1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. Malatya’da NATO Radar Üssü Protestosu
Malatya’da NATO Radar Üssü Protestosu

Malatya’da NATO Radar Üssü Protestosu

MAZLUMDER Füze Kalkanı İçin Radar Üssünün Türkiye'ye konuşlandırılmasını Malatya'da protesto etti.

A+A-

NATO Savunma radarlarının Türkiye'de Malatya şehrinin Kürecik beldesinde kurulacak olması Mazlumder tarafından Malatya Yeni Camii önünde protesto edildi.

Türkiye'nin farklı illerinden katılımın olduğu eylemde MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasının tam metni:

“Füze Kalkanı için Radar Üssü” Kurmak,
Malatya’yı ABD Kaynaklı Emperyalist Savaşların Sürekli İstihbarat Üssü Haline Getirmektir!

Ortadoğu diye adlandırılan coğrafyada son 100 yıl içerisinde büyük değişiklikler yaşandı. Sıcak savaş dönemlerinin onlarca yıl önce şekillendirdiği haritalar şimdi yine, yeniden şekillendiriliyor. Bölgeyi yöneten ve sırtını egemen güçlere yaslayarak halkına ve coğrafyasına zulmeden yönetimler ya halklar tarafından tasfiye edildi / ediliyor ya da tasfiye edilmelerine az bir süre kaldı.

Tüm bunlar olurken elbette bölgede haritaları şekillendiren, yönetimleri sevk ve idare eden güçlerde boş durmuyor.

Sırf Batı günah çıkarsın, jenosid günahının kefaretini Filistinlere ödeterek ucuza hesap kapatsın diye, milyonlarca Filistinliyi evlerinden kovarak ve katlederek Orta Doğu’nun kalbine bir ur gibi yerleştirilen İsrail, egemen güçlerin bölgedeki Truva atı olması nedeniyle sürekli korunuyor, kollanıyor ve şımartılıyor; işlediği bütün katliamlar, suçlar ve işgaller ABD vetosu ile meşrulaştırılıyor. Bölgede Batılılar tarafından atılan her adım, mutlaka İsrail’in bir suç makinesi olarak muhafazası göz önüne alınarak atılıyor.

Bölge uzun zamandır Batılı devletlerin sun’i tehdit algısı çerçevesinde nükleer silahlara sahip olduğu propagandası yapılarak Müslüman halklara karşı şekillendiriliyor. Nükleer silahlara sahip olan ve komşu ülkelerin topraklarını işgal ve ilhak eden bölgedeki tek devlet olan İsrail’in nükleer kabiliyetini tehdit olarak görmeyip, bir başka devletin nükleer silah yapabilme ihtimalini tehdit olarak ele almak hepimizin aklıyla alay etmek demektir.

Türkiye’nin sivil vatandaşları Akdeniz’in uluslararası sularında hukuk tanımaz İsrail tarafından vahşice katledilirken, ittifak sorumluluğu gereği saldırganı durdurmayı hatırına getirmeyen NATO, şimdi Türkiye’den hayali bir saldırı için ittifak sorumluluğunu yerine getirmesini istiyor.

Diş İşleri Bakanı, “Füze savunma sistemi sadece bir erken uyarı sistemi” derken sisteminin hangi tehdidin gereği olarak Türkiye’ye konuşlandırılacağını açıklamıyor. Türkiye resmi makamları, ayrıca, “bizim topraklarımızda füze kalkanı yok, sadece radar üssü var, füze kalkanı Polonya’da ve Romanya’da” diyerek halkı ikna etmeye çalışmaktadır. Oysa 5000 km uzaktaki tenis topu büyüklüğündeki bir cismin hareketini algılayabilecek olan radarların Malatya’dan tespit ettiği koordinat bilgileri Polonya ve Romanya’daki füze rampalarına iletilecek ve bu bilgilere dayalı olarak hedef vurulacaktır. Yani radar olmadan füze, füze olmadan da radar bir işe yaramaz. “Füze kalkanı”, radar ve füze bataryası ile beraber bir bütündür.

Biz bu filimi 2003’te de gördük. ABD ve İngiltere yıllarca, Irak’ta kitle imha silahlarının var olduğu yalanı ile tüm Dünya’yı aldatıp işgali gerçekleştirdiler. İşgalciler Irak’ın 1 milyon insanını öldürüp toplumsal kesimler arasına unutulmayacak nefret tohumlarının attılar ve bütün tabii kaynaklarını uzun yıllar boyu emperyalist başkentlere taşıyacak önlemler aldılar. Nasıl ki o günlerde işgale karşı çıkmak Baasçılık demek olmayıp bir insanlık görevi idiyse, bu gün de, bir başka komşu ülkenin bir başka yalan ile işgaline sebep olacak işlere karşı çıkmak bir insanlık görevidir. Bu gün ile o gün arasında çok önemli bir fark var: O gün Meclis, işgali durdurmaya yetmese de 1 Mart vetosu ile Türkiye’nin suç ortaklığını önlemişti, ama bu gün, Malatya’dan sağlanacak koordinat bilgilerinin füze rampalarına ulaşmasına engel olacak bir Meclis tezkeresine bile gerek yok; çünkü elektronik bilgi akışı Meclislerin iznine tabi değildir. Yani Malatya’daki radar üssü ile Türkiye, her türlü emperyalist savaşa her zaman istihbarat tedarik edecek bir istihbarat üssüne dönüştürülmüş olacaktır. 

Komşularıyla sıfır sorun ilkesini benimsediğini söyleyen hükumeti, bölge halkları arasında kardeşlik ve komşuluk hukukuna zarar verecek adımlardan vazgeçmeye, sanal ve ısmarlama tehdit algılarıyla hedef saptırmaya yönelik girişimlerden uzak durmaya çağırıyoruz.

NATO’nun Malatya’da kuracağı “Füze Kalkanı için Radar Üssü’ne “HAYIR” demek, her hangi bir ulus devleti korumak veya karşı çıkmak demek olmayıp, kurulmak istenen uluslar üstü egemenlik sistemine “HAYIR” demektir.

Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı

nato-fuze-kalkani-malatya01.jpg

nato-fuze-kalkani-malatya02.jpg

HABERE YORUM KAT