Libya direnişi ve Suriye korkusu...

02.05.2011 17:56

Osman Atalay

Arap halklarının direnişini anlamaya çalışırken en çok kafa karışıklığının Libya ve Suriye’de yaşanmakta olduğuna şahit oluyoruz. Arap dünyasındaki gelişmeleri bilgi eksenli değil de tahmin üzerinden değerlendiriyoruz. Arap uzmanlarımızın yetersizliğine şahit olmaktayız. Mısır ve Tunus halk direnişinin arkasında Arap öğrencisi, öğretmeni, siyasetçisi, doktoru, işçisi, zengini ve fakiri var. Arap sokaklarında dolaşmadan Arap direnişi hakkında derinlikli ve kesin tahmin ve iddialarda bulunmak ne kadar gerçekçi olabilir?

Arap halklarının yaşadığı değişimi üç türlü yorumluyoruz: Batı kaynaklı analizler, doğu kaynaklı analizler ve Türkiye’den kişisel bakışlar. Libya ve Suriye’de yaşanan olaylara özellikle vehim, korku, paranoya ve komplo teorileri ile yaklaşım içerisindeyiz. Türk medyası adına çok üzücü bir durum. Tahminler, korkular ve iddialar üzerine inşa edilen yorumların televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında kamuoyuna sunulması Arap dünyasında hayretle karşılanıyor. Sahada bulunan taraflar, direniş grupları, iktidar ve muhalif lider çevrelerinin görüşleri ve fikirlerinden mahrum, eksik yapılan yorumlar; Türk medyasının saha çalışmasını hâlâ sevemediğini gösteriyor.

İstanbul Platformu tarafından düzenlenen ve iki gün süren “Suriye için İstanbul Buluşması Sempozyumu” hafta başında İstanbul Şişli’deki Cevahir Otel’de gerçekleşti. Tüm Arap ve Batı medyası buradaydı. Suriyeli Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Türkmen muhalifler dertlerini, sorunlarını anlattılar. 40 yıldır yaşadıkları zulmü anlattılar. Sonuç bildirgesinde yer alan üç ana madde çok önemli idi. Dış müdahaleye, bölünmeye ve silahlanmaya karşı olduklarını deklare ettiler. Bu toplantıya tüm Türk medyası davetliydi. Maalesef üç dört gazete, iki televizyon kanalından başka kimse merak edip gelmemişti.

Libya’da neden muhalifler Fransa’dan yardım aldı? Libya iç savaşa gidiyor, olay adalet ve özgürlük mücadelesinden tamamen çıktı, başka hesap görülüyor, uzun süren iç savaş ve işgali izleyeceğiz, yarın Suriye’de çok daha kötüsü olacak. Bu senaryoya karşı Türkiye’de sözü olan kimse var mı? Irak’tan ders almadık mı? Şam bombalanırken ne hissedeceğiz? gibi sorular soran arkadaşlar Libya’da yaşananların sebeplerini ve mecburiyetleri, diktatörlere verilen şansların tükenişini hiç konuşmuyorlar. Sebep sonuç ilişkileri, kader, mukadderat ve adaletin, reel ve ekonomik siyasi gerçekler karşısında söz sahibi olacağını bir türlü kabullenemiyorlar. Bizler daha dün Saraybosna daha fazla bombalanmasın, Kosova’da daha fazla çocuk ölmesin, Gazze’de İsmail Heniye’nin “Yok mu Allah aşkına bize yardım edecek?” çığlıkları karşısında batıdan vicdan sahibi kurumlara muhtaç kalmamızı kabul ederken; şimdi Libya’da tepelerine Müslüman Kaddafi’nin bombaları düşerken önce Arap Birliği’ne, sonra İKÖ ve BM’ye “Durdurun şu zalimi” diye yakaran Libya halkına neredeyse sövme noktasına gelmemiz çok acı verici bir durum.

Libya halkı kendi tercihini mecburen yapmıştır. Suriye’de 40 yıllık muhalefet mücadelesi var. Soykırıma uğrayan bir halkın direnişine; Beşşar Esad’ın, “Bu işin arkasında Suud ve Ürdün’den silahlı gruplar, batılı ajanlar, selefiler, Filistinli gruplar var” yalanlarıyla bastırmaya çalışan sözleri ile yaklaşmak gerçeği görmemekte inat etmektir. Sarayevo, Grozni, Bağdat bombalanırken ne hissettiysek aynı duygu içinde üzüleceğiz. Bu değişim sürecidir, şüphesiz sancılı olacaktır. Arap gençliği, aydınları, siyasileri en az Türkiye aydını, siyasetçisi, öğrencisi kadar akıllıdır. ‘Arap ayaklanmalarının arkasından emperyalist batı ve Amerika oyunu çıkabilir’ kehaneti ve falcılığının en az bizler kadar farkındadır Arap kardeşlerimiz. Yağmurdan kaçarken doluya tutulanlar, denize düşerken yılana sarılanların halinden anlamak zordur. Ateşle imtihan olmak daha da zordur. Arap halklarının uyanış mücadelesini anlamak biraz sabır, acı ve hüzün gerektirecektir. En çok acı çekecek olanlar siyasi hesap yapanlar olacaktır.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim