1. HABERLER

  2. HABER

  3. HUKUK

  4. Medya Yönlendirmesindeki Yargıdan 1 Tekmeye 4 Yıl Hapis Kararı
Medya Yönlendirmesindeki Yargıdan 1 Tekmeye 4 Yıl Hapis Kararı

Medya Yönlendirmesindeki Yargıdan 1 Tekmeye 4 Yıl Hapis Kararı

‘Şortlu kıza tekme’ hadisesinde verilen ceza Türkiye’de yargı kararlarının giderek hukuka uygunluktan ziyade medya yönlendirmesiyle harekete geçirilmiş kamuoyu baskısıyla şekillendiğinin yeni bir örneği oldu.

A+A-

Haksöz Haber

Türkiye’de yargının bir dizi çarpıklığa ilaveten giderek medya tarafından yönlendirilmeye açık hale geldiği de görülmekte. Sıradan bir hadisenin medya organlarında abartılarak sunulmasının neticesinde ne hukuk düzeniyle ne de mantıkla bağdaştırılması mümkün olamayacak kararlar ardı ardına sökün ediyor. ‘Şortlu kıza tekme’ hadisesinde verilen karar da bu durumun bir örneği olarak karşımızda.

Belediye otobüsünde şortla gezdiği için tartıştığı kıza tekme atan Abdullah Çakıroğlu adlı kişinin ilk andan itibaren nasıl bir medya lincine tabi tutulduğu hatırlanacaktır. Bunun neticesinde siyasilerin tavır almak zorunda kaldığı ve yargının da abartılı bir karara sürüklendiği görüldü.

İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “kasten basit yaralama” ve “hakaret” suçlarından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kamuya açık bir alanda şortla gezip insanları tahrik etmeyi “inanç, düşünce ve kanaat hürriyeti” kapsamında değerlendiren mahkeme darp olayına maruz kalan kişinin durumunda hiçbir anormallik görmediği gibi, bu durumun sanığı tahrik etmiş olabileceğini de hiçbir şekilde dikkate almadı. Sanık lehine hiçbir indirim hükmü uygulanmadı. Sonuçta medya kampanyasıyla alınan bu karar yozlaşmanın ve ahlaki seviyesizliğin koruma altına alındığının belgesi gibiydi.

Sıradan bir tartışma ve darp olayının korkunç bir vahşet, toplumu infiale sürüklemesi gereken inanılmaz bir suç şeklinde tanımlanması neticesinde verilen ceza kararının eylemle orantısızlığı herkes tarafından rahatlıkla görülebilecek netlikte. Ne var ki, yönlendirilmiş bakış açısı bu çarpıklığı görmekten çok uzak. Belki de asıl şaşırtıcı ve vahim olarak görülmesi gereken şey ise tüm bu anormalliğin ‘muhafazakar’ medyada dahi gayet normal karşılanması!

HABERE YORUM KAT

3 Yorum