Mısır, İsrail'in stratejik hazinesi

08.05.2010 03:55

Fehmi Huveydi

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'le görüşmesine dair İsrail'den gelen açıklamalar, kışkırtıcı ve aşağılayıcı. Kötü niyetli olduğu ihtimalini uzak görmüyorum.

Zira Netanyahu'ya eşlik eden önemli bakanlardan birisi Başkan Mübarek'in 'İsrail açısından stratejik hazine' mesabesinde olduğunu ifade ettiğinde bu tanımlamaya sessiz kalınamaz. Kabul edilemez bu ifade bizleri şoke ediyor ve yüzsüzlük derecesine varan cüreti ifade ediyor. Hiç kimsenin aklına kendisinin bir gölgesi olduğu gerçeği gelmez. Bu sözler askerî ve siyasi konularda deneyimli ve 'stratejik hazinenin' anlamını çok iyi bilen bir adamın ağzından çıktı. Bu tanımlama esasında Reagan, George Bush, Kissinger, Sarkozy ve Bayan Merkel gibi siyasilere uygun. İsrail'de de Ben-Gurion, İzak Rabin, Ariel Şaron ve bunların dışında İsrail'in kurulmasının, küstahlığının arkasında duran, Filistinlilere saldırılarını ve kırıp geçirmelerini destekleyen ve aynı zamanda Arapları diz çöktüren ve alçaltan örnekler için uygun bir tanım.

Bu provoke edici ve aşağılayıcı ifade, İsrail Ticaret ve Sanayi Bakanı Benjamin Ben-Eliezer'in ağzından Netanyahu'nun Mısır ziyaretinin sonuçları, Başkan Mübarek'le Şerm El Şeyh'te bir araya gelmesini yorumlarken geldi. Bu adamın fotoğraflarda Netanyahu dışında hiçbirinin görünmediği İsrail heyeti içinde yer aldığını sonradan anladık. İsrail ordu radyosu salı günü kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdi. Eliezer, bu röportajda şöyle dedi: "Barış girişiminin ilerlemesi için Mısır, Filistin başkanını müzakerelere çekmek için elinden geleni yaptı. 1,5 saat süren görüşmede atmosfer eşsizdi ve bu durum, Mübarek'in İsrail açısından stratejik bir hazine olduğunu teyit ediyor. Görüşmeler Ortadoğu'da barış girişimini ve Mısır'ın bu alandaki çabalarının yanı sıra İran konusunu Tahran'ın nükleer silaha sahip olmasından doğacak vahim sonuçlar açısından ele aldı. Keza Mısır'ın Gazze'deki İsrailli asker Şalit konusunu sonlandırma ve Gazze'ye kaçakçılığı durdurma çabaları da konuşuldu. Mısır'ın Ortadoğu'yu nükleer silahlardan arındırma çağrısı yeni değil. Mübarek, bu çağrıları Mısır'a 1992'de eski başbakan İzak Rabin'le birlikte yaptığım ilk ziyaret sırasında da tekrarlamıştı."

Ben-Eliezer, 1967 Haziran'ında El Ariş kentindeki Mısırlı komando birliğinden 250 Mısırlı esir askeri öldüren İsrail ordusundaki Oşkid birliğinin komutanıydı. İsrail televizyonu 2007 Mart ayında Eliezer'in rolünü gözler önüne seren bir belgesel yayınlamıştı. Belgesel birlikteki eski bir subayın yaptığı ve Eliezer'in bu olaydaki rolünden bahsettiği itiraflarını içeriyor. Film o vakit iki ülke arasında gerginliğe yol açmış ve bu adamın yapması kararlaştırılan Kahire ziyaretini iptal ettirmişti. Bu sebeple Mısır dışişleri bakanı, İsrailli meslektaşına Mısırlı esirlerin katillerinin yargılanmasını isteyen bir mesaj göndermişti.

Bu İsrailli bakanın ağzından çıkan ifadenin son yılların gelişmelerinin yönelttiği soruları gündeme getirdiği doğru. Özellikle de Gazze saldırısı, ablukasına katılma ve bu ablukayı derinleştirmek için çelik duvar inşaatı konusunda... Bu olaylar farklı okunabilir ve yorumlanabilir, ancak hiçbir şekilde Eliezer'in Başkan Mübarek'i İsrail'in stratejik hazinesi şeklinde tanımlaması derecesine çıkmamalı. Mübarek hakkında bu kabilden sözler etmek bir skandaldır. Fakat daha büyük skandal Mısır'ın sessiz kalması, İsrail'den bir özür ve açıklama istememesidir.

Katar gazetesi El Şark, Mısırlı yazar 6 Mayıs 2010

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim