1. YAZARLAR

  2. Sibel Eraslan

  3. Merve Kavakçı açılımın neresinde?
Sibel Eraslan

Sibel Eraslan

Yazarın Tüm Yazıları >

Merve Kavakçı açılımın neresinde?

A+A-

Demokrasi Açılımı ile ilgili ön görüşmeler 10 Kasım günü başladı.

İçerikse, İçişleri Bakanımız Beşir Atalay tarafından bugün görüşmeye açılacak. Konunun, “genel görüşme” olarak tartışılması önemli. Çünkü Anayasaya göre “genel görüşme”, aslında hükümetlerin denetlenmesi anlamını taşıyor. Yani konunun hassasiyeti gereği, denetim yolu üzerinden müzakere edilecek açılım...

Atalay; “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” diyor tüm sürecin adına... İktidarıyla muhalefetiyle sivil ve resmi, illegal olmayan tüm gruplarla görüşmelere ve müzakerelere dayalı bir çalışma atölyesi gibi sunduğu demokratik açılımın aslen, AK Parti Hükümetiyle başlamadığını, daha evvelki hükümetler döneminde de zaten demokratikleşme sürecinin başlamış olduğuna değiniyor. Mesela, idam cezasının kaldırılması ve devlet güvenlik mahkemelerinin olağanüstü hallerinin kısmen normal şartlardaki muhakeme usulüne çekilmesi gibi süreçleri de hatırlatarak... Muhalefeti de sorumluluğu paylaşmaya davet ediyor. Kamuoyunun müreffeh ve insan onuruna dayalı bir yaşama standardını istediğini işaret ediyor...

Atalay, her ne kadar geniş bir demokratikleşme hedefi çizse de yapılan konuşmaların, medyanın ve özellikle muhalefetin konuşmalarında, temel dinamiğin, terörle mücadele ekseninde ilerlediğini görüyoruz. Terör, bu milletin son 25 yıldır akan gözyaşı, berhava olan umudu ve gencecik insanların solan hayatı demek çünkü...

Bununla birlikte “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”, sadece “Terörle Mücadele Projesi” değildir. Terörle ve terörü hazırlayan etmenlerle elbette mücadele edilecektir. Ama madem ki projenin ismi; “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”dir... Öyleyse hepimizin kardeş olduğumuza cidden ve samimiyetle inanmak isteriz...

Özelde Merve Kavakçı’yı, genel olarak 1968’den bu yana eğitimleri ve çalışma hakları ellerinden gaspedilmiş başörtülü kadınları, Terörle Mücadeleymiş gibi sunulan bir proje bağlamında karşılaştırmalı örnekler olarak dile getirmekten özenle kaçındım...

Ama madem İçişleri Bakanımız, bu çok önemli projeye; “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” adını veriyor... Milletin ve kardeşlerin arasında yer alan üstelik millete ve kardeşlerine asla silah çekmemiş bu kadınların, yani bizlerin durumu ne olacak? Bilmek, anlamak ve katılmak isteriz...

O TBMM ki, yasal ve legal yollarla demokratik seçimleri kazanarak, Milleti temsil etme göreviyle Meclis’e gelmiş bir vekilini, “DIŞARI DIŞARI” sözleriyle kürsüye çıkarmamıştır. Önce Meclis’ten sonra vatandaşlıktan çıkartılan Milletvekili Merve Kavakçı’dan bahsediyorum.

MERVE KAVAKÇI, “MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK PROJESİ”NİN NERESİNDEDİR?

Bir temel hakkın, temel insan hürriyetinin gasp edilmesi ve yok edilmesi, hakları gaspedilenler dağa çıktığı zaman mı önem kazanacaktır?

Sözgelimi sadece Kürt olduğu için ya da Alevi olduğu için veya Ermeni olduğu için Meclis’ten atılmış olsaydı Merve Kavakçı... Ne derdiniz? Ne yapardınız?

Bu açık haksızlık ve tüm çevrelerin (içinde muhafazakarlar çoğunluktadır) suskunluğu doğrusunu isterseniz yürek parçalayıcıdır. Kuzguni bir sessizlik. Sıra Merve Kavakçı’ya veya onun gibi başörtülü kadın ve kızlara gelince... Kuzguni bir sessizlik...

Merve Kavakçı’ya itibarı iade edilmelidir.

“Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”, yaşama, düşünme, eğitim ve çalışma hakları gaspedilen binlerce başörtülü kadını kapsamadığı sürece, eksik kalacaktır...

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT