Mahcubiyetleri daha da artacak

14.09.2010 00:48

Erhan Başyurt

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandumda "evet" oylarının fazla çıkacağı kesinleşince basın toplantısı yaptı.

Çok iyi hazırlandığı belli olan konuşmasında "Evet diyenler de, hayır diyenlerde kazanmıştır. Hak ve özgürlükler herkes içindir" dedi.

Bu sözlere katılmamak mümkün değil.

Referandum paketi icraata dönüştükçe, "hayır" diyenlerin de en az "evet" diyenler kadar kazançlı oldukları net şekilde görülecek.

Birçok seçmen daha fazla özgürlük getiren paketin içeriğine vakıf olmadan siyasilerin yönlendirmeleriyle "hayır" dediğine nedamet duyacak.

Bunun ilk örneğini BDP ortaya koydu.

26 maddelik Anayasa değişiklik paketi Meclis'te görüşülürken destek vermeyen ve seçmenini sandıkta boykota zorlayan BDP'nin 3 milletvekili, dün sabah soluğu savcılıkta aldılar.

BDP Grup Başkan Vekili Bengi Yıldız, Şırnak Milletvekilli Hasip Kaplan ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Kenan Evren ve diğer darbecilerin yargılanması için ayrı illerde cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulundular.

Halkın onayıyla yürürlüğe giren, "darbeciler sivil mahkemelerde yargılanır", "12 Eylül darbecilerine yargı zırhı kaldırılsın" mahiyetindeki maddeler, onlara bu hakkı veriyor.

Hak ve özgürlükler herkes içindir...

Peki, BDP'liler madem bu kadar özlemle bu hakkı bekliyorlardı da, neden pakete Meclis'te destek vermediler?

Seçmenlerini neden boykota zorladılar?

Neden Doğu ve Güneydoğu insanının bu haklara erişmesini engelleyecek bir tutum sergilediler?

İşte tam bir "ideolojik körlük" örneği...

BDP tek örnek de değil.

"Darbelere karşıyım. Tankın üzerine ilk önce ben çıkarım" diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da seçmeni sürüklemeye çalıştığı çifte standardı izah etmekte zorlanacak.

Yakında CHP ve MHP'li vekil ve üyelerin de benzer şekilde 12 Eylül hukuksuzluğuna suç duyurusunda bulunması sizleri hiç şaşırtmasın.

Kadınlar, çocuklar, işçiler, memurlar, emekliler, engelliler, şehit aileleri, dul ve yetimler de yakın zamanda kazandıkları hakların farkına varacaklar.

Ve kendilerini "ülke bölünür", "yolsuzluk meşrulaşır" gibi aslı astarı olmayan gerekçelerle "hayır" demeye yönlendiren siyasi liderlere olan güvenlerini kaybedecekler.

Halkoylamasında çıkan yüzde 58 "evet" tabii ki AK Parti'nin değil.

Ama hükümet gerekli yasal düzenlemeleri yapıp hakların kusursuz işlemesini sağlarsa, muhalefetin kırdığı seçmenin önemli bir kısmını da kazanmayı başarır.

Umarım referandumu kazanmak hükümetin özgürlükçü demokrasi arzusunda bir rehavete neden olmaz.

Hak ve hürriyetlerdeki referandum kaynaklı iyileşmeler, "daha fazla özgürlüğe hayır" cephesinde yer alan parti ve sivil toplum kuruluşlarının halka karşı mahcubiyetini artıracaktır.

Yüzde 42 kimin oyu?

Referandumda sonuçların belli olmasından sonra basın toplantısı düzenleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Yüzde 42'lik 'hayır' oyu kampanyamızın başarısı, bizim için güzel sonuç" açıklamasında bulundu.

"Daha fazla özgürlüğe hayır" cephesinde yer alan MHP anlaşılan bu açıklamadan rahatsız oldu.

MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, "Hayır oylarının yüzde 42 oranında çıkmasının nedeni MHP'nin başarılı kampanyası ve halkın MHP'nin 'hayır' gerekçelerine inanmasıdır. CHP'nin 'hayır' gerekçesi yoktu. Taban kayması dedikodudur" dedi.

"Adam kendi oyunu sayamamış, yüzde 42'yi nasıl saysın" gibi Twitter geyiklerine girmeyeceğim.

Hesap ortada.

"Daha fazla özgürlüğe hayır" cephesinde yer alan CHP, MHP, DP ve DSP'nin 29 Mart yerel seçimlerinde aldıkları oyun toplamı yüzde 45.5.

İP, BTP, ÖDP gibi "hayır" diyen diğer partilerin oyları toplamı ise yüzde 2.

Yani oy toplamları yüzde 47.5.

BDP boykotu da eklenirse, yüzde 53'ü buluyor.

Diyelim Kılıçdaroğlu haklı.

29 Mart'ta olduğu gibi oyların yüzde 23'ü ya da daha fazlası CHP'ye ait.

Bu durumda MHP, DP ve diğer partilerden en az 5-6 puan taban kayması olması kaçınılmaz.

Diyelim MHP yüzde 16 olan oylarını korudu ya da Şandır'ın dediği gibi artırdı.

Bu durumda da CHP'nin oyları yüzde 23'lerin 5-6 puan altına düştü demektir.

Yüzde 42'nin yüzde 47.5'ten yüzde 5.5 az olduğu ortada.

Nasrettin Hoca'nın dediği gibi, "Kedi buysa, et nerede? Et buysa, kedi nerede?"

CHP ve MHP neden bilmiyorum ama seçmenin sandık mesajını almamakta ısrar ediyor.

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim