1. YAZARLAR

  2. Yavuz Bahadıroğlu

  3. “Little Boy”, “Fat Man” ya da atom bombası
Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

“Little Boy”, “Fat Man” ya da atom bombası

A+A-

Yine kimse hatırlamadı, kimse üstünde durmadı, ama 6 Ağustos Hiroşima’ya dünyanın ilk atom bombasının atılışının yıldönümüydü (1945)...

Toprak hâlâ çorak, bitkiler hâlâ solgun, çocuklar hâlâ hasta dünyaya geliyor...

Aynı zamanda olay Batılı insanın acımasızlığının ölçüsüzlüğünü göstermesi açısından üzerinde durulması gereken bir olaydır.

İkinci Dünya Savaşı, arkasında bıraktığı 50 milyona yakın ölü ve kayıp, 35 milyona yakın da sakatla dünya tarihinin zaten en dramatik savaşıydı... Amerika’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombaları atması ise bu dramatik savaşı daha da dramatize etti.

Düşünün ki, Almanya çözülmüş, kendi içine büzülmüş, tek başına kalan Japonya’nın teslimine de ramak kalmıştı. Fakat Amerika, 1945 yılı Temmuzunda geliştirdiği bombayı deneyecek canlı hedefler arıyordu (alışkanlığı hâlâ sürüyor)...

Dünyaya dehşetli bir gözdağı verecek, bunun yaydığı korku sayesinde de savaş sonrası kurulacak yeni dünyanın kontrolünü ele alacaktı. Bu iddiasını gerçekleştirmek için bir dehşet tablosuna muhtaçtı: Bunu da atom bombası sağlayacaktı.

6 Ağustos 1945 sabahı Güney Pasifik’teki Tinian Adası’ndan Albay Paul Tibbets yönetiminde bir B-29 uçağı havalandı. Sıradan bombardıman uçaklarından biriydi, ancak sıra dışı bir bomba taşıyordu: Atom bombası...

Dünyaya “şaka” yapmak ister gibi, bombanın adını “Little Boy – Küçük Çocuk” koymuşlardı.

Albay Paul Tibbets, saat 8.10 sularında Hiroşima semalarına girdi. Ve saat tam 8.15’te bombasını on bin metre yükseklikten Japonya’nın en güzel kenti Hiroşima’ya bıraktı.

İlk anda yetmiş bin insan öldü. Bombanın yarattığı yüksek ısı cesetleri asfalta yapıştırdı. Bir hafta boyunca şehre asit yağdı. İki ay içerisinde radyasyon sebebiyle yetmiş bine yakın insan daha hayatını kaybetti.

Bilanço korkunçtu: Radyasyon ve yüksek ısıdan oluşan hastalıklar, beş yıl içinde ikiyüz bin insan canına mal olacak, on binlercesi de sakat kalacaktı.

Çocuklar, aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ sakat doğuyor.

Bu dehşet tablosu Amerika’yı yönetenleri etkilemedi. Hiroşima’ya bomba atıldıktan üç gün sonra, 9 Ağustos 1945’te bombardıman uçağı Nagazaki’ye yöneldi: Uçak, “Fat Man – Şişman Adam” isimli bir atom bombası taşıyordu.

Saatler 11.02’yi gösterirken yirmibir ton patlayıcı gücüne eşit bir güç oluşturan bomba Nagazaki’yi cehenneme çevirdi. Yetmiş beş bin kişi anında kavrulup yok oldu. Bir o kadar kişi de beş yıllık süre içerisinde can verdi.

Özet olarak, Hiroşima ve Nagazaki’de üçyüz elli bini aşkın sivilin atom bombalarıyla katledilmesi, şimdilerde insan hakları savunuculuğuna soyunmuş Batı ittifakının ikiyüzlülük boyutu hakkında bilgi vermeye herhalde yeter.

Bize gelince: İkinci Dünya Savaşı’nda ekonomik, teknik ve moral açıdan çöken Japonya’nın kısa sürede toparlanmasıyla bir ekonomi ve teknoloji devine dönüşmesinden ders almalı ve bu dersin ışığında millî şuuru şahlandırmalıyız.

YENİ AKİT 

YAZIYA YORUM KAT