'Maliki 35 Vekili Tutuklayacak'

01.06.2014 19:55
'Maliki 35 Vekili Tutuklayacak'
Hakkında Irak mahkemeleri tarafından verilmiş idam hükmü bulunan eski Irak Cumhurbaşkanı yardımcılarından Tarık El Haşimi, tıpkı kendisine yapıldığı gibi, sahte suçlamalarla 35 Sünni Arap parlamenterin daha tasfiye edilmek istendiğini iddia etti.

Can Hasasu / Al Jazeera

Irak ulusal seçim sonuçlarına göre partisi birinci sırada yer alan Nuri El Maliki üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Bir önceki seçimlerde rakibi olan, eski Irak Cumhurbaşkanı Tarık El Haşimi ise Maliki'nin yasa dışı yöntemler ile muhaliflerini saf dışı etmeye hazırlandığını iddia etti. 

İstanbul'da katıldığı Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresinde Al Jazeera Türk'ten Can Hasasu'nun sorularını yanıtlayan Haşimi, tıpkı kendisine yapıldığı gibi, Nuri El Maliki'nin sahte terör suçlamaları ile önemli Sünni siyasileri tutuklatacağını söyledi:

“Bir önceki parlamentonun 35 Sünni Arap üyesinin Maliki tarafından izlendiğini ve dokunulmazlıklarının sona ermesi halinde farklı suçlamalar ile gözaltına alınmaları için hazırlıkların yapıldığını biliyoruz. Tutuklama kararlarının hazır olduğu ve uygulanması için eski parlamento üyelerinin görev süresinin dolmasının beklendiği haberleri bana ulaşmış durumda.”

‘Asıl terörist Maliki’

Irak’ta seçim öncesi artan şiddet olaylarının seçimlerden sonra da sürdüğüne dikkat çeken Haşimi, ülkede terörün sorumlusu olarak Başbakan Nuri El Maliki’yi görüyor:

“Nuri El Maliki güvenlik meselesini tek başına çözeceğini söylüyor, diğer siyasi partnerlerin katkısına izin vermiyor ve onlara olup bitene dair bilgi vermiyor. Maliki’nin bu tutumu onu Irak’taki tüm güvenlik açıklarından sorumlu hale getirir. Iraklı Hukukçular Örgütü adlı bir sivil toplum kuruluşunun Nuri El Maliki hakkında dava açmaya hazırlandığını duydum. Malumunuz Irak hükumeti binlerce bomba dedektörü satın almış ancak bu cihazların sahte olduğu kanıtlanmıştı. Ama kontrol noktalarında hala bu cihazlar kullanılıyor ve bir işe yaramadıkları için binlerce Iraklı öldü. Bombalı araçlar kolaylıkla bu kontrol noktalarından geçiyor. İşte bu nedenden dolayı Irak ordusunun başkumandanı ve başbakan olarak Nuri El Maliki’yi sorumlu gören sivil toplum kuruluşu ona dava açacak.”

Haşimi’ye göre Irak Başbakanı’nı oluşturduğu gizli birimler, gerçekleştirdikleri terör eylemleri ile, toplumun algısını yönlendiriyor:

“Ben Nuri El Maliki’yi kınıyorum ve bütün terör eylemlerinden onu sorumlu görüyorum. Maliki bu terör eylemleriyle masum Sünni ve Şii vatandaşları, mezhep ayrılığını körüklemek için öldürüyor. Sonra da Şiilere kendini kurtarıcı olarak sunuyor. Kendini mezhebin ve mensuplarının koruyucusu olarak lanse ediyor. Konuşmalarında hiç bir zaman elektrik, sağlık ve eğitim alanındaki icraatlardan bahsetmez. Sürekli başbakanlık koltuğuna başkasının oturması halinde halkı bekleyen tehlikeler üzerinden siyaset yapıyor.”

Irak mahkemeleri tarafından hakkında terör örgütü kurmak ve terör eylemleri planlamak suçlamaları ile idam kararları bulunan Haşimi, üçüncü kez Irak başbakanlığı koltuğuna oturmak isteyen Nuri El Maliki’nin terörü yöntem olarak benimsemiş bir ekolden geldiğini ileri sürerek ‘asıl terörist Maliki’ dir diyor:

“Dava partisi, Saddam döneminde devlet müesseselerini bombalı araçlarla hedef aldıklarını iftiharla duyurmuş bir örgüttür. Dolayısıyla terörü Irak’a sokan dava partisi ve onun mensubu Nuri El Maliki gibilerdir. Maliki Saddam döneminde birçok terör eylemine katılmakla suçlanmış bir isim. Bu şahsın neden Irak Başbakanı olmasına izin verildiğini Amerika’ya sorun.”

‘Seçimlerde sahtekarlık yapıldı’

Tarık El Haşimi, resmi verilerin bile seçimlerde hile yapıldığını ortaya koyar nitelikte olduğunu diddia etti:

“Arap oyların çoğu Nuri El Maliki lehine değiştirilerek oylarda sahtecilik yapıldı. Bunun en büyük delillerinden biri de Bağdat çevresinde oy kullanamayan ve yönetim tarafından çeşitli zorluklarla karşı karşıya bırakılan muhalif bölgelerde yüzde 95 katılım kaydedildi ve daha da garibi bu oyların yüzde 80’inden daha fazlası Nuri El Maliki’nin koalisyonunu lehine çıktı. Oysa bu bölgeler Maliki’ye bağlı güvenlik birimleri tarafından çok büyük zararlar uğratılmıştır. Bu bölgelerin Kanun Devleti Koalisyonu için oy atması mümkün değildir.

Öte yandan, seçmenlerden önce oy kullanan Irak Yüksek Seçim Komisyonu (IYSK) memurlarının oy sonuçlarına baktığımızda, yüzde seksenden fazlasının Maliki için oy kullandığı görülmektedir. Bu da IYSK görevlilerinin tarafsız ve homojen bir şekilde belirlenmediğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla, birçok partinin, farklı seçim bölgeleri için yaptığı itirazlardan bir sonuç çıkmadı ve kararlar hasmene bir tavırla alındı.”

 ‘Sünni Arap oyları eksik’

Saddam sonrası yapılan üçüncü ulusal seçimlerin sonuçlarını değerlendiren Haşimi’ye göre, ortaya çıkan rakamlarla doğru bir Irak analizi yapılamaz:

Haşimi, Iraklı Sünni Arapların seçimlere katılmasının engellendiğini düşünüyor. [Fotoğraf: Güray Ervin-Al Jazeera Türk]

Irak’ta temsil ettiğim Sünni Arap kesim açısından durum çok kötüydü. Yönetim tarafından karşı karşıya bırakıldıkları güvenlik sıkıntılarının yanısıra bir de barajların kapakları açılmak suretiyle sel felaketine maruz kaldılar. Fırat nehrinin Felluce kısmında açılan baraj kapakları nedeniyle sel suları Bağdat banliyölerine kadar ulaştı.  Ebu Gureyb ve Gazaliyye gibi ilçeler sel nedeniyle seçimlere katılamamıştır. Binlerce insanın, farklı sebeplerle, seçim günü ulaşımı engellendi. Birçok seçmenin seçim merkezi, ikamet ettikleri adreslerden uzak bölgelere verildi. Bu nedenle Sünni Arapların büyük bir çoğunluğu seçimlere katılamadı... Felluce ve Ramadi bölgelerinde birçok aile aşiretler ile hükumet birlikleri arasındaki çatışmalar nedeniyle yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalmıştı. Bu iki bölgede yaşayan insanların çöle, Kürt bölgesine ve Kerbela gibi bölgeler göç etti. Dolayısıyla da seçimlere katılamadılar. Bu hususları göz önünde bulundurarak, Sünni Arapların son Irak ulusal seçimlerine tam anlamıyla katılamadığını söylemek isterim. Bu sonuçlara dayanarak herhangi siyasi bir çıkarımda bulunmak doğru değildir. Tekrar söylüyorum, seçimlerde her anlamda sahtecilik yapılmıştır.

Maliki’nin alternatifi kim olacak ?

Katar’da sürgünde bulunan Irak eski cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık El Haşimi, Iraklı muhalifleri bir an önce Maliki’ye alternatif teşkil edecek isim üzerinde uzlaşması gerektiğini düşünüyor:

“Yeni hükumetin ne zaman kurulacağı Nuri El Maliki’yi reddeden cephenin tutumuna bağlı olacaktır. Maliki retçileri şu anda güçlü siyasi kesimlerden oluşmaktadır. Bu cephe tek bir tutum üzerinde birleşir ve başbakanlık için iyi bir isim sunmayı başarırsa, alternatif bir hükumetin oluşturulması çok kısa bir sürede gerçekleşebilir. Ama geldiğimiz noktada Şii koalisyonundan bu konuda henüz bir açıklama yapılmadı. Diğer muhalif listelerde de tereddütler var. El Muttahidun, Ulusal Koalisyon ve Kürt Koalisyonu, kararlı bir şekilde, Maliki’nin bir kez daha başbakanlığına karşı çıkıyor. Geri kalanlar ise bekliyor.”

Irak’ın gerek güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, gerekse aksayan hizmetlerin sağlanması için bir an önce yeni hükumeti belirlemesi gerektiğini düşünen Haşimi, hükümetsiz geçen her günün Maliki’ye yaradığını düşünüyor:

“Ben muhalif cephenin bir an önce Maliki’ye alternatif bir isim ortaya koyması gerektiğini dile getirdim. Böylece belirsiz ve manipülatif ortam son bulur. Ortalıkta birçok söylenti dolaşıyor. Hatta kimi muhalif grupların Maliki ile pazarlık içinde olduğu haberleri geliyor. Maliki’nin, üçüncü dönem seçilmesini destekleyecek her parlamentere zırhlı bir araç ve bir milyon Irak Dinarı teklif ettiği söyleniyor. Bütün bu belirsizlikler ve ayak oyunları hükumetin kurulmasını geciktirmeye ve muhalefetin saflarını yıpratmaya yöneliktir. Geçen seçimler bize öğretti ki, hükumetin kurulması uzadıkça Nuri El Maliki’nin pazarlık yapma şansı artmıştı. Hükumetin kurulması geciktikçe artan belirsizlik ve güvenlik riskini iyi kullanan Maliki uluslararası destek bulmayı da başarmıştır. Dolayısıyla da ulusal çıkarlar, hükumet kurma sürecinin hızlı yapılmasını gerektiriyor. Gene aynı şeyi söylüyorum: bütün bunlar Maliki’ye alternatif bir ismin belirlenmesine bağlı. Şii muhalifleri hala sessiz. Bunun güvenlik nedeniyle ilan edilmediğini söyleyenler de var. İlan edilecek ismin Maliki tarafından bir suikastla tasfiye edilme ihtimalinden korkuluyor. Ama ülkemizin içinde bulunduğu durum cesaret gerektirmektedir. Cesaret de fedakarlık ister. Gerçek şudur ki, şu anda Iraklıların karşısında hala Nuri El Maliki’den başka bir başbakan adayı yoktur.”

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim