1. YAZARLAR

  2. Osman Atalay

  3. Mısır ve suriye hapishaneleri ebu gureyb e dönmesin.
Osman Atalay

Osman Atalay

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır ve suriye hapishaneleri ebu gureyb e dönmesin.

A+A-

Mısır’da 3 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleşen askeri darbe sonrasında 1400 Mısırlı hayatını kaybederken, 23 bin kişi tutuklanarak cezaevlerine konuldu.

General Abdülfettah Sisi; Suudi Arabistan, ABD ve Batı’nın desteğine rağmen Mısır’ın ne siyasi ne de ekonomik olarak durumunu hala düzeltemedi.

26-27 Mayıs tarihinde Mısır’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan Sisi, Müslüman Kardeşler’e gözdağı vermek için, önce 528 ardından 683 kişiye idam cezası verildi. Şimdilik 36 idam kararı onaylandı ama henüz infazı gerçekleşmiş değil.

Geçtiğimiz Aralık ayında zaten Müslüman Kardeşler’i, “terör örgütü” ilan etmiş idi.

Sisi’nin tek amacı Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak ve bunun gerçekleşmesi için Mısır’ın en örgütlü sivil gücü olan Müslüman Kardeşler’i hizaya getirmektir.

7 milyon üyesi olan Müslüman Kardeşler Hareketi; bugüne kadar asla şiddete başvurmayarak, direnç göstermeye devam ediyor.

Mısır’da, sivil gösteriler sonrasında tutuklanan insanlara verilen idam istemi kararları, Batı dünyasında cılız da olsa son günlerde eleştiri konusu olmaya başladı.

AB Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Mısır’daki idam kararını, toplu yargılamaları; Uluslararası İnsan Hakları Hukuku’nun açık şekilde ihlali olarak tanımladı.

Mısır hapishanelerinden gelen haberler ise insanı tedirgin ediyor. Bu durum Ebu Gureyb hapishanesindeki uygulamaları akla getiriyor.

42 hapishanede, 23 bin mahkûm insanlık dışı koşullarda yaşıyor. Bu kişiler arasında, 21 kişinin işkence sonucunda hayatını kaybettiği, 27 kişinin cinsel tacize uğradığı, 3 kişinin tecavüze uğradığı raporlandı.

Dolayısıyla bu durum Mısır hapishanelerinde korkunç şeylerin yaşanmakta olduğunu gösteriyor.

Hapishanelerde mahkûmlara fiziki ve manevi şiddet, koğuşlarda su ve elektrik kesintileri, günde bir kez tuvalet izni, ağır cezai uygulamaların ve çeşitli baskıların devam etmesi, hapishanelerdeki insanların akıbeti hakkında korkutucu bir durum arz ediyor.

704 kadın ve 689 çocuk mahkûmun yanı sıra 124 öğretim görevlisi, 3 bin 879 öğrenci, 5 bin 342 Ezher İslam Üniversitesi öğrencisi, 2 bin 574 mühendis ve bin 232 doktor; suçlarının ne olduğunu bilmeden idamla yargılanıyor.

Bu durum Mısır askeri cuntasının gerçek yüzünü göstermektedir.

Mısır hapishanelerinden bir şekilde alınan ve raporlanan haberler böyleyken, Suriye hapishanelerinde ise 300 bin civarında insanın olduğunu ve akıbetleri hakkında hiçbir haber alınamadığını biliyoruz.

Suriye hapishanelerinde bulunan kadın, erkek ve çocuklar hakkında hiçbir bilgiye sahip değiliz.

Mısır ve Suriye hapishanelerinde, Ebu Gureyb manzaralarının yaşanıp, yaşanmadığı noktasında ciddi tartışmalar var.

Mısır’dan gelen Mısır Haklar ve Özgürlükler Gözlem Evi’nin raporları gerçekten ürkütücü.

Dün Irak Ebu Gureyb hapishanelerinde yaşanan insanlık dışı işkencelerin bugün Mısır ve Suriye hapishanelerinde yaşandığına dair haberler, fotoğraflar çıkmaya başlamasına rağmen, özellikle insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının sessizliği hayret vericidir.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve ülkeler arası parlamenter dostluk üyeleri, sivil toplum kuruluşları; Mısır ve Suriye hapishanelerinin BM İnsan Hakları Örgütleri’ne açılmasıyla ilgili acilen bir çalışma başlatması gerekiyor.

Mısır idamları, protestoları kamuoyunda duyarlılık açısından bir nebze önemi olsa da bu tür sivil kamuoyu etkinliklerinin kurumsal düzeyde, hukuk diliyle Brüksel, Amsterdam, Paris ve Londra merkezlerine taşınması daha akılcı ve faydalı olacaktır.

Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da; Mısır ve Suriye’de yaşanan insan hakları ihlalleri konusunda BM ve Batı’dan önce hedef ve eleştiri konusu olmalıdır.

Mısır ve Suriye hapishaneleri Ebu Gureyb’e dönmemesi için, bu hapishanelerin uluslararası gözlemcilere açılması gerekiyor.

YAZIYA YORUM KAT