“Mihne Süreci ve İslami İlimlere Etkisi”

10.02.2013 00:42
“Mihne Süreci ve İslami İlimlere Etkisi”
Özgür-Der Van Şubesinde Bu Hafta “Mihne Süreci ve İslami İlimlere Etkisi” konuşuldu

Tayfur Bayraklı / Haksöz-Haber

Özgür-Der Van Şubesi Konferans salonun gerçekleştirilen programda Cemaleddin Erdemci Mihne Hadisesi ve İslami İlimlere Etkileri konulu bir sunum yaptı.

Cemaleddin Erdemci konuşmasına Mihne kavramının kökeniyle ilgili bilgi vererek başladı. Mihne; araştırmak, sormak, sorgulamak, imtihana çekmek, sıkıştırmak, kırbaçla dövmek, bir inanç sistemini belli gruplara zorla dayatarak kabul ettirmek gibi anlamlara gelmektedir.

Mihne Hadisesi Abbasi halifesi Me’mun döneminde H. 216 - H.232 yıllarında yaklaşık 16 yıl süren bir olaydır. Bu süreçte ki taraflar Ashabul Hadis ve Mu’tezile’dir. Konunun tam olarak aydınatılabilmesi için Mu’tezilenin tarihi seyri hakkında bilgiler veren Erdemci; Hz. Peygamber’den sonra ilk halifeler döneminde birçok yer fethedilmiştir fethedilen yerlerde farklı; tek tanrılı, çok tanrılı, Yahudi ve Hristiyan kaynaklı dinler vardır. Bu dinlerin mensuplarından İslama yapılan saldırılara cevap vermek gayesiyle kelam ilmi ve özellikle mu’tezilenin ortaya çıkışı İslama yöneltilen eleştirilere cevap vermek amacıyladır. Kelam ilmi Allah’ın varlığını ve birliğini ortaya koymak için dehriyyunla, birliğini ortaya koymak için maniheizmle, düalist bir tanrı inancıyla, peygamberliğin imkanını aklı delillerle ortaya koymak için peygamberliği inkar edenlerle tartışmışlardır.

Erdemci konuşmasına; Halife Memun’un Mu’tezile ile ilişkisinin kendisine danışman olarak aldığı Ahmed b. Duad olduğunu ifade eden Erdemci; Esasen Mihne Hadisesi Mu’tezile’ye yıkılmış olmasına rağmen Mu’tezile alimlerinin hiçbirinin haberi bile yoktur, bu işe çok bulaşmamışlardır.

Mihne Hadisesinin çıkışı Memun’un Bizans’a sefer düzenlediği esnada yolda Bağdat’ta bıraktığı halifesi İbrahim b. İshak’a yazdığı mektubu aktaran Erdemci aynı Hristiyanların İsa’yı (s) ezeli bir varlık olarak kadim bir varlık olarak görmesi gibi İnsanlar Kur’an-ı, mahluk olmayan yaratılmamış ezeli kadim bir şey olarak görmektedir bu da birden fazla ilah olduğu manasına gelir ve şirktir mektuptan aktarılan diğer bir bölümde ise Ru’yetullah konusu hakkında Memun’un ayetleri delil getirdikten sonra akli olarakta; gören ve görülen varsa ortada bir mesafe olması gerekecek, ışık olması gerekecek, zaman-mekan olması lazım bunlar muhdes sonradan yaratılmış varlıkların özellikleridir. Allah ise yaratılmış varlıkların özelliklerinden münezzehtir. Dolayısıyla ben halkımın bu tür konuları yanlış anladıklarını tespit ettim ve bunların düzeltilmesi lazımdır diyen Memun’un alimlere gönderttiği mektuplar hakkında bilgiler vererek, bu mektuplarda temel sorunun Kur’an mahluk mudur değimlidir sorusudur.

Halife Memun’un mektup gönderdiği alimlerden biriside Ahmed b. Hanbel’dir diyen Erdemci işkence görmesi ve ayaklarına pranga vurularak Tarsus’a yola çıktığını fakat onlar yolda iken Halife’nin vefat ettiği haberi geliyor. Memun’un yerine geçen kardeşi Mutasım ve oğlu Vasıf’ta süreci aynen devam ettiriyor. H.232’de Mütevekkil başa geldikten sonra bu uygulamaya son veriyor. Fakat kendisi kelam’a Mu’tezile’ye karşı bir Mihne başlatıyor.

Erdemci; Mütevekkil başa geçtikten sonra üç aşamalı bir program ortaya koyuyor. Birinci aşamada Mihne dolayısıyla hapse atılanların serbest kalması ve Mihne sürecinde konuşulan konuların yasaklanması. İkinci aşama Ashabul Hadis’i yanında toplayarak daha önce Mu’tezile’nin ileri sürdüğü görüşlere aykırı hadisler nakletmelerini söylüyor ve maaşlar bağlıyor geçim dertleri olmasın kendilerini tamamen bu işe adasınlar diye. Üçüncü aşama; Kelam tamamen yasaklanıyor, kelam konularını konuşmak bir kelamcının arkasında namaz kılmak dost edinmek tamamen yasaklanıyor. Ve karşı Mihne başlamış oluyor. Erdemci; Bu süreçte  Ahmed b. Hanbel sembol bir isim haline geliyor ve Ehli Sünnet Vel Cemaa adeta Ashabul Hadis’in tekeline geçiyor. Bu önemli kırılma noktasında kelam ehline karşı eserler ortaya konmuştur. Kendilerinin düşüncesinde olmayanları tecrit hatta ölümle cezalandırabiliyorlar. Sürecin kelam ilmine etkisi ashabul hadis’in rivayet yöntemiyle gelen soruları cevaplamaya çalışması ve başaramaması. Ve Ehl-i Rey’in bu görevi üstlenmesi hakkında da bilgiler verdi.

Erdemci kelama ve mutezileye karşı yürütülen mihne hadisesinin Hadis ilmine etkisi konusunda ise en önemli olaylarından biri Buhari, Ebu Hanife gibi alimler cerh edilmiştir. Hadis aktarımındaki siyasi olayların etkisinin gözden kaçmaması gerektiği bir grup kendi düşüncesinde ise o kişi güvenilir, kendi düşüncesinden değilse o kişi cerh edilmiştir bu düşünce bugünde hala bizim din algımız üzerinde çok etkin bir biçimde devam etmektedir diyerek Kutüb-i Sitte’de bile bu olaylardan bağımsız değildir.

Son olarak Erdemci Hz. Peygamber’den gelen hadisleri bilmek Kur’an-ı anlamak açısından ibadetlerin manasına vakıf olmak açısından çok değerlidir çok önemlidir fakat bir dönem bunun ideolojik bir istismara konu olduğunu da bilmemiz gerekiyor diyerek sunumunu tamamladı.

Program soru-cevap bölümünün ardından sonra erdi.

cemaleddin_erdemci-20130210-02.jpg

cemaleddin_erdemci-20130210-03.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim