Lieberman hayal kuruyor

19.07.2010 00:37

Yaser ez Zeatira

Lieberman'ın Gazze'den ayrılma projesi, bölgenin Mısır'a iade edilmesine zemin hazırlamayı amaçlıyor olabilir. Bu plan kabul edilemez.

İsrail devletinin, Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın Gazze’den tamamen ayrılmayla ilgili önerisine dair resmi tutumu konusunda kesin bilgiler yok. Zira bu adamda proje çok, ancak hiç kimse dışişleri bakanı konumunu ciddiye almıyor. Bazılarıysa Lieberman’ın, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun görüşlerini ılımlıymış gibi göstermek için kasıtlı olarak aşırılıkçı tutumlar ortaya koyduğunu düşünüyor.

Lieberman’ın önerisi özetle, Gazze’yi işgalle bağlantısı bulunmayan bağımsız bir devlete dönüştürmek. Buna göre, AB elektrik santrali kurulması, atık su tesisi ve deniz suyunun tatlı suya dönüştürülmesi gibi projeleri üstlenecek. Ayrıca AB ve BM sınırı kontrol edecek. Gazze’ye yönelen gemiler, yasak malzemeler taşıyıp taşımadıklarının teyit edilmesi için Kıbrıs ve Yunan limanlarında denetlenecek.

İsrail hükümetinin planı kabul etmesi durumunda Lieberman projeyle ilgili diğer çevrelerin onayını almak istiyorsa, bu büyük ölçüde zor olacaktır. Mısır, İran ve direniş ekseni yanlısı olmakla suçlanan Gazze’nin kendi kucağına atılmasını kabul etmez. Hamas da siyasi maliyetinin yüksekliği ve tehlikesinden dolayı bunu reddedecektir. Geriye Ramallah’taki yönetimin reddetmesi kalıyor. İşin aslı şu ki, Filistin Yönetimi’nin planı reddedip reddetmemesi önemli değil.

Fakat Washington ve AB desteklerse, projenin BM Güvenlik Konseyi’nde kabul edilmesi imkânsız değil. Zira taht kavgasının eşiğindeki Mısır ABD yönetimine karşı çıkacak bir durumda değil. Mısır böyle bir durumda, Gazze’de boğulmuş devletçikle yaşayabileceğini söyleyecektir. Kahire daha önce Sudan’daki ‘Müslüman Kardeşler’ rejimiyle birlikte yaşadı ve tehlikeleri kontrol altına aldı. Dahası, yeni Gazze devlete dönüştükten sonra isyancı olmayacak ve devletin birçok kazanımına boyun eğecektir. Gazze meydan okumak yerine Mısır’a yakınlaşmak isteyecektir.

Hamas ise çıkmazın sorumluluğunu başkalarına yükleyerek yeni durumun kazanımlarına yoğunlaşacaktır. İsaril’le yapılacak nihai bir anlaşma da büyük ölçüde kötü olacak, zira Kudüs’ün çoğunluğunu, büyük yerleşimleri ve mülteciler konularını bir kenara bırakacak, eksik egemenliği kabul edecektir.

Bu senaryoda direnişin imkânları sınırlı olacaktır. Fakat buradaki paradoks, tıpkı Lübnan’da da yaşandığı gibi, çekilmeden sonra Hamas’ın askeri gücünü artıracak ve İbrani devletinin bu durumu kabul etmeyecek olmasıyla ilgili. İsrail’in bunu kabul etmesi, gücünün ve varlığının gerilediği anlamına gelir. O halde bu konu çözümsüz. Bizce bu proje Filistinlilere dayatılırsa başarısız olacaktır. Geriye şöyle bir soru kalıyor: Acaba bu proje üzerinden Gazze’nin Mısır’a iade edilmesine zemin hazırlanıyor olabilir mi? Bu uzak bir ihtimal değil, ancak bölgedeki Amerikan-Siyonizm projelerinin son yıllardaki başarısızlığı göz önünde bulundurulduğunda, Mısır’a iade meselesinin Filistinlilere dayatılması da başarısız olacaktır. (Ürdün gazetesi Düstur, 18 Temmuz 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim