1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Manşetlerini okuyun Balyoz için kararı verin!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Manşetlerini okuyun Balyoz için kararı verin!

A+A-

Biz söyleseydik, “İftira ediyorsunuz. Biz insan haklarına saygılıyız. Katliamlara karşıyız” diye itiraz ederlerdi..

Kafalarının içini yarıp, ne düşündüklerine bakamayacağımızdan..
Sadece tahminimizi dillendirmekle yetinirdik..
Ama bakın..
Bütün ömrü derin operasyonlarda geçen Doğu Perinçek’in gazetesindeki manşet, her şeyi nasıl itiraf ediyor..
Türkiye’de Balyoz darbe planı ile yapılmak istenenler.. Mısır’da önceki sabah hayata geçirildi..
Ve bugünlerde yazdıkları yalanlara patronları bile dayanamayıp kapı önüne konuldukları için “Gazeteden kovulduk” diye ağlaşanların, Balyoz darbe planı gerçekleşseydi neler yazacaklarını, Aydınlık gazetesi Mısır örneğinde bize gösterdi..
Balyoz duruşmalarında saatlerce sanık avukatlarını dinleyin.
Hikayeden başka bir şey yok.
Sadece Aydınlık’ın dünkü manşetine bakın.. “Balyoz iddianamesinde yazılanların ne kadar gerçek olduğu”nu, hemencecik anlarsınız..
Balyoz davasının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyelerine de naçizane önerimdir..
Avukatların fıkralarını/siyasi nutuklarını dinlemekle vakit harcamasınlar.
Bir tane Aydınlık alıp, şöyle bir baksınlar..
Balyoz davasının kararını, tam bir vicdan rahatlığı ile hemencecik verirler.
Hiç tereddüt etmezler...
Ne deniyor ki Aydınlık gazetesinin manşetinde?
Mısır’da önceki sabah, 2000’in üzerinde insanı katleden darbecilerin katliamını meşru göstermeye kalkışan bir başlık: “Silahlı kalkışmaya müdahale”
İşte bu kadar!
Yok “Bir Türk generali kendi halkını bombalar mıymış”? Yok “kendi camimize hiç saldırılır mıymış”?.
Yok, “darbe dönemleri artık eskide kalmış” mış!
Bunların hepsi, cicim aylarının şirinlik sözleri..
İşe soyundular mı..
İşte o zaman söylem aniden değişiverir..
Ne olur söylem?
“Silahlı ayaklanmaya hazırlanıyorlardı.. Asker müdahale etti.”
İşte o kadar!
Artık bu başlığın altını doldurmak da, satılık kalemlere düşer..
“Camideki silah yığınağı, ancak caminin etrafı kuşatılarak ve cami yakılarak aşıldı.”
Yanlış anlamayın.
Darbecilerin camiyi bombalamak.. Camiyi yakmak diye bir düşünceleri zinhar olmaz..
Ama mecbur kaldılar..
Mısır’dakiler gibi..
Mecbur kaldılar, darbe yaptılar..
Mecbur kaldılar, 2.000 insanı öldürdüler..
Aklınıza sakın bir şey gelmesin..
Mecburiyetten hepsi..
Siz söyleyin, ne yapsındı darbeciler?
Bakın Aydınlık, nasıl resmediyor, Mısır’da olanları: “Mısır hükümeti, İhvan mensuplarının ülke çapında kalkışma girişimlerine karşı, Nahda ve Adeviyye meydanlarına müdahale etti. Çatışmalarda 149 kişi öldü..”
Dikkat buyrun..
Askerler değil, Mısır hükümeti müdahale ediyor!
Sanki bir seçim yapılmış.. Sandıktan bir hükümet çıkmış.. O hükümet müdahalede bulunuyor..
Ölümlerin sebebine de dikkat edin.
Hükümetin müdahalesi ile de yaşanmamış ölümler..
Ya nasıl olmuş?
“Çatışmalarda”
Ulan ahlaksızlar..
Ne çatışması?
O meydanlarda toplanan insanlar, sadece tükürseler, o sizin alkış tuttuğunuz darbecileri tükürük yağmurunda boğarlardı..
Ne çatışması? Ne kalkışması?..
Türkiye’deki darbe girişiminden dolayı yargılanan Aydınlıkçıların, Mısır’da yaşananları ahlaksızca çarpıtması neyi gösteriyor?
Şimdi generallerin birer ikişer kapağı attığı İşçi Partisi’nin yayın organı Aydınlık’ın, 2003’teki Balyoz planı başarılsaydı, dindar halka nasıl iftira edeceğini gösteriyor.
“Camiye silahları yığınak yaptılar” deyip.. camiyi bombalayacaklardı..
“Ayaklanmaya teşebbüs ettiler” deyip, Fenerbahçe stadına halkın önde gelenlerini, muhalif gazetecileri toplayacaklardı..
Bir yandan da, aynen Aydınlık gazetesinin Msır için dün attığı iftiradaki gibi, “Siyasi islamcılar, çeşitli kentlerde güvenlik güçlerine, Hristiyanlara, hükümet binalarına, alışveriş merkezlerine saldırdı” diye yazacaklardı..
“Ya, nasıl olur, aklım almıyor” diyorsunuz değil mi.
Buyrun haberin girişini de okuyalım, aklınız alsın, bunların ne tıynette darbeci olduklarını: “Mursi’nin Mısır Cumhurbaşkanlığı makamından, halk hareketi tarafından uzaklaştırlmasıyla büyük darbe yiyen ve..”
İşte bu kadar, ahlaksızlığın zirve yaptığı nokta..
Mursi’yi, askeri darbe değil, Sisi değil, halk hareketi devirmiş!
Tüüüüh suratınıza sizin.
Ahlaksızlar.. Yalancılar..
Gazeteci kılıklı, insan müsveddeleri!

Yeni Akit

YAZIYA YORUM KAT