Mehmet Âkif’in fetvası

17.08.2010 00:51

D. Mehmet Doğan

Mustafa Kemal’in cuma hutbesi... Anayasa değişikliği oylamasını seçimle karıştırmayı varlık sebebi hâline getiren CHP Genel Başkanı’nın ağızından çıkanı kulağı duymuyor! Dilinin ucuna ne gelirse, savurtturuyor. Muhteşem cehaleti de böylece ortalığa dökülüyor. Eskiler “Ya doğru söyle veya sus!” demişler. Kılıçdaroğlu’nun böyle kulağa küpe sözlere kulak asacak hâli yok!

Ne gelirse söyle! Doğruluğu yanlışlığı önemli değil. Hele dinî mevzu ise, CHP seçmeni zaten anlamaz! At atabildiğin kadar!
Meğer Kastamonu’da konuşurken de “Kurtuluş Savaşımızı desteklemek için Mehmet Âkif’in fetva verdiğini” söylemiş! “Vaaz”la “fetva”yı karıştırmış.
Bu fahiş hata, Taha Akyol’un dikkatini çekmiş.
Mehmet Âkif, Kurtuluş Savaşı’nı desteklemek için Kastamonu Nasrullah Camii’nde veya başka yerlerde konuşmadı, o Ankara’ya milli mücadelenin manevi cephesini kuvvetlendirmek için davet edilmişti, bunu vazife bildi ve yaptı.
Âkif’in Nasrullah Camii’ndeki konuşması da bu cümledendir ve Sebilü’r Reşad’da yayınlandıktan sonra Mustafa Kemal Paşa ‘Sevr Muahedesi’nin memleket için ne kadar feci bir idam hükmü olduğunu Sebilü’r Reşad kadar hiçbir gazetenin memlekete neşredemediğini, bu derginin manevi cephemizin kuvvetlenmesinde büyük hizmetleri olduğunu söylemiş ve Mehmet Âkif, derginin sahibi Eşref Edib’e bizzat teşekkür etmiştir.
Taha Bey, fahiş bir yanlışa işaret ederken, çok yapılan bazı hatalara düşmekten de kurtulamıyor. Mesela, Mustafa Kemal Paşa’nın Balıkesir Paşa Camii’ndeki konuşmasının “cuma hutbesi” olduğu gibi...
M. Kemal Paşa’nın Zağanos Paşa Camii’ndeki hutbede kuracağı Halk Fırkası’nı anlattığı da doğru değil. Kemal Paşa, 6 Aralık 1922’de Halk Fırkası’nın kuruluşu ile ilgili ilk beyanatı vermiştir. Fırkanın/partinin kuruluşu ile ilgili resmî çalışmalar, 1923’ün Ağustos ve Eylül aylarındadır.
Taha Bey’in hutbeyi tekrar okumaya vakit bulamadığı için muhtevada yanıldığını tahmin edebiliriz.
M. Kemal Paşa bu konuşmada, tamamen siyasi ve sosyal bir din çerçevesi çizmekte ve bunu yüceltmektedir. Paşa’nın bir zamanlar bazı radikal İslâmcıların “Kur’an Anayasa’dır” fikrini neredeyse ta o zamanlar bu hutbede ifade ettiğini söylemek mümkündür: “Kanun-ı Esasî cümlenizce malûmudur ki, Kur’an-ı azümüşşandaki husustur...”
Paşa’nın o sıralar camide öğle namazı kılıp bu kadar ağır tonlu dinî bir konuşma yapmasını Kâzım Karabekir, onun halife olma arzusuna yormaktadır. O günlerde, Lozan müzakereleri kesilmiş, İngiliz hükümranlar delege başı İsmet Paşa’yı nasıl “enforme” ettiyse, Kemal Paşa bir müddet sonra bu dili terketmiştir.
Peki hutbe cuma günü değilse, ne zaman irad edilmiştir?
Hutbe, cuma ile bağlantılı bir konuşma olarak bilinir. Gerçekten cuma ve bayram namazının şartlarındandır. Fakat geniş mânâda, cemaate konuşmak demektir. Herhangi bir yazı veya kitabın başına konulan süslü ön yazı anlamı da vardır.
“M. Kemal Paşa’nın Balıkesir Zağanos Paşa Camii hutbesi” diye kayıtlara geçen konuşması bu yüzden, cuma günü yapılmış, hatta cuma hutbesi gibi okunmuş sanılmaktadır. 7 Şubat 1923 Cuma değil, Çarşamba’dır. Paşa da konuşmayı, namaz bittikten, hatta Mevlid okunduktan sonra yapmıştır.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, “Gazi Paşa hazretleri öğle namazını büyük bir cemaatle Paşa Camii şerifinde kılmışlar, namazdan ve ervah-ı şühedaya (şehidlerin ruhlarına) ithafen kıraat edilen (okunan) Mevlid-i nebeviden sonra minbere çıkarak hutbe irat etmişlerdir.”
Acaba, şimdiki CHP Genel Başkanı’nın, partisinin tarihi hakkında doğru bilgisi var mı?
Mesela, CHP’nin başlangıcı olan Halk Fırkası’nın kuruluş beyannamesi olan 9 umde arasında hilafetçiliğin de olduğunu bilir mi? Mustafa Kemal Paşa’nın camide nasıl konuşacağını çok iyi bildiği, hutbe metninden anlaşılmaktadır.
Kılıçdaroğlu, değil camide konuşmak, camiye nasıl girileceğini bilir mi acaba?

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim