1. HABERLER

  2. HABER

  3. Mehmet Görmez'den Müftü'ye Tepki!
Mehmet Görmezden Müftüye Tepki!

Mehmet Görmez'den Müftü'ye Tepki!

Prof. Dr. Mehmet Görmez, Samsun Müftüsü Öztürk’ün çocuklara verilen bazı isimlere ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.

A+A-

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Müftünün açıklamalarını “kastını aşan ciddi bir yanlış anlama“ olarak değerlendirdi. Görmez, “Tamamen kastını aşan bir yorum olduğunu tahmin ediyorum. Bundan dolayı hiç bir kardeşimizin incinmesini istemeyiz. Bu ifadeler tamamen kastını aşan yanlış ve zorlama bir yorumdan kaynaklanıyor“ dedi.

Almanya’nın Köln kentinde bulunan DİTİB merkezini ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Samsun Müftüsü Doç. Dr. Hayrettin Öztürk’ün açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:

Kastını aşan ciddi bir yanlış anlama ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Şahsen müftümüzün basına yansıdığı şekliyle bunları ifade etmiş olmasına ihtimal vermiyorum. Çünkü bunlar topluma ve tarihe mal olmuş çok önemli isimler… Her birinin arkasında çok büyük tarihi değerler mevcuttur. Bunları kadim sözcüklerin satır aralarından çıkan manalarla değerlendirmek tamamen kastını aşan bir yorumdur. Bundan dolayı hiç bir kardeşimizin incinmesini istemeyiz. Tamamen kastını aşan yanlış ve zorlama bir yorumdan kaynaklanıyor.

İsmin Arapça’daki diğer adı alemdir. Alem aynı zamanda arkasında önemli erdemleri, faziletleri, sembolleri, simgeleri bulunduran kelime ve kavramlardır. Toplum, hem Türkiye’de hem de dünyanın muhtelif yerlerinde bu isimleri verirken hiç bir zaman kadim sözcüklerde yüzlerce manası olan herhangi bir kelimeyi dikkate alarak o isimleri vermezler. Bunu düşünmek, bu şekilde eleştirmek dahi abesle iştigaldir.

Samsun Müftüsü ne demişti?

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in sert tepki gösterdiği Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, ''Aileler çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir. Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı demektir'' demişti.

Pek çok ailenin Kur'an-ı Kerim'de geçen isimleri çocuklarına vermek istediklerini söyleyen Öztürk, Kur'an'da geçen her kelimenin ise isim olarak konulamayacağını hatırlatmış ve günümüzde yaygın olan ve Kur'an'da geçtiği için konulan çok sayıda ismin anlamının yanlış olarak bilindiğini, gerçek anlamlarının ise isim olarak verilemeyeceğinin altını çizmiş, çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isteyen aileleri seçici davranmaları konusunda uyarmıştı.

Hayrettin Öztürk, şunları söylemişti: ''Aileler çocuklarına Kuran'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran'da geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kur'an-ı Kerim'de geçen her kelime 'Bu Kuran'da geçiyor isim olur' mantığıyla çocuklara verilmemelidir. Kur'an'da geçen kelimelerin anlamı iyi bilinmelidir. Kezban ismi Kur'an'da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmak zorunda kalırsınız. Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın', Bekir, 'deve yavrusu' demektir. Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır. Bu husus karıştırılmamalıdır. Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir. Hüreyre, 'kedicik' demektir. Kayra eski Türk mitolojisinde 'tanrı' demektir, Allah'tan başka ilah mı olur? Çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır. Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir. Erçin 'ücret' anlamına gelir. Bir insanın ücreti olamaz.''

Hayrettin Öztürk dinen mekruh isimleri de şöyle anlatmıştı: ''Resul, Nebi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimleri konulmamalı, hoş değil. Samet ismi, hiç kimseye muhtaç olmayan demektir. Bu sadece Allah'a mahsus bir durumdur, isim olarak kullanılamaz. Gülsüm gariban, zavallı kimsesiz anlamındadır. Julide Farsça'da dağınık, perişan demektir. Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir. Bade ismi içki demektir. Hannas ismi şeytanın ismi. Alara, Rosa, İleyda bunlar İslam isimleri değil gayrimüslim isimleridir ve çocuklara konulmamalıdır. Anlamı kötü olan, anlamsız şeyler de çocuklara isim olarak konulmamalıdır.''

Yrd. Doç. Dr. Öztürk, ''İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın'' derken Barış, Mert, Özgür, Sevgi gibi isimlerin kullanılabileceğini, aynı şekilde Kerim, Macit, Zeynep, Hasan, Abdullah, Kevser, Abdurrahman gibi isimlerin çocuklara verilmesinde bir sakınca olmadığını aktarmıştı. Öztürk, isimlerde Allah'a kulluğun ifade edilmesi gerektiğini vurgulamış, İslam büyüklerinden hatıra kalan isimlerin kullanılabileceğini, halk arasında yaygın olan Fatma, Ayşe, Ahmet, Mehmet, Muhammed, Mustafa, Zeynep gibi isimlerin de benimsendiğini söylemişti.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum