1. YAZARLAR

  2. Ahmet Varol

  3. Libya’da Devletleşmenin Zorlukları
Ahmet Varol

Ahmet Varol

Yazarın Tüm Yazıları >

Libya’da Devletleşmenin Zorlukları

A+A-

Dikta rejimlerine karşı devrim gerçekleştirilen tüm ülkelerde olduğu gibi Libya’da da Kaddafi rejiminin çökertilmesinden sonra yeniden yapılanma sürecinde çeşitli zorluklar yaşanıyor. Bunlar coğrafi ve toplumsal şartlara göre değiştiğinden Libya’nın zorluklarını da kendine özel şartları içinde değerlendirmek gerekiyor.

Libya’da dikta rejimini devirerek yetkiyi ele alanlar bu yapılanmayı devrimden devlete geçiş süreci olarak nitelendiriyorlar. Farklı siyasi kesimlerin tamamının bu isimlendirmede ittifak ettiği görülüyor. Sebebi ise Kaddafi döneminde ülkede bir devlet nizamının değil mafya düzeninin, tam bir çete yönetiminin hakim olduğu kanaatinin yaygın olması. Onun dönemindeki uygulamaları ve geriye bıraktığı mirası gözlemleyince gezi heyetimizdeki arkadaşlarımız da bu kanaate hak verme ihtiyacı duydular.

Şimdi yeniden yapılanma döneminin en önemli sorununun güvenlik sorunu olduğu görülüyor. Bunun da birinci sebebi henüz milislerin elindeki silahların toplanamamış olması. Herhangi bir şiddete ve çatışmaya kapı açmamak için silahları baskı yoluyla değil uzlaşma yoluyla ve kademeli toplamak istiyorlar. Bu amaçla ellerinde silah bulunan milislerin tümüne ya gelip silahlarıyla birlikte resmi güvenlik organlarına katılmaları, devlet bünyesinde çalışmaları ya da getirip silahlarını teslim etmeleri için son bir talimat gönderilmiş. Bunun için belli bir süre tanınmış ve sürenin dolmasından sonra kademeli bir şekilde silahların toplanması, güvenlik ve istikrar karşısında risk oluşturabilecek silahların elde tutulmasına artık izin verilmemesi planlanıyor.

Güvenlik sorununda ikinci önemli etken ise Kaddafi döneminde istihbarat ve güvenlik organlarında istihdam edilmiş silahlı elemanlardan, kendilerini gizleyebilmiş ve silahlarını saklayabilmiş olanların bugün birer mafya çetesine dönüşmüş olmaları ve zaman zaman şiddete başvurmaları. Bizim Libya gezimizden iki gün önce Gazze’ye giden Mavi Marmara kafilesinden bir araca saldıran silahlı grubun da Kaddafi kalıntısı çetelerin elemanlarından oluştuğu söyleniyordu. Onların etkisiz hale getirilmesi ve ellerindeki silahların alınması için de devlet otoritesinin oluşmasına ve istikrar sağlanmasına ihtiyaç var. Devrim sürecinde rejime karşı savaşmış grupların ve aşiretlerin milis güçlerinin güvenlik organlarına iltihakı veya ellerindeki silahları teslim etmeleri durumunda Kaddafi kalıntısı mafya çetelerinin etkisiz hale getirilmesi daha kolay olacak.

Güvenlik açısından tehdit oluşturan üçüncü önemli unsur ise Kaddafi yönetiminin son döneminde özellikle direnişçileri zorlamak amacıyla sokağa saldığı adi suçlular. Bunlar halkın arasına yayılmış ve suç işlemeye yatkın bir yapıya sahipler. Aralarında, dış güçlerin ve özellikle uyuşturucu mafyasının ifsat politikalarının tuzağına düşerek uyuşturucu müptelası olanların sayısı bir hayli fazla. Bunların ya bir rehabilitasyona tabi tutularak toplumla uyumlu hale getirilmeleri ya da yeniden gözetim altına alınmaları gerekiyor.

Ülkenin ikinci önemli sorunu ise Kaddafi döneminde petrol gelirlerinden istifadeyle halka dağıtılan maaşlar, başta petrol ürünleri olmak üzere önemli tüketim maddelerinin fiyatlarının sübvansiyonla düşük tutulması yoluyla ülke ahalisinin önemli bir kesiminin, özellikle de şehirlerde ikamet edenlerin insan tabiatına aykırı bir atalete sevk edilmiş olması. Bu atalet aynı zamanda ülkeye hizmet sunacak nitelikli eleman yetiştirilmesinin de önüne geçmiş. Yeni yönetimin bu maaşları ve sübvansiyon kaynaklarını birden kesmesi imkânsız, çünkü bunun geniş çaplı tepkiye neden olacağından korkuluyor. Bu sorunun çözümü ise toplumsal dönüşümü gerektiriyor. İnsanların çalışmadan gelir temin etme bağımlılığından kurtulmaları, meslek edinmeleri ve verimli çalışma ile toplumsal hayata iştirak etmeleri gerekiyor.

Ayrıca geçmiş dönemde üretici sanayiye zikre değer bir yatırım yapılmamış. O yüzden halk tüm tüketim mallarında dışa bağımlı. Bunun yanı sıra belediyeler tamamen ilga edildiğinden alt yapı hizmetlerinde iyi bir koordinasyon oluşturulmamış ve çok eksik kalmış. Şimdi yeni yönetim, belediyeleri tamamen sıfırdan yapılandırmaya ve altyapı hizmetlerinde merkezi sistemden yerel yönetim sistemine geçmeye çalışıyor.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT