tavırları ve Kahire'deki hükümetin ilgisizliğine karşı bir cevap olarak yıllardır Sina'da faaliyet gösteriyorlar. Ama nihayetinde az sayıda İslamcı bu grupların radikal gündemlerine sempati duyuyordu.

Mursi'nin devrilmesi, sonucu radikallerin lehine dönüştürebilir. Mısır'daki Ansar al-Sharia'nın manifestosunda Mursi'nin belirtilmesi radikallere uzatılan yeni bir örgütleme aracı olarak çok şey söylüyor: İslamcıların şiddetten kaçınarak demokrasiyi kucaklasalar bile hiçbir zaman meşru siyasi aktörler olarak kabul edilmeyeceğine dair ikna edici bir örnek oluşturuyor. Hiç kuşkusuz Arap dünyasındaki İslamcıların Mısır'daki olaylardan çıkardıkları mesaj bu.

Korkulan şey Müslüman Kardeşler liderlerinin birdenbire şiddet kullanmaya onay vermesi değil, Mısır'ın İslami demokrasi deneyimindeki başarısızlığının daha radikal oyuncuların cazibesini artırması.

Ve ne için? Mısır şu anda Mübarek'in devrilmesinden sonraki 18 ay boyunca kendi vatandaşını alıkoyan, öldüren ve halkına işkence yapan aynı ordunun yönetimi altına girdi. Bu dönüşüme sivil bir görünüm kazandıranların, Müslüman Kardeşler üyelerinin alıkonulması, İslami medyanın susturulması gibi ordunun sert taktiklerine verdikleri gizli onayla güven telkin etmeleri çok zor.

Liberal muhalefetin en görünen üyesi, eski BM  diplomatı Muhammed El Baradei, ordunun taktiklerini tekrar tekrar savundu. Darbe yoldayken New York Times'a “Demokrasi açısından gerileme olduğuna dair herhangi bir işaret görürsem ilk ben yüksek sesle ve açıkça bağırırım.” dedi. El Baradei, pazartesi günü yapılan katliamı Twitter'dan kınadı ama ordu öncülüğündeki bir dönüşüme bağlı kalmaya devam ediyor. El Baradei'nin “yüksek sesle ve açıkça” bağırmasına tam olarak neyin neden olacağını insan merak ediyor.

Ty McCormick, Foreign Policy dergisinin yardımcı editörüdür.

Zaman

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum