1. HABERLER

  2. HABER

  3. GÜNDEM

  4. Mevlüt Uysal: O Gün Sivas’ta Olmayan Bile İdam Cezası Aldı!
Mevlüt Uysal: O Gün Sivas’ta Olmayan Bile İdam Cezası Aldı!

Mevlüt Uysal: O Gün Sivas’ta Olmayan Bile İdam Cezası Aldı!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yeni seçilen Mevlüt Uysal, ziyaret için gittiği CHP Meclis Grubu’nda Sivas davasında yargılanan sanıkların avukatlığını yapmaktan ötürü edepsizce sorgulandı!

A+A-

Haksöz Haber

Dindar-muhafazakar camiada ideolojik savrulma emareleri fazlalaşırken, laik-Kemalist ve sol çevrelerin Müslümanlara yönelik düşmanlıkları hiç dinmiyor. Kindarlıkta sınır tanımayan bu çevreler her fırsatta öfkelerini kusuyorlar.

Sivas davası bu halin en fazla yansıdığı zeminlerden birini teşkil etmekte. Tam 24 yıldır bu davada büyük bir zulüm işlendiğine, açık haksızlıklar yapıldığına dair itirazlara, yakınmalara kulaklarını kapatan fanatik çevreler dinmeyen kinlerini sergilemek için adeta fırsat kolluyorlar.

Bu durumun taze bir örneği bugün İstanbul Büyükşehir Meclisi’nde yaşandı. CHP’li bir üye Kadir Topbaş’ın istifası sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na seçilen Mevlut Uysal’a geçmişte Sivas davasında yargılanan sanıkların avukatlığını yapmış olmaktan ötürü pişmanlık duyup duymadığını sordu.

CHP’li üyenin tavrı hukuktan, savunma hakkından, hukuk devletinden bahseden, her fırsatta adalet diye haykıran bu çevrelerin ne kadar hukuk dışı bir anlayışa ve tahammülsüz bir ruh haline sahip olduğunu ortaya koyan bir örnek oldu. Sivas davasında yargılanmış olmayı baştan mahkum edilmesi gereken bir suç olarak algılayan ve tanımlayan kafa yapısı Sivas yargılamalarında yaşanan ihlalleri, hukuksuzlukları, çarpıklıkları görmemek için direndi, direniyor.

Mevlüt Uysal, CHP’li üye Hasan Tapan’ın sorusunu şöyle cevaplamış:

“…Sivas olayları halkın birbirine yaptığı bir şey değil. Orada can verenler de, orada hapis yatıp bedel ödeyenler de mağdur diye bakıyorum. Nasıl ki, oradaki vatandaş bire bir oraya yakma niyetiyle gitmediyse. Bedel ödeyenler de böyle bir niyetle oraya gitmedi. Maalesef, bizzat avukatlığını yaptığım vatandaş, hiç orada bulunmamasına rağmen idam cezasına çarptırıldı. Ayakkabıcılık yapıp, İstanbul’a ayakkabı almaya gelen bir vatandaş idam cezasına çarptırıldı. Bakışım o. Türkiye bu olayları çok yaşadı. İnşallah, şimdiden sonra bu tür olayları yaşamayız. O süreçte biz bir şekilde şuna inanıyorduk: Hiç kusuru olmayan, masum olan, orada muhafazakar olan kesimin üzerine bir şey yıkılmaya çalışılıyor.”

HABERE YORUM KAT

1 Yorum