1. HABERLER

  2. HABER

  3. Mesut Tek: AK Parti Düşmanlığı Kürtlere Bir Şey Kazandırmaz
Mesut Tek: AK Parti Düşmanlığı Kürtlere Bir Şey Kazandırmaz

Mesut Tek: AK Parti Düşmanlığı Kürtlere Bir Şey Kazandırmaz

Mesut Tek Türkiye'ye dönme kararı almasının nedenini "legal siyaset yapmak" olarak açıkladı.

A+A-

Türkiye'de 1974 yılında yasa dışı olarak kurulan Kürdistan Sosyalist Partisi'nin liderliğini Kemal Burkay'ın bırakmasının ardından Genel Sekreter olan Mesut Tek Türkiye'ye dönme kararı almasının nedenini "legal siyaset yapmak" olarak açıkladı.

Mesut Tek Almanya'nın Wuppertal kentinde yaşadığı evinde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

12 Eylül 1980'den 6 ay önce siyasal faaliyetlerinden ötürü Türkiye'den çıkmak zorunda kaldığını vurgulayan Tek, "Parti olarak illegal yapımızı sonlandırıp legal ve demokratik alanda siyaset yapma kararı aldık. Dönüşümün asıl nedeni bu" dedi.

Yaklaşık 36 yıldır Türkiye dışında yaşayan Tek, Türkiye'de Kürt sorununun tüm boyutlarıyla tartışıldığına dikkati çekerek, "Kuşkusuz çok önceleri dönmek isterdim o dönemki maalesef Türkiye'deki siyasi şartlar kanunlar Kürt partilerinin serbestçe faaliyet yürütmelerine engeldi. Bırakın Kürt partilerini Kürt terimini kullanmak Kürt ismini anmak bile bile baskı görme tutuklanma gerekçesi olarak görülüyordu, gözaltına alınma gerekçesi gösteriliyordu. Daha sonra AB süreci AK Parti'nin AB'ye verdiği önem ve bu çerçevede yapılan kanun değişiklikleri Türkiye'de Kürt sorununun tüm boyutlarıyla tartışıldığı bir dönem. Kürtler artık taleplerini dile getirmeye başladılar. Şiddete başvurmadığı sürece politika yapma olanağı belirlenince illegal yapımızı sonlandırıp legal ve demokratik alanda yapma kararı aldık. 10. Genel Kongremizde alınan kararları faaliyete geçiriyoruz. Faaliyetlerimize kaldığımız yerden devam etmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu.

Türkiye'ye döndüğünde partisinin isminin ne olacağı konusunu arkadaşlarıyla tartıştıklarını anlatan Tek, "Aynı isimle mi daha toparlayıcı geniş albenisi olan isimle mi devam edelim bunu tartışıyoruz. Aynı isimle de olabilir farklı biri isimle de mücadele edebiliriz bizim için önemli olan isim ne olursa olsun başında Kürdistan kelimesi olmasıdır bu olmalıdır. Şu anda Türkiye'de resmi izin alan 3 tane kurulu parti var bunlar Kürdistan Özgürlük Partisi, Kürdistan Demokrat Partisi, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi'dir" dedi.

Mesut Tek Türkiye'de Kürt sorunu ya da kelimesinin tabu olmaktan çıkmasının ardından bu konuda insanların daha rahat konuştuğunu ve görüşlerini dile getirdiklerini ifade etti.

Kürdistan kelimesini kullanılmasından korkmamak gerektiğini savunan Tek, "Kürdistan kelimesini biz ilk defa kullanmıyoruz. Ayrıca bunu Osmanlıdan önce  ilk kullanan Anadolu Selçuklularıdır" ifadesini kullandı.

Türkiye'de geçmişte Kürtlere karşı inkar politikalarının yürütüldüğünü savunan Tek, artık bu inkar politikalarının terk edildiğini görmekten dolayı memnun olduğunu kaydetti.

Kürt sorununun çözümünde silahlı mücadeleyi reddeden Tek, partilerini kurarken hiç bir siyasi partiye alternatif olarak gitmediklerini buna AK Parti ve diğer partilerin de dahil olduğunu belirtti.

Kendi program ve projelerimiz var. Başta demokratikleşme olmak üzere Ortadoğu'ya yönelik projelerimiz var bunları hayata geçirmek için gidiyoruz.

Mesut Tek Türkiye'de herhangi bir partiye alternatif oluşum olmak istemediklerine işaret ederek, daha ziyade  Türkiye'de sisteme alternatif politikalar üretmek istediklerini dile getirdi.

"AK Parti iktidarı Türkiye için bir şans"

Mesut Tek Türkiye'de son dönemlerde atılan demokratik adımlar ve açılımlara da dikkati çekerek, "1902'den bu yana dünyadaki değişim süreci demokratik alandaki globalleşme ve Ortadoğu'daki süreçle birlikte AK Parti iktidarının Türkiye için bir şans olduğunu düşünüyorum. 

AK Parti dünyadaki ve bölgedeki değişiklikleri iyi okudu AB'ye iyi sarıldı. AB'nin bir parçası oldu. Bunun getirdiği demokratik değişimleri ve kanun değişikliklerini yaptı Türkiye'nin  tüm sorunlarını çözemese bile nefes borusunu biraz genişletti açtı" dedi.

Çözüm sürecinde PKK'nın silahları bırakmasının sürecin şartlarından bir tanesi olduğunu ve gerekli olduğunu kaydeden Tek, "Ancak sorunu getirir sadece PKK'nın silahsızlanmasına odaklarsanız bu sorun devam eder. PKK ise kendi KCK sitemini yerleştirmek için bir fırsat olarak gördü. Onun da çok samimi davrandığını düşünmüyorum. Dünyada yaşanan deneylerde gösteriyor görüşen tarafların samimi olması gerekmiyor. Taraflar olayı sürüncemede bıraktılar. Bu sorunun bir an da çözüleceğini beklemek hayal olur. Sorunun uzaması da sürece soruna diğer aktörlerin el atmasına neden olur bu süreci çok uzatmamak gerekir" ifadelerini kullandı.

Umarım PKK şiddetten vazgeçer

Türkiye'nin Kuzey Irak politikasını Erdoğan iktidarı öncesi ve sonrası olarak iki aşamada görülmesi gerektiğini anlatan Tek, bölgenin önceleri Türkiye tarafından tehdit olarak görülürken daha sonra ise bu tehdit algısının değiştiğini kaydetti.

Siyasi mücadelelerinde kesinlikle şiddete başvurmayacaklarının altını çizen Tek, şunları kaydetti: "Artık Türkiye'de Kürdistan bölgesinde şiddetin bir hak arama aracı mücadelesi olmaktan çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Silahlı mücadele şiddete başvurmak ya da benzeri söylemler bunlar hak arama aracı olmaktan çıkartmak lazım. Artık her şeyi tartışabiliyor özgürce konuşabiliyorsunuz her şeyi söyleyebiliyorsunuz özgürce söyleme olanağınız var. Sivil toplum bu anlamda basını kullanabiliyorsunuz internet istediğiniz şeyleri yazabiliyorsunuz. Güçlü bir siyasi sivil organizasyonlar oluşturma imkanınız var. Bunları yapma olanakları varken niye silaha başvurulsun" dedi.

Şiddete karşı olmaları nedeniyle kuşkusuz bu anlamda PKK ile sorunlar olabileceğine işaret eden Tek, "Bizden bir şey gelmez. Umarım ki PKK da bir an önce şiddeti hak arama mücadelesinde bir araç olarak kullanma fikrinden vazgeçer. Abdullah Öcalan'ın bahsettiği 'silahsızlanma konferansı düzenleyin', 'silahları bir bütün olarak devreden çıkarın' inşallah o noktaya gider" diye konuştu.

Şiddete başvurmak isteyenlerin her zaman olabileceğini vurgulayan Tek, bu tür kişilerin veya grupların marjinal grup olarak kalacağını ve bir müddet sonra bunların yok olacağı kanısında olduğunu kaydetti.

AK Parti düşmanlığı Kürtlere bir şey kazandırmaz

AK Parti düşmanlığının Kürtlere hiç bir şey kazandırmadığı inancında olduğunu kaydeden Mesut Tek, ''Ben AK Partili değilim. Programı beni ifade etmiyor. Eğer Kürt karşıtı bir liste yapmak gerekecekse AK Parti bu listenin en sonunda olmalıdır. AK Parti düşmanlığı Kürtlere bir şey kazandırmayacağı gibi kaybettireceğini düşünüyorum'' dedi.

"Çözüm sürecini başlatan bir partiyi nasıl düşman olarak görürsünüz" diyen Tek, iktidarın Kürt sorunun tartışılmasının önünü açan, Oslo'da masaya oturan, İmralıyla görüşen, bir dönem Kobani'den gelenlere kapılarını açan, 24 saat yayın yapan TRT Şeş kanalını kuran bir parti olduğunu belirterek, "Kürtlerin bu dönemde AK Parti düşmanlığı yapmamaları gerektiğini düşünüyorum" ifadesini kullandı.

Türk vatandaşlığı dondurulmuş olan Mesut Tek vatandaşlığını almak amacıyla Düsseldorf Başkonsolosluğu'na giderek gerekli işlemleri başlattığını vatandaşlığını almasının ardından siyasi faaliyetlerine resmi olarak başlayabileceğini belirtti.

2003 yılındaki  kongrede o dönemki Genel Sekreter Kemal Burkay'ın kendi isteğiyle görevinden ayrılmasından sonra yerine Mesut Tek getirilmişti.

AA

HABERE YORUM KAT