1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. "Mescid-i Aksa'ya Gitmek Haram mı?" Tartışması
"Mescid-i Aksa'ya Gitmek Haram mı?" Tartışması

"Mescid-i Aksa'ya Gitmek Haram mı?" Tartışması

Gerçek Hayat Dergisi’nin Yayın Koordinatörü Emeti Saruhan’ın kaleme aldığı yazıyla “Aksa’ya gitmek haram mı” sorusuna cevap aranıyor.

A+A-

Emeti Saruhan / Gerçek Hayat

Geçtiğimiz yıllarda Diyanet İşleri Başkanı'nın Kudüs bağlantılı umre turları başlamış, hatta Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Mescid-i Aksa'da Cuma namazı kıldırmış ve hutbe okumuştu. Filistinli Müslümanları sevindiren bu gelişmeler aslında Aksa tarihi açısından önemli faaliyetlerdendi.

Tüm bu gelişmelere rağmen Mescid-i Aksa'nın ziyareti ile ilgili haramlık ve helallik tartışmaları kısa zamanda gündemi meşgul etmeye yetti. Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf El-Karadavi'nin Müslümanların Kudüs'ü ziyaret etmelerinin haram olduğu fetvası bu tartışmanın başlangıç noktası olduğu dile getiren Gerçek Hayat Dergisi Yayın Koordinatörü Emeti Saruhan, yazısında diğer âlimlerin de görüşlerine yer veriyor.

Kimi haram diyor kimi gereklilik

El-Karadavi'nin açıklamalarından sonra bir diğer görüş ise Ürdün'deki İslami Eylem Cephesi Merkezi Âlimler Komisyonu'ndan geldi. Komisyon'a göre Aksa ziyareti büyük günahlara yaklaşan günahlardan bir tanesi. Filistin Âlimler Birliği de aynı görüşte olduklarını paylaşmışlardı. Diğer yandan Batı Şeria'daki Filistin Hükümeti'nin Vakıflar Bakanı Mahmud El-Habbaş bu görüşler için; “ Fetvalar Kudüs'ü Müslümanlardan ve İslam dünyasından izole etmeye çalışan İsrail'e yarıyor" diyerek ziyaretin şeri olarak farz siyasi olarak gereklilik olduğunu vurguladı. İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri İyad Medeni ve Filistin Fetva Dairesi de Kudüs'e ziyaret çağrısında bulunarak buradaki Müslümanlar için destek istedi.

Aksa ziyareti caiz

Mescid-i Aksa'nın vaizi Raid Fethi, Karadavi'nin fetvasının neticesine bakılması gerektiğini söylerken, ziyaretin caiz olduğunu ancak işgalci İsrail'in bir günde binlerce Müslüman'ın Mescid-i Aksa'ya girmesine izin vermeyeceğini de ekliyor.

Çağrımız Türklere

Avrupa ve ABD'de yaşayan Müslümanlara ve Türklere, Mescid-i Aksa'ya gelmeleri konusunda çağrıda bulunduğunu ancak Arapları bunun dışında tuttuğunu anlatan Fethi, sebep olarak, İsrail'in Araplara uyguladığı politikayı gösteriyor. İsrail'in Mescid-i Aksa için çok az kişiye izin verdiğini söyleyen Fethi, Türkiye'ye şu sözlerle teşekkür ediyor: “Biz burada kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Buradan sizin aracılığınızla Türk hükümetine ve halkına teşekkür ediyorum. Bize destek oluyorsunuz. İşgalci İsrail güçlerinin karşısında olduğunuz için Kudüs'ün yanında olduğunuz için. Bu arada Türk kardeşlerim yaşananları görüntüler ve fotoğraflar aracılığıyla tüm dünyaya duyurdu. Bu bizim için çok önemli."

Görmez gitmek istediği halde 3 yıl erteledi

Tartışmalar devam ederken Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez bile El-Karadavi'nin fetvası sonrası Mescid-i Aksa'ya gitmek istedi halde 3 yıl ertelediğini söyledi. Bu tartışmanın ciddi bir tartışma olduğunu dile getiren Görmez, özellikle Enver Sedat'ın ziyaretiyle bu durumun gündeme geldiğini söylüyor.

Siyasi Bir fetva

Prof. Mehmet Görmez, fetvaların dini sebeplerini ve kaynaklarını incelediklerini anlatırken, sonuç olarak bunların siyasi bir fetva olduğu kanaatine vardıklarına dikkat çekti. Ziyaret yapılmamasının Kudüs'ü işgalcilere terk etmek olduğunu belirten Görmez, Kudüs'ün murabıtlarını ve murabıtalarının, Filistinlilerin cezalandırılması olduğuna da vurgu yapıyor.

İsrail'i destekleyene boykot yok

Boykot edilmesi gereken bir sürü şey varken, Kutsi Şerif'i ziyaretin neden boykot edildiğini soran Görmez, “Çocuklarınızı İsrail'e destek veren ülkelerde okutuyorsunuz, orada malikaneler ediniyorsunuz ekonomik güçlerinizle onlara destek veriyorsunuz. Ama sadece Kutsi Şerif'i ziyaret etmemenizi dini bir temele dayandırırsanız bunun doğru olmadığını açıkça söylüyorum" diyerek tepkisini dile getiriyor.

İşgal altında da gidilir

20 yıldır Kudüs turlarında görev alan ve bu davaya kendini adayan Musa Biçkioğlu'nun da görüşlerine de yer verilen yazıda şu ifadeler yer alıyor;

“Peygamber Efendimiz Hudeybiye barışını yaptığı umre seferine çıktığında Mekke fethedilmemişti. Hudeybiye'den bir yıl sonra tekrar gidip kaza umresini icra ettiğinde yine Mekke fethedilmemişti. Miraç gecesi Peygamber Efendimiz Kudüs'e götürüldü ve Kudüs fethedilmemişti. Bu örnekler bize Kudüs işgal altında olsa bile gidilebileceğini gösteriyor."

Acil harekete geçilmeli

Bugün binlerce Müslümanın Mescid-i Aksa'ya giremediğini ve bu nedenle Mescid-i Aksa'nın cemaatsizliği problemi olduğunun altını çizen Biçkioğlu cümlelerine şu sözlerle devam ediyor;

“Cemaati olmayan bir binanın, bize ait olması sorgulanıyor. İsrail bizim nüfusumuz Müslümanların iki katı ama bize düşen mabedin büyüklüğüne bakın diyor. Bu açıdan Mescid-i Aksa'nın doldurulması çok önemli. Müslümanların çok acil harekete geçmesi lazım."

Sisi varken siyasi fetva olmaz

Karadavi'nin fetvasının siyasi bir fetva olduğunu söyleyen Biçkioğlu, “Beşar Esed ve Sisi'nin olduğu bir altyapımız varken nasıl siyasi fetva verebiliriz" diye soruyor. Filistin halkının ziyaretçilere ihtiyacı olduğunun Karadavi'ye söylendiğini, Arap olmayan Müslümanların gelişinin teşvik edilmesine dair söylemlerin ortaya çıktığını fakat bunun yeterli olmadığını söyleyen Biçkioğlu, “Araplar için de turizm değil inanç bazlı organizasyonlar yapılabilir. Kuveyt Bahreyn, Katar gibi ülkelerden Müslümanların gelmesi hayırlı işlere kapı açacaktır" diyor.

Harem-i Şerif'in statüsü değiştirilmeye çalışılıyor

Kudüs Büyükelçimiz Mustafa Sarnıç, Kudüs'ün Türkler için vazgeçilmez olduğunu belirterek Osmanlı döneminde hassasiyetle korunmuş bu tarihi statükonun muhafazasının Türkiye için çok büyük önem arz ettiğini söylüyor.

İsrail'in 1967 yılında 6 gün savaşı sonucunda Kudüs'ün çok kültürlü kimliği ve şehirdeki İslam varlığının tehdit altına girdiğini anlatan Mustafa Sarnıç, “Özellikle Harem-i Şerif'in statüsünü değiştirme yönünde yapılan girişimler ve Müslümanların ibadet özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar sadece Filistinliler nezdinde değil, tüm İslam dünyasında ciddi rahatsızlığa yol açıyor" diyerek Aksa'nın sahip çıkılmasına dair herkese önemli sorumluluklar düştüğünü dile getiriyor.

Hem maddi hem manevi katkı

Büyükelçi, Kudüs'e gelerek Mescid-i Aksa'nın ziyaret edilmesinin, burada yaşayan ve Mescid-i Aksa'nın hamisi konumunda bulunan Filistinli kardeşlerimiz için manevi bir destek olmasının yanı sıra, onlara sosyal, ticari ve ekonomik açıdan da bir katı olduğunu belirtiyor. Sarnıç Kudüs gibi insanlık tarihiyle özdeş, böylesine yüksek kutsiyete sahip bir merkezde görev yapmanın büyük bir onur olduğunu da ekliyor.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT