Lokomotifler ve vagonlar!..

16.06.2010 00:36

Serdar Arseven

Kiminde lokomotif zihniyeti hakimdir, kiminde vagon. Bazı meslektaşlarımızın “eksen kayması” başlığı altında “İsrailcilik” yapmalarının ajanlıkla filan alâkası yok aslında.

 “İsrail ajanı” ihmal edilebilecek sayıdadır.
Kendilerine uygulanan eğitim modellerinin şekillendirdiği beyin yapıları, onlara her iyiliğin “batı”, her kötülüğün ise “şark” kaynaklı olduğunu empoze eder.
Bunlar gazeteci değildir aslında; birer vagondur…
Lokomotif nereye çekerse, oraya giderler!..
¥
Ziya Paşa rahmetli, Terkib-i Bend’inde ne güzel de ifade etmiş:
İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki
Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı
(Devletin ilerlemesine, yükselmesine engel olan İslâmiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı!..)
Bu “yeni” denilen…
İ.T. zihniyeti!..
¥
Bu “ezik-büzük” takımından meslektaşlarımızdan biriyle “Ortadoğu” turundaydık.
Dedi ki;
“Nerede cami, minare, kubbe varsa orada geri kalmışlık var!..”
E tabii…
Müslüman, Kur’an’a sıkı sıkıya sarıldığı dönemlerde dünyanın lideriydi; Kur’an’dan koptuğu dönemlerde uşağı!..
¥
Bu uşaklık, Kur’an’dan kopuş nispetinde oluyor elbette…
Şimdi…
İsrail’in yardım gemisindeki sivil Müslümanlara yönelik terörist saldırısının sonrasında bile,
“İyi ama bu işte Hamas’ın suçu var. İyi ama İHH’nın yaptığı da doğru muydu?.. Filistin’den başka derdimiz mi kalmadı?” yollu yaklaşımlarda bulunabilenleri anlamak lazım…
Kur’an’dan uzaklaşan “Müslüman” şahsiyetinden de uzaklaşıyor!..
Uşaklaşıyor!..
¥
Siz hiç aldırmayın…
Eksen kayması filan yok…
Türkiye, tarihteki son İmparatorluğun mirasçısı.
İstikrarsız yönetimler döneminde; bunun hakkını veremiyordu…
Bugün; ABD’nin Irak-Afganistan bataklığına saplanışı; AB’deki dağılma sürecinin bütün belirtileriyle ortaya çıkışı Türkiye’ye tarihi fırsatlar sundu.
Ülkem onu değerlendiriyor!..
¥
İran’la ilişkilerin artması batı dünyasından kopartmaz, aksine bağları daha da güçlendirir.
Bakın;
Ne Almanya’nın ne de Fransa’nın umurunda İran’a yönelik yaptırımlar.
Almanya; “soykırım yaygarası”nın suçlusu ilan edilmiş bir devlet olmasına rağmen, İran’la çatır çatır ticaret yapıyor.
Fransa, Anayasasında laiklik ilkesine yer veren yegane AB ülkesi olarak, “Şeriatçı” İran’la ilişkilerini her geçen gün tırmandırıyor…
Böyle bir ortamda, bizim “İran”dan kopmamızın mantığı ne?..
Paranın dini imanı yok…
Kapitalizmin dini de imanı da para!..
Türkiye; Ortadoğu ve bilhassa sınır komşuları ile iyi ilişkiler geliştirememenin; bu arada sınırlarını tehdit eden savaşların trilyonlarca doları bulan zararlarını üstlenmek zorunda kaldı.
Bütün bu süreçte batıya iyice yanaşmak suretiyle “bir koyup üç almayı” hedeflemedik mi?..
Ne oldu elimize geçen:
Bire üç derken…
Üçün biri!..
¥
Türkiye bugün hiç olmadığı kadar güçlü…
Bırakın İran’ı, Suriye’yi…
Geçenlerde Sırbistan’a gittik…
Orada bile müthiş bir Türkiye hayranlığı var!..
Almanlar; “Bir gün işçi olarak Türkiye’ye göçmek durumunda kalacağız” diyorlar!..
Yıllardır, “AB’ye imtiyazlı ortaklık” dayatmasında bulunan Almanya ve Fransa, Türkiye’nin bu çok yönlü, çok boyutlu dış politika açılımları devam ettikçe dirençsiz kalacak.
Zira; yıllar yılı “tek odağa bağımlı” politikaların acısını çeken; her krizin faturasını üstlenmek mecburiyetinde kalan Türkiye, bugün “kontrol edilemeyecek” bir güç haline geldi.
ABD bu “batağa saplanmış” haliyle Türkiye’yi gözden çıkaramaz.
AB; hele bu parçalanmaya yüz tutmuş yapısıyla
İran, Rusya, Ürdün, Suriye, Irak ve Filistin hattında ağırlığını her geçen gün daha fazla hissettiren Türkiye’yi daha fazla itemez!..
¥
Türkiye, Ortadoğu’nun lider ülkesidir artık.
Bunu halklar kabullenmiş durumda; yönetimler de Türkiye’siz iş yapamaz!
AB; Ortadoğu’daki iddiasından vazgeçmeyecekse, Türkiye’yi öncelikle dikkate alacak.
¥
Ben, Ahmet Davutoğlu önderliğinde yürütülen dış politikanın, Türkiye’nin AB tam üyeliği hedefine ulaşmasına büyük ölçüde yardımcı olduğuna.
Ve belki de Türkiye’yi “AB üyeliğine” ihtiyaç duymayacak bir noktaya taşıdığına inanıyorum…
Takozlar faalse de; Türkiye doğru yolda.
Biz, bize düşene bakalım…
Bizim de fert fert, cemiyet cemiyet yapmamız gerekenler var…
¥
“Vagonluktan istifa” diyelim.
Ve yarın bu noktadan devam edelim…
İRFAN DİNÇ’İN BABASI VEFAT ETTİ
Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç’in babası Mevlüt Dinç tedavi gördüğü Çankırı Devlet Hastanesi’nde vefat etti.
Kıymetli dostum İrfan Dinç ile geçtiğimiz hafta bir araya geldiğimizde, babasının durumunun hayli ağır olduğunu söylüyordu.
Dualar ettik; Allah rahmet eylesin vade bu kadarmış.
Cenab-ı Hak’tan Mevlût amcamıza rahmet, İrfan kardeşimiz ile diğer yakınlarına sabırlar niyaz ederiz.
Mekânı cennet olsun.

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim