1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Mağaradakiler ve Mağazadakiler”
“Mağaradakiler ve Mağazadakiler”

“Mağaradakiler ve Mağazadakiler”

"Ortadoğu halkları “mağaralardan” meydanlara inip direnerek, mücadele ederek sömürü ve zilleti bitirecekler."

A+A-

Gönül Erleri Mail Grubu’nun Eyüp Bahariye Mevlevihanesi’nde, her ay bir yazarla söyleşi şeklindeki programlarının sonuncusu Ali Değirmenci’nin katılımıyla ve Nehir Aydın Gökduman’ın sunumuyla gerçekleştirildi.

Değirmenci’nin konu başlığı “Mağaradakiler ve Mağazadakiler” idi. Yazar, herkesin tefekkür ettiği, bilinçlendiği bir ‘Hira’ mağarası olması gerektiği ancak bunun yeterli olmayacağını, aynı zamanda mağaralardan inip meydanlara, sokaklara çıkmamızın zorunlu olduğunu ve mücadelenin bu alanlarda da yüklenilmesi gerektiğini belirtti. Kendini salt tefekkür etmeye, iç dünyasını zenginleştirmeye adayıp mücadeleden geri durmanın Peygamber’in (s) sünnetine uyan bir tavır olmadığına değinen yazar, aynı zamanda ‘mağaralardan’ dışarı çıktığı halde ‘mağazalara’ yani kapitalist yaşam tarzına ram olanların da Kur’an’ın bize öğrettiklerine ters davrandıklarını vurguladı.

Bu girişten sonra, İslami Mücadele sürecinde Müslümanların bir kavmiyetçilik sorunu, milliyetçilik hastalığı olduğunu belirten yazar, tarihten Ebu Zerr ile Bilal Habeşi arasında gelişen bir olayı örnek getirerek her daim milliyetçilik/kavmiyetçilik illetine karşı dikkatli olmamız gerektiğini söyledi.

Yazar, daha sonra mücadelemizde niteliğin niceliğe göre daha belirleyici olduğuna vurgu yaptı. Mao’nun Çin’deki komünist devrim sürecinde 600 nitelikli köylü ile yola çıktığını söyleyen Değirmenci, bizim de sayıyı arttırmaktan ziyade; kaliteli, bilinçli ve adanmış şahsiyetler olmamız gerektiğine vurgu yaptı.

Yazar, her ortamın ve zamanın fıkhının farklı olduğuna ve biz Müslümanların her ortamda ve şartta Kur’an’dan hareketle bir hareket, bir mücadele fıkhı oluşturmamız gerektiğine değindi. Bunu yaparken yeryüzünün bilgisine sahip olmamız gerektiğini belirten Değirmenci, Kur’an’ın da bize bir yeryüzü bilgisi verdiğini, önce putperestliği, zulmü, sömürüyü anlattıktan sonra tevhidin aydınlığına vurgu yaptığını söyledi.

Daha sonra Ortadoğu intifada sürecine dikkat çeken yazar, bu hareketlerin geç bile kalmış olduklarını, Allah’ın izniyle ülkelerindeki baskıyı, sömürüyü ve zilleti bitireceklerini vurguladı.  Ortadoğu halklarının “mağaralardan” meydanlara inip direnmeleriyle, mücadele etmeleriyle bu sonuçlara ulaştıklarına değindi.

Değirmenci son olarak, her çağda ve her mekanda kurtuluşun yegane yolunun Kur’an’ı okumak, anlamak ve yaşamak olduğunu belirtti, Kur’an’ın bir devrim, bir inkilab kitabı olduğuna değindi.

Program, dinleyicilerden gelen sorular ve yazarın kitaplarını imzalamasıyla son buldu. 

Haber: Mücahit Gökduman

gonul-eri-20120611-01.jpg

gonul-eri-20120611-02.jpg

HABERE YORUM KAT

1 Yorum