1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Madem kâr yok, o alım-satım niye?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Madem kâr yok, o alım-satım niye?

A+A-

Artık ciddi ciddi yurtdışına uçmayı düşünen büyük patronun Ankara sözcülerinden Fikret Bila diyor ki;

 “Denetime konu olan işlemlerde Doğan Grubu’nun kasasına bir liralık gelir girmemiş, mal ve hizmet değişimi yapılmamış ve üçüncü bir kişiyle de ticaret söz konusu olmamıştır. Söz konusu şirketler, gelir getirici veya katma değer yaratıcı bir işlemde bulunmamışlardır. Hal böyleyken, denetim elemanlarının hayali bir gelir yaratarak, hayali vergi tahakkuk ettirmeleri, vergi kadar ceza kesmeleri şehir efsanesinde olduğu gibi minare gölgesini vergilemek gibi bir şeydir.”

Sadece gazetecilik yapmayan, aynı zamanda patronun ticari işlerinde sözcülük/aracılık da eden diğer yazarları da, benzer argümanlarla savunmalar geliştirmişler.

Konu: 3.7 milyarlık vergi kaçağı ve vergi cezası için patrona tebliğ edilen vergi ihbarnamesi..

En özet savunma Fikret Bila’da olduğu için, onu esas alıp konuyu masaya yatıralım.

Ne diyor Bila?

“Denetime konu işlemlerde, Doğan grubunun kasasına bir liralık gelir girmedi”!

Bu birinci temel bilgi.

İkinci temel bilgi de şu: “Mal değişimi yok”!

Bu da güzel..

Üçüncü temel bilgi: “Hizmet değişimi de yok”!

Dördüncü bilgi: “Üçüncü bir kişiyle ticaret yapılmadı”!

Beşinci temel bilgi: “Gelir getirici bir işlem yok”!..

Altıncı temel bilgi: “Katma değer oluşturan bir işlem de sözkonusu değil”!

Fikret beyin anlatımı böyle..

O zaman bizim de sormamız lazım: “Manyak mısınız, peki siz?”

Durun canım, hemen kızmayın.. Amacım hakaret etmek falan değil.

Çizdiğiniz tablonun ne kadar hayali olduğunu söylemek için bu tepkiyi veriyorum...

Ve soruma devam ediyorum: “Doğan grubunun kasasına bir lira gelir girmiyor”sa..

“Mal değiştirmedi”yseniz.. “Hizmet değişimi yapmadı”ysanız.. “Üçüncü bir kişiyle ticaret sözkonusu değil” ise.. “Gelir getirici bir işlemde bulunmadı” iseniz. “Katma değer oluşturmadı”ysanız..

Affedersiniz beyler, o hisse senetlerini bir şirketinize niye sattırdınız, diğer şirketinize niye aldırdınız?

Haydi beyler buyrun, cevaplayın.

Zor bir soru oldu ise, Maliye profesörü Şükrü Kızılot’a da sorun..

Ama soruyu, tezgahı kuran ustalara sormakta daha büyük fayda var..

Onlar organize ettiler çünkü.. “Alım”ı da, “satım”ı da..

Şimdi söylesinler, “niye alındı” ve “niye satıldı”?

Öyle ya, patron gelir elde etmiyorsa, kasasına bir lira girmiyorsa, katma değer oluşturmuyorsa, bu hisse senetlerini bir şirketine sattırıp, diğer şirketine aldırmanın ne manası olabilir ki?

Haydi diyelim ki, Maliye uzmanları işi yanlış anlamışlar.. Ortada bir gelir olmadığını görememişler! Peki siz söyleyin, Doğan grubunun koca koca uzmanları, bu işin aslı nedir?

Niye alırsınız hisse senetlerini, niye satarsınız? Bir kâr yoksa, bir faydası yoksa, niye boş işlerle uğraşırsınız? Hem de AydınDoğan ve avanesi gibi, uyanık tüccarlar, niye böyle, “gelir getirmez” işlerle uğraşırlar?

Bir başka açıdan baktığınızda, Fikret Bila’nın bu tesbitleri, kendi patronuna da bir anlamda hakaret..

Patronunu, adeta boş işlerle uğraşmakla suçluyor Fikret bey. “Kâr elde etmez. Gelir elde etmez. Hisseleri bir taraftan alır, bir taraftan satar.. Ama niye alır, niye satar, bilinmez. Çünkü hiçbir faydası yoktur bu alım-satımların!” demeye getiriyor!

Acaba gerçekten öyle mi?

Dikkat ederseniz; “o alınıp satılan hisse senetlerinin rayiç değeri nedir, ceza kesilen satış sırasındaki gösterilen değerine oranı nedir” diye sormuyorum. İşi saflığa vuruyorum..

Dikkat ediyorsanız; “ceza kesilen hisse senetlerinin alım işlemindeki değeri nedir, o senetlerin yıllar önceki alım fiyatı nedir” diye de sormuyorum..

Biliyorum ki, Fikret beyin bunlara cevap verebilmesi, hiç mümkün değil!

Ben, empati yapıp, “Acaba bu büyük gazeteci ve onun şahsındaki o çok büyük yazarlar; patronlarını savunurken, kendilerini nasıl haklı görebiliyorlar” onu anlamak için soruyorum..

Evet; TBMM’yi, hükümeti, başbakanı, bakanları sorgulayan köşe kadıları.. Söyler misiniz “patronunuz, beş kuruş getirisi olmayan o alım-satımları niye yapmış?” Patronunuz “alım-satım hastası mı?”

Yoksa, onun yaptığı oyunlara sizin zekanız güç yetiremiyor da, Maliye’nin uzmanlarını da, kendiniz gibi mi sandınız siz?

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT