1. YAZARLAR

  2. Mehmet Altan

  3. Medyadaki Ergenekoncular...
Mehmet Altan

Mehmet Altan

Yazarın Tüm Yazıları >

Medyadaki Ergenekoncular...

A+A-

Ergenekon’u soruşturan yargının eli ‘Saray’a ulaşınca... Eller, ayaklar titremeye başladı...

‘Hukukun üstünlüğü’ imiş... Şemdinli Savcısı’nın hayatını karartırlarken nerelerdeydiniz?

Ya da...

Dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde bulunmayan ve doğal hákim ilkesini ayaklar altına alan ‘çift başlı yargı’yı neden hedef almıyorsunuz?

Askeri Yargıtay...

Askeri Danıştay olamayacağını avaz avaza bağırmıyorsunuz...

Yoksa siz, ‘hukukun üstünlüğü’nü yargı ‘suyun başındakilere’ ulaşınca mı hatırlayanlardansınız?

İşkenceden ölenler...

Yollarda vurulanlar...

Adliyelerde çile çekenler...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde neredeyse her seferinde mahkûm olan adaletsiz kararlar söz konusu olduğunda ortalarda yoksunuz...

‘Hukukun Üstünlüğü’nü ne zaman hatırlıyorsunuz?

İşler suyun başındakilere doğru ilerleyince...

Adaletin eli tepe noktalarındaki Ergenekonculara doğru uzandıkça...

Acaba neden?

* * *

Dün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kararlı bir şekilde sürmesini dilediğimiz ‘yeni anlayışı’ şöyle tanımlıyordu:

‘Hiç kimse kendisini ayrıcalıklı seçkin imtiyazlı hukuk alanının dışında bir pozisyonda görmemeli.

Türkiye evet değişiyor ve değişecek.

Türkiye ilerlemesine gelişmesine ve güvenliğine takılmış prangalardan kurtuldu.

Ama bakıyorsunuz ki birileri çıkıyor. Korku imparatorluğundan bahsediyor.

Kimlerin bu ülkede bunu kurmaya çalıştığını bize son aylar gayet iyi gösterdi

Çukurlardan nasıl tüfeklerin el bombalarının, planların çıktığını çok iyi görüyoruz.

Bunlarla beraber bu ülkede binlerce on binlerce mermilerin acaba birilerinin evlerinden çıkmasının bir anlamı yok mu?

Bunlara seyirci mi kalacağız?

Bunu yapanlar bunları takip edenler korku imparatorluğunu temsil edecek, bunların avukatlığına soyunanlar ise bunu değil barışı konuşacak.

Türkiye hedefleri doğrultusunda değişiyor dönüşüyor.’

* * *

Ergenekon Terör Örgütü’nün ‘çukurlardan çıkan’ cephaneliğini yok sayarak, soruşturmanın ‘Saray’a uzanmasını militanca itibarsızlaştırmaya çalışmak ne kadar anlamlı...

-114 adet 9 milimetre çapında kovan,

-1 anti personel tüfek bombası,

-1 adet uçaksavar mermisi,

-11 adet MKEK sis kutusu,

-2 adet MKEK sis lancheri,

-2 adet kuru sis kutusu,

-4 hakem bombası,

-4 ABD gaz bombası,

-1 adet M4 A1 askeri aydınlatma tuzağı,

-1 havai fişek ateşleme fitili,

-2 adet MKE gösteri el bombası,

-210 cm. plastik dış kaplı saniyeli fitil,

-8 metre infilaklı fitil,

-3 adet shootgun fişeği,

-2 adet dolu lav silahı,

-590 gram detasheet patlayıcı,

-100 gram C-3 plastik patlayıcı,

-130 gram C-4 patlayıcı...

Bunlar ne?

Eski Özel Harekát Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin’in evinde bulunduğu belirtilen krokinin gösterdiği yerde ele geçirilenler...

İki adet dolu lav silahının seri numarasının silinmiş olması size bir şey söylemiyor mu?

Bu arada, Sapanca’daki evinde 22 adet el bombası, bir adet Mısır yapımı makineli tüfek, iki adet Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, sekiz adet Kalaşnikof şarjörü ele geçirilen ve anında sırra kadem basan Yarbay Mustafa Dönmez de mi ilginizi çekmiyor?

Ya da Rusya’ya firar eden tuğgeneral...

Bunları tedirgin olduğunuz için mi görmüyorsunuz?

Ve gene bu tedirginlikten dolayı mı, Ergenekon’u kurtarmak için Susurluk’u feda etmeye hazırsınız? 

* * * 

Karargáh Evleri nedeniyle tutuklananlar...

Glock silahı ile vurulacak olanlar...

Dehşet verici ilişki ağları...

Bunları da pas geçiyorum...

Görenin dudağını uçuklatacak olan bu ‘Ergenekon Tablosu’nun dehşetini yok saymanın nedeni nedir?

Galiba bunu ‘Medyadaki Ergenekon’ çözülünce anlayacağız...

Öyle ki...

Bakarsınız, bu da tahminlerden önce gerçekleşebilir...

STAR

YAZIYA YORUM KAT