1. YAZARLAR

  2. Doğu Ergil

  3. Medeniyet
Doğu Ergil

Doğu Ergil

Yazarın Tüm Yazıları >

Medeniyet

A+A-

Geçenlerde Bülent Arınç Bey, Türkiye ve civar başka ülkelerde yaygın olan Kürtçe'nin bir dilin medeniyet dili olmadığını dolayısıyla gençlere okutulmasının onların geleceği açısından sakıncalı olduğunu söyledi.

Bu önermeyi tam tahlil etmek üzereyken muntazaman bana yazılarını gönderen İbrahim Sediyani Bey'den, "Bülent Arınç, Kürtçe ve Dil Problemi" adlı bir değerlendirme geldi. (http://www.haksozhaber.net/bulent-arinc-24061yy.htm.)

Medeniyet kavramını açtıktan sonra onun fikirleriyle devam edeyim. Medeniyet, kapısı belirli bir çağda yaşayan her topluma açık kolektif bir olgudur. İçinde farklı kültürler barındırmasına rağmen ortak benzerliklerin oluşturduğu bir yaşam, üretim ve anlayış atmosferidir. Medeniyet önce bir üretim tarzına dayanır. Tarım, endüstri, bilgi çağlarının medeniyeti birbirinden ayrılır çünkü bu üretim tarzları toplumları ve kültürleri öyle kökten değiştirir ve harmanlar ki bu üretim tarzlarına ve teknolojilerine sahip olan toplumları aynı manevi çatı altında toplar.

Her medeniyetin onun doğuşunu hazırlayan bir üretim tarzı olduğu gibi, bir taşıyıcı üst sınıfı vardır. Her medeniyetin bir yaşam felsefesi, estetik anlayışı, sanat, mimari tarzları, edebiyat ürünleri ve akımları, hukuk düzeni, yönetim ve siyaset tarzı, ilim ve icada bakışı, çevre bilinci ve şehircilik anlayışı ve pratiği vardır. Benimsediği sosyal değerler, onunla anılan bir ahlak, insan ve evren anlayışını oluşturur. Bu değerleri ve onları yaşatacak temel ilkeleri ve uygulamaları (yaşam pratiklerini) benimseyen ve çağın geçerli üretim tarzı ve teknolojini içselleştirmiş, bunlara uygun örgütlenmiş bir toplum o çağ için geçerli medeniyetin bir üyesidir. Bu anlamda pek çok kültür olabilir ama medeniyet sayısı azdır. Bu tanıma uygun olarak bugün kaç medeniyet vardır? Kabul edelim ki adına "çağdaş medeniyet" denilen bir tane...

Kültür dilleri binlerledir. Her ülkede birçok dil kullanılır. Bir de resmi dil veya diller vardır, tüm vatandaşların birbiriyle iletişim kurabilmeleri için. Uluslararası düzeyde en çok hangi diller kullanılıyorsa aslında medeniyet dili onlardır. Zaten bir ülkenin üst sınıfları çocuklarının hangi dili veya dilleri öğrenmesini istiyorlarsa çağdaş medeniyet dil(ler)i bellidir. Bu Sayın Arınç'ın çocukları için de geçerlidir.

Gelelim sayın Sediyani'nin yazısına:

"S. Arınç 25 Mayıs 1948 tarihinde Marmara bölgesinin Bursa şehrinde dünyaya gelmiş.
'Mayıs', Latince; '25 Mayıs 1948', Gregoryence; 'tarih', Arapça; 'Marmara', Yunanca;
'Bursa', Yunanca; 'şehir', Farsça."
.
"Lise eğitimini Manisa kentinde almış ve Manisa Lisesi mezunuymuş.
'Manisa', Yunanca; 'kent', Yunanca; 'Lise', Fransızca; 'mezun', Arapça.
1970 senesinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirip avukat olmuş.
'Sene', Arapça; 'Angora', Yunanca; 'Üniversite', Latince; 'Hukuk', Arapça;'Fakülte', Latince;
'avukat', İtalyanca."

Memleketi Manisa'da serbest avukatlık yapmış.
'Serbest', Kürtçe; 'memleket', Arapça. 24 Aralık 1995'te Refah Partisi'nden milletvekili seçilerek parlamentoya girmiş.

'Refah', Arapça; 'Parti', Latince; 'millet', Arapça; 'vekil', Arapça; 'parlamento', İtalyanca.
Sn. Arınç'ın özgeçmişini yazdığı web sitesindeki bilgiler günümüze kadar geliyor. Ama maksat hasıl oldu sanırım. Sn. Sediyani bu konuda şöyle diyor: "...Kendisinin o pek bir övündüğü 'öz Türkçe'siyle kaleme alınmış olan 300 kelimelik biyografisinde topu topu 15 tane 'öz Türkçe' sözcük var." Ama asıl iddia bundan sonra ve doğruluğu dilbilimcilerle muhakkak araştırılmalı:

"Adı soyadı: Bülent Arınç. 'Bülent', Kürtçe. 'yüksek, yüce, ulu' anlamına gelir. Kürtçe'deki 'bılınd' kelimesi Türkçe'ye 'bülent' (=bülend) şeklinde geçmiştir. 'Arınç', Kürtçe. Kürtçe'deki 'arinc' kelimesi Türkçe'ye 'arınç' şeklinde geçmiştir. Türkçe İsimler Sözlüğü'nde de 'yüksek, yüce, ulu' anlamına geldiği yazılıdır. Kürtçe'de 'huzur, güven, emniyet' anlamına gelir."

Görülüyor ki biz kültür ile medeniyeti birbirine karıştırıyoruz. Bizimki dahil milli dillerin önemli bir bölümü başka kültür dillerinden alınmış. Bu çok doğal. Aynı medeniyet ikliminde geçişlilikler olmaması mümkün değil. Önemli olan bu kültürel müktesebatla çağdaş medeniyete ne derecede uyum ve katkı sağlamış olmak. Bunun yanıtını dürüstçe verdiğimiz zaman bizimki dahil başka kültür (veya ulusal) dillerinin hangisinin "medeni" hangisinin olmadığına karar verebiliriz. Mesele dil değil uygarlık düzeyidir. Onun zihniyetimizi ne kadar etkilediği de açık.

BUGÜN

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum