1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. Mısır darbesi ve Suriye’deki gelişmeler
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır darbesi ve Suriye’deki gelişmeler

A+A-

Mısır’daki darbeye içten içe sevinenler olduğu kadar açıkça sevinenler ve bunu pervasızca açıklayanlar da var.

Beşşar Esed, ikinciye tam bir örnek. Darbe olur olmaz, “Siyasi İslamcıların sonu işte böyle olur. Bunları destekleyenler bundan ders almalılar; desteklerini kesmeliler.” şeklinde beyanat vermiş, sevincini açıkça ortaya koymuştu.

Esed, bugün sadece sevinmekle kalmayıp darbenin ortaya çıkardığı ortamdan da kurnazca yararlanarak ‘nasıl olsa tepki görmem; herkes Mısır’la uğraşır, kimse bana karışmaz’ mantığıyla askerî hedeflerine ulaşmaya çalışıyor. Bu çerçevede yaklaşık 10 gündür saldırmakta olduğu Humus’a son darbeyi vurmaya çalışıyor. Televizyonlardan da görüldüğü gibi ayrım gözetmeksizin sivillerin yaşadığı mahallelere, muhalif mevzilerine ağır topçu, roket ve havan atışlarına devam ediyor. Böylece geçen ay Kusayr’ı nasıl ağır bombardıman ve Hizbullah yardımıyla ele geçirdiyse bu defa aynısını Humus’ta tekrarlamak istiyor.

Şam’ın 140 km kadar kuzeyinde yer alan Humus, çevresi ile birlikte malum çok stratejik bir şehir. Başkent ile Akdeniz kıyısındaki Nusayri bölgesi ve buradaki askerî üsler arasında güçlü bir bağlantıya sahip. Humus aynı zamanda Şam ile Akdeniz ve Lübnan’daki Hizbullah varlığı arasında da güçlü ve stratejik bağlantı sağlıyor. Bu bakımdan Esed’in bekası için mutlaka kontrol edilmesi gereken bir şehir. Bu yüzden de Esed, Mısır darbesini fırsat bilip buranın kontrolünü bir an önce ele geçirmeye çalışıyor.

Bunu yaparken de hiç kimsenin, hiçbir ülkenin kendisini durdurmaya teşebbüs etmeyeceğini, darbe ile ortaya çıkan konjonktürün bunu kolaylaştıracağını iyi biliyor. Nitekim bakıyoruz da hiçbir ülke, hiçbir lider Humus’tan, burada yaşananlardan ve bundan sonra orada yaşanacak insanlık dramından söz etmiyor. Kısacası, Mısır darbesi Suriye’de yaşananları ve Esed zulmünü unutturmuşa benziyor.

Bu arada muhalif silahlı güçler Humus’ta ellerinden geleni yapıyorlar, rejimin muazzam ateş gücüne ve saldırısına ellerindeki hafif silahlarla ve sınırlı askerî imkânlarla karşı koymaya çalışıyorlar ve bu arada askerî dengeleri değiştireceklerine inandıkları kendilerine söz verilen askerî yardımı dört gözle bekliyorlar.

Ne var ki, bütün vaatlere rağmen bu konuda istenen olumlu gelişmeler henüz gerçekleşmemiş bulunuyor. Suudi Arabistan’ın vaat ettiği uçaksavar ve tanksavar silahlar henüz ortada yok. Yeni seçilen muhalif Milli Koalisyon Başkanı Ahmet Cerbe, verdiği demeçlerde bu konuda çalışıldığını, sahada pozisyonlarını güçlendirmedikçe Cenevre Konferansı’na katılmayacaklarını söylüyor. Bu sözlerden de muhalif cephenin askerî dengelerin mutlaka değişmesini istediği; bu gerçekleşmeden diyalog ya da müzakerenin hiçbir sonuç vermeyeceğine haklı olarak inandığı anlaşılıyor.

Diğer yandan, geçen ay muhaliflere askerî yardım yapacağını ilan eden Obama cephesinde bu konuda hâlâ tereddütlerin ve hatta isteksizliğin var olduğu görülüyor. Bugünlerde Kongre’de yardımı görüşen hem Temsilciler Meclisi ve hem de Senato istihbarat komitelerinin konuyla ilgili endişe ve itirazlarını dile getirdikleri, yardıma özellikle istenmeyen radikal kesimlerin ellerine geçme ihtimali yüzünden sıcak bakmadıkları bildiriliyor.

Esasen, Obama yönetimi isterse bu itirazları dikkate almadan da mevcut yetkilerine dayanarak yardımın yolunu açabilir; ama bunu yapmaktan kaçınıyor, söz konusu komitelerle mutlaka anlaşarak yardımı sağlamayı amaçlıyor, şüphesiz bu yaklaşım da konunun ertelenmesine yol açıyor. Kısacası Amerikan yardımı kısa vadede mümkün olmadığı izlenimini veriyor. Ayrıca AB’den de herhangi bir askerî yardım ufukta görünmüyor. Bu durumda, elde yalnız Suudi yardımı yakın bir ihtimal olarak kalıyor.

Yardım vaatlerinin birçoğu havada kalmış görünürken bu durum Esed’i çok memnun ediyor, onu ve rejimini cesaretlendiriyor, daha pervasız kılıyor. Diğer yandan rejime dostlarından yardımlar da gelmeye devam ediyor elbette. Kısacası, Mısır darbesi Esed ve rejimine muhalif cepheyi ezme, bastırma, saf dışı etme yolunda beklemediği önemli bir fırsatı da ne yazık ki sunmuş bulunuyor. Acı ki ne acı…

ZAMAN

 

YAZIYA YORUM KAT