1. YAZARLAR

  2. İhsan Dağı

  3. Meşru devlet mi, vahşi devlet mi?
İhsan Dağı

İhsan Dağı

Yazarın Tüm Yazıları >

Meşru devlet mi, vahşi devlet mi?

A+A-

Devletin doğasında şiddet vardır. Hatta devlet, 'şiddet kullanma tekeli'ne sahip olmakla da tanımlanır. Ama modern zamanların meşru devletleri, hukuk, demokrasi ve insan hakları ile bu 'güç tekeli'nin sınırlandırıldığı devletlerdir...

İsrail, vahşi bir devlet gibi davranıyor. Ne hukuk tanıyor, ne sınır. Böyle bir devletin üzerinde oturduğu bölgede 'meşru' bir devlet olarak algılanması hiç kolay değil. Uluslararası meşruiyet iddiasında olan bir devlet böyle davranmaz. Belirli bir coğrafya ve toplum üzerinde 'egemen' bir otorite konumunda olmak 'meşruiyet'in yeterli şartı değildir. Tanınma da gerekir; sadece hükümetlerarası bir tanınma değil sözünü ettiğim, hükümetleri aşan bir uluslararası toplumsallık tarafından tanınma... İsrail, giderek bunu kaybediyor. Hem de paradoksal olarak El-Fetih dahil olmak üzere bölgede İsrail'in varlığını tanımayan kamusal otorite kalmamışken. Devlet dışı aktörlerin giderek daha görünür olduğu yeni küresel alanda 'toplumsal' meşruiyet önemlidir.

'Dış'a yönelik saldırgan davranışlar devletin uluslararası toplumsal meşruiyetini zedeler. Hukuku, uluslararası sözleşmeleri ve hatta en basit insanî duyarlığı yadsıyan devletlerin meşruiyetleri de sorgulanır hale gelir. Gazze Şeridi'ne hava ve kara birlikleriyle saldırıda bulunan İsrail, 100'ün üzerinde Filistinliyi katletti. Yüzlerce Filistinli de yaralı... İsrail, 1949 tarihli 4. Cenevre Sözleşmesi'ne taraf. Çatışmalarda sivillerin yaşam hakkını gözetmek zorunda. Ama sistematik bir şekilde bunu hiçe sayıyor. İsrail askerleri 'savaş suçu' işliyor. Umulur ki bununla yetinirler; savunma bakan yardımcılarının gerekirse tereddüt etmeyeceklerini söyledikleri 'soykırım'a kalkışmazlar.

ABD yetkilileri hâlâ İsrail saldırılarını 'meşru savunma' olarak niteliyorlar. Saldırılar ne 'meşru' ne de 'savunma'; bir gücün muhatabını hukuksuzca yok etmeye çalışması. Hamas yönetimindeki Gazze'de yapılanlar barışa vurulan bir darbe. Açıkça Hamas'ı savaşa kışkırtan bir saldırı. Hani 2008 sonu itibarıyla, yani ABD Başkanı Bush'un görev süresi dolmadan İsrail'le Filistin arasında bir barış anlaşması mümkündü? Kasım ayında yapılan Annapolis zirvesi, anlaşılan, Filistin'i bölmek dışında bir işe yaramayacak. Bu koşullarda bile Abbas ve Olmert arasında 'barış' görüşmelerinin sürdürülmesini bekliyor ABD yönetimi.

Kasım 2007'de Annapolis zirvesinde Hamas'ın dışlandığı ve Filistin'in fiilen ikiye bölündüğü bir model üzerinde Filistin adına El-Fetih'in İsrail'in barış yapabileceği varsayılmıştı. Aslında Annapolis, Filistin'i El-Fetih ve Hamas arasında bölme operasyonuydu. Bu fiilen gerçekleşti. Artık barışa da gerek görmeyebilir İsrail. Belki de Gazze saldırısı tam da bu anlama geliyordur. Şimdi Abbas, barış görüşmelerini askıya aldığını açıklamış. Bölünmüş bir Filistin'de ABD ve İsrail tarafından korunan El-Fetih'in toplumsal ve siyasal meşruiyetini sürdürebilmesi imkansız.

Kimse durdurmak istemeyebilir İsrail'i. Olağanüstü toplantıya çağrılan BM Güvenlik Konsey'i gibi... Herkes biliyor ki İsrail'i neredeyse her koşulda destekleyen ABD, Güvenlik Konseyi'nin çalışmasını da engelliyor. Geriye kalan, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un İsrail'i 'aşırı ve orantısız güç kullanmak'la suçladığı açıklaması. Sonuçta İsrail, bu tür saldırılarına fütursuzca devam edebilir, ediyor da. Ama ne pahasına? Bölgede asla 'meşru' bir devlet olamayarak, her daim meşruiyeti sorgulanan bir devlet olarak... İlelebet eli tetikte yaşayan kanun kaçaklarının huzursuzluğunda bir toplum... Böyle bir toplumda demokrasi değil, ancak bir 'güvenlik devleti' kurulabilir. Karşımızda duran da militer bir güvenlik devleti...

Şiddet üzerine kurulan bir devlete kimse demokrasi demesin... Ve sakın kimse Türkiye ile bu 'devlet'i karşılaştırmaya kalkışmasın, bölgedeki yegane iki demokrasi diyerek. Demokrasiler cinayet işlemez, demokrasilerde devletin kurumları teröristler gibi davranmaz, sivil halkın üzerine savaş uçağıyla, roketiyle gitmez...

Zaman

YAZIYA YORUM KAT