1. YAZARLAR

  2. HAMZA TÜRKMEN

  3. Mehmet Bostancı’ın Avrupa Müslümanlarına Bıraktığı Miras
HAMZA TÜRKMEN

HAMZA TÜRKMEN

Yazarın Tüm Yazıları >

Mehmet Bostancı’ın Avrupa Müslümanlarına Bıraktığı Miras

A+A-

Almanya’dan Mehmet Bostancı kardeşimizin “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” hitabıyla başlayan vefat haberini aldık. 7 şubat 2015 tahinde ve saat 14.00 sularında.

Mehmet Bostancı ile kitap fuarı için 1991’de gittiğim Federal Almanya’nın Köln şehrinde tanışmıştım. İş ve aş için Almanya’ya giden ve Dusseldorf Belediyesi bahçe işlerinde çalışan ilkokul mezunu bir Anadolu gurbetçisiydi. Ama Avrupa kültürü içinde yabancılaşmamak için fıtri ve geleneksel İslam algısı içinde İslam’dan yana olan çabalara tutunma gayreti içinde olmuştu.

Mehmet Bostancı, Milli Görüş ve Cemaleddin Kaplan çevrelerinde tanış olan; ama Türkiye’deki tevhidi uyanış süreci ile irtibatlı olmaya çalışan arkadaşlarla birlikte Dusseldorf’ta “Dar’ul Erkam” adında bir mescit ve kitabevi oluşturmuşlardı. Bu mekânda iç ilişkileri yanında, yeniden ümmeti diriltmek, tevhidi bilince ulaşmak ve İslami mücadeleyi üstlenmek gayretinde olup da yolu Almanya’ya düşen bütün Müslüman şahsiyetleri ağırlamak ve onlarla temel sorunlarını konuşmak cehdinde olanlardan birisi idi. Gurbet elde ağırladıkları misafirlerine en fazla evini açan, gücü yettiği kadar yardımda bulunmaya çalışan çok hasbi bir insandı. Dar’ul Erkam’daki bu tür sohbetlerin devamı çoğu kez onun evinde sürer ve çok muhlis bir hanım olan eşi Nimet Hanım da ikram işlemlerini bir ibadet ruhu ile yapardı.

Mehmet kardeş sınırlı gelirine rağmen ümmet dayanışması söz konusu olduğunda ümmet coğrafyasındaki yaralara ilaç olabilmek için, infak için sınırlarını zorlar ve gerek Dar’ul Erkam’da gerek Almanya’daki tevhidi bilinçlenme sürecinin taşıyıcısı olmaya çalışan diğer kuruluş ve çevrelerle birlikte yapılan etkinliklerde büyük bir özveri ile çalıştığına ilgili kardeşlerimizle hep birlikte tanıklık etmişizdir.

Bilinçlenmemize katkıda bulunan fikri ve usuli kitapları okuduğuna, yaptığımız sohbetlerde sorduğu sorular vesilesiyle hep şahit olmuşuzdur. Bonn henüz Almanya’nın başkentiyken Türkiye’deki 28 Şubat Darbesini ve İHO’nın kapatılışını Bonn’da protesto etmek için, daha sonra İRŞAD demeye başladığımız “Dar’ul Erkam”da yağlı boyalarla gece yarısına kadar çizip boyayarak hazırladığımız dövizler, pankartlar hala aklımda. Ve Müslümanlarla temas ve diyalog kurmak için birlikte gezdiğimiz şehirler…

Mehmet kardeşim amansız bir hastalığa düçar olmuştu. Bir ara Ankara’da ikamet etmişti ve zaman zaman görüşmüştük. İdraki hep canlıydı. Ümmeti nasıl dirilteceğimiz, bunun Kur’ani yolunun ne olduğu, Muhammedi Sünnet konusundaki hassasiyetleri, gücü yettiği oranda Ankara’daki Müslümanların ortak tanıklıklarına katılmaya çalışması…

Kendisiyle 2014 Haziran ayında tekrar mülaki olmuştuk. Ortak yönelim içinde olduğu yirmiden fazla arkadaşıyla ortak bütçe oluşturup Neuss’da bir yer almışlar ve 300 metrekarelik iki katlı bir kültür merkezi inşa etmişlerdi. İslami kitapların satışının yapıldığı bu merkezde haftalık olarak hem ergenlere hem çocuklara dönük haftalık Kur’an ve kültür dersleri yapılıyor, Cuma namazı kılınıyor ve genellikle cumartesi günleri de dışa dönük İslami etkinlikler yapılıyordu. İşte bahsettiği tarihte buluştuğum Mehmet Bostancı kardeşim Suriye Müslümanları için İRŞAD’ın bahçesinde düzenlenen büyük bir kermeste Hasan Korkmaz’la birlikte kitap satış reyonunu idare ediyordu. Hastaydı ama var olan gücüyle görev alıp Suriyeli kardeşleri için bir fayda üretmeye çalışıyordu.

Ocak ayı sonunda İbrahim Sarmış hocamla birlikte “Kur’an Hayat İlişkisi ve Sünnetullah” konulu bir müzakereli seminer için tekrar Almanya’ya gitmiştik. Ayrılacağımız son gün İbrahim ağabeyle birlikte İRŞAD’da arkadaşlarla Müslümanların Almanya’daki birikimi ve durum değerlendirmesi bağlamında mü’min ve mü’mine kardeşlerimizle birlikte verimli bir istişare toplantısı yapmıştık. Ama Mehmet Bostancı yoktu. Sorduğumda hastaneden yeni çıktığını ve evinde olduğunu söylediler.

Türkiye’ye döneceğimin son gecesi Fahrettin Sönmez ve eşi ile birlikte geç saatte de olsa Mehmet kardeşin evini ziyaret ettik. Burnunda cihaza bağlı bir hortumla nefes alıyordu ve bizi büyük bir çoşku ile ayakta karşıladı. Hastanede yattığı sürede ziyaret ettiği hastalara tebliğ için Kur’an taramalarından hazırlanmış hayatın yaratılışı ve anlamı, insanın ihtiyaçları, ölüm gerçeği, Kur’an’ın hayata dair söyledikleriyle ilgili ve diğer önemli konularda hazırlanmış tebliğ içerikli ve okunması kolay küçük küçük risalelere ne kadar ihtiyaç duyduğunu anlattı.

Fahrettin kardeşle bu ihtiyacı karşılamak için çaba sarf edeceğimizi belirttik ve bu ihtiyacı gündemimize soktuğu için de kendisine takdirlerimizi sunduk, dua ettik. O meşakkatli halinde bile elindeki son fideyi toprağa dikmek için çabalayan bir azimle bize ümmet coğrafyasındaki son gelişmelerin nasıl bir seyir izlediğini ve neler yapılması gerektiğini sormuştu. Nimet hanımefendi her zamanki mutmain ve Rabbine teslim olmuş bir halet-i ruhiye içinde sorularımızı cevaplandırdı. Karşılıklı helalleşerek ve dualarla ayrıştık.

Ve bugün (7 Şubat) kardeşimizin vefat haberi Selçuk kardeşimizden geldi. Şu anda arkadaşlarının onun için İRŞAD’ta toplantıya gittiklerini biliyorum. Ona Rabbimizin sonsuz şefaatini diliyor ve onun geleceğini rahmetiyle kuşatmasını niyaz ediyorum. Ailesine ve yakın arkadaşlarına bu örnek hizmet ve bilinç insanı için taziyetlerimi, taziyetlerimizi iletiyor; yerinin doldurulması gerektiği yönündeki yükümlülüğü paylaşmalarını diliyorum.

mehmet-bostanci---1.jpg

YAZIYA YORUM KAT

30 Yorum