1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. "Maneviyat Arayışları ve Siyasetsiz İslam Projesi"
"Maneviyat Arayışları ve Siyasetsiz İslam Projesi"

"Maneviyat Arayışları ve Siyasetsiz İslam Projesi"

İzmir'de Maneviyat Arayışları ve Siyasetsiz İslam Projesi Konuşuldu.

A+A-

Özgür-Der İzmir Şubesinde bu hafta Özlem Öz’ün sunumuyla Maneviyat arayışları ve siyasetsiz İslam projesi konusu işlendi.

Özlem Öz sunumunda özetle şunları anlattı:

Modern Batı,Rönesans reform ve aydınlanma hareketleri ile kilise ile bağlarını kopardı ve kilisenin temsil ettiği din yerine aklı koyarak onu yüceltti.

İnsanın ve evrenin kutsal olan ile bağını tamamen koparıp onu maddeye hapseden bir anlam dünyası yarattı. Aşırı rasyonel ve bireysel bir sistem oluşturarak doğa ve toplum üzerinde denetleyici bir güce sahip oldu. Artık tüm olacakları hesap edebilirdi.

İsaac Newton'un fiziği ile de mekanik bir dünya tasavvurunun önü açıldı.yağmur artık bulutların yoğunlaşması ile oluşan bir doğa olayı idi  rahmet değildi. Depremler fay hatlarının kırılması sonucu oluşan bir olaydı ilahi bir işaret bir uyarı bir ikaz gibi algılamak abesti. Her şeyin matematiksel bir cevabı vardı. Weber in ifadesi ile dünyanın  büyüsü bozulmuştu.

Büyüsü bozulan dünyanın insanları bugün bir anlam krizi ile karşı karşıyadır  insanı ve doğayı maddeye indirgeme ,aşırı rasyonelleşme insanı anlam krizine soktu. Modernite insana vaatlerde bulunmuştu. Ancak bunlara çözüm bulamamsı ve dayandığı temel parametrelerin çöküşü anlam krizini derinleştirdi.

İzafiyet teorisi, kuantum fiziği gibi yeni gelişmelerin Newton fiziğinin argümanlarını çürütmesi ,ulus devletlerin çökmesi de modernitenin dayandığı tezlere karşı güvensizlik getirdi.

Modernleşmenin beklenen sonucu ya da hedefi, dinin dünyayı terk etmesi ya da toplumda çok çok az bir etkisinin olacağı idi. Çünkü insan rasyonelleştikçe hakikati  kendi aklı ile vahye ihtiyaç duymadan bilebilecekti. Tanrıya ihtiyacı yoktu herşeyi halledebilirdi

Kendini alternatifsiz gören Batı artık yeni bir dünya düzeni oluşturma dünya sistemi olma ve rükünlerini kendi belirlediği evrensel bir din oluşturma hevesindedir

Bu çabalar, küresel sermayenin ve emperyal iktidarların ‘din’ olgusunu da kendileriyle uyumlu halde tek tipleştirme amacına dönüktür.

 Dinî Plüralizm bu bağlamda gündeme taşınmış bir mesele gibi gözüküyor.

Dinsel çoğulculuk modelinin fikir babası ünlü İngiliz teologu ve din felsefecisi John Hick’tir

 ‘Dinsel çoğulculuk’ diye formüle edilen paradigmanın kendini tanımı, büyük dünya dinlerinin her birinin bir diğerinden bağımsız olarak hakikî kurtuluş vasıtası olduğudur.

Mistisizm ya da Batınîlik de çoğulculuğun din anlayışına kaynaklık eden önemli bir havzadır. Bu yaklaşımlar, inançlar arasındaki farklılığı mümkün hatta gerekli görür

1-Allah'a Götüren Mutlak Doğru Yol

Dinsel çoğulculuğa göre “İslâm” insanları Allah’a götüren tek mutlak doğru yol olarak kabul edilmemelidir

2-Allah Katında Geçerli Din

Çoğulcular, kurumsal İslâm’ı yani Hz. Muhammed’in öğretisi etrafında şekillenen müesses dini, ‘geleneksel Müslüman anlayış’ olarak tarif etmekte ve bunu Tanrıya götüren yegâne yol olarak görmenin yanlışlığından hareket ederek yeni bir çoğulcu Müslüman teolojisi önermektedirler

3-İslâm'ın Değişen Anlamları ve 'İbrahimî'lik İddiası

Çoğulculara göre ‘İslâm’ kavramı geleneksel Müslüman inancında anlam kaymasına uğramıştır. Bu yaklaşım, Hz. Muhammed vasıtasıyla insanlığa bildirilen vahyin; Allah’a götüren tek mutlak doğru yolun ‘İslâm’ olduğu inancının yanlış olduğunu öngörür. Kurtuluşun, Hz. Muhammed’in tebliğinin, yani ‘kurumsal İslâm’ diye addedilen, “müesses İslâm”ın, “Müslüman” anlamının dışında aranması gerektiğine inanılmaktadır. Doğrunun, bir iman ifadesini; mutlak olarak Allah’ın otoritesine boyun eğme teslimiyetini ifade eden anlamıyla “İslâm” olduğu fikri ileri sürülmektedir. İnsanı hakikate ve doğru bilgiye ancak doğru yöntem götürür bu yöntem bilgiyi doğru kuşanmaktır.Allah bizden nelerin kabul edileceğini nelerin kabul edilmeyeceğini de bildirmiştir islamı bu anlam çerçevesinin dışına çıkarma bozulmuş bir anlama maruz bırakmadır

Dini Hayatta Postmodern Tezahürler:

1) "Sadece Siyah ve Beyaz yoktur, Gri Alanlar da vardır."

2) Kur' an Okumaları-Gerçeklik ve Otoritenin Tahribi:

3) "Batılıların Gözüyle Kur'an Okuma Önerisi:

4) Zaman ve Mekan Bütünselliğinin Tahribi-Tutarsızlığın normalleştirilmesi

5) Gündelik Yaşam ve Küçük Hikayelerin Patlaması:

6) Sünnetin Buharlaşan Konumu-Kırmızı Çizgileri Kaybetmek:

7- Dini faaliyetlerde piyasa rekabetinin işlemesi

Program soru cevap faslının ardından sona erdi.

HABERE YORUM KAT