Leoparın benekleri değişmez...

23.06.2011 00:09

Fikret Ertan

Yemen lideri Salih özgürlük ve haklar için ayaklanan halk hareketini grip salgınına benzetmiş, salgının gelip geçeceğini söylemişti.

Hüsnü Mübarek de 30 yıllık iktidarına yönelik halk hareketini dış komplolarla izah etmiş, göstericileri ağır dille suçlamıştı. Muammer Kaddafi de onlardan aşağı kalmamış aynı lafları etmiş, göstericileri terörist, uyuşturucu müptelaları olarak nitelemiş, hatta bunları farelere benzetmiş, köklerinin kazınacağını ilan etmişti.

Yaklaşık 40 yıllık Baas rejimi ve bunun temsilcisi Esed ailesi ve bağlılarına karşı sokağa dökülen, özgürlük, demokrasi ve insan hakları talep eden protesto hareketini bugün Suriye lideri Beşşar Esed de diğerleri gibi ağır nitelemelerle suçluyor, bu harekette yer alanları sabotajcı, ajan, terörist olarak göstermeye çalışıyor, vücuda giren mikroplar olarak tanımlıyor. Böylece, Esed de son konuşmasında diğerlerinin artık bıkkınlık veren komplo suçlamalarını tekrarlamaktan, halkına hakaret etmekten başka bir çare bulamamış bulunuyor. Konuşmasında birtakım reform taleplerinden, bunları zaman içinde karşılamaktan söz ediyor. Ancak yine de net bir şey söyleyemiyor. Bazı tarihler veriyor; ama bunların hakkında inandırıcı ayrıntılar veremiyor. Zaten bunları yapsa da artık iş işten geçmiş durumda. Reform taahhütleri ve vaatleri çok gecikmiş, yetersiz görünüyor. Nitekim, kendi bağlıları dışında hiç kimse bu vaatleri ciddiye almıyor. Türkiye'ye sığınanlar, şu veya bu şekilde seslerini duyuranlar, yurtdışındaki muhalifleri Esed'e inanmıyorlar. Bunlar haklılar elbette. Esed bugün 11 yıldır iktidarda bulunuyor. Bu süre içinde bugün vaat ettiklerini hiç gündeme getirmedi. Getirseydi, kendisine tavsiyede bulunanları dinleseydi bugün bulunduğu noktada elbette olmaz, halkın büyük çoğunluğunun istemediği bir lider olarak ortada durmazdı.

Ne var ki, iktidarı babasından devraldığı gün Suriye'deki değişim için çeşitli sebeplerle bir umut olarak takdim edilen Beşşar Esed kendisinden beklenenleri gerçekleştiremedi; aynı tas aynı hamam olarak Baas rejimini sürdürmeyi tercih etti. Bu arada birtakım kozmetik değişiklikler yaptı; ama bunlar 40 yıllık sert, baskıcı, otoriter ve boğucu Baas rejimini halkı yönetim tarzında herhangi bir değişikliğe, yumuşamaya, serbestleşmeye yol açmadı. Suriye dediğimiz gibi aynı hamam, aynı tas olarak kaldı.

Bu şüphesiz onu destekleyen bazı güçlerin, devletlerin işine geldi. Bunlar için Suriye halkının huzuru, özgürlüğü ve refahı o kadar önemli değildi. Baas rejimi onların gözünde Lübnan'a ve diğer yerlere ulaşmada stratejik bir değerdi, o kadar. Bugün de bu güçler, bu devletler bütün olup-bitene rağmen aynı doğrultuda hareket etmeye devam ediyorlar. Suriye'nin istikrarı her şeyin üstünde gibi çok yanlış bir yaklaşım sergiliyorlar. Bunların kim olduğunu herkes biliyor şüphesiz. Suriye'deki olaylar ve muhtemel gelişmeler karşısında artık Esed'e 'Reformları bir an önce yap. Yapmazsan kaybedersin' şeklinde telkinlerin de artık fazla bir anlamı kalmamış bulunuyor. Esed reform yapsa da (ki bunlar göstermelik olur) yapmasa da artık yolun sonuna yaklaşmış bulunuyor. Çünkü halkın büyük çoğunluğu onu ve temsil ettiği baskıcı rejimi istemiyor, yeni, daha özgür bir Suriye istiyor.

Esed esasen Suriye'yi daha özgür, daha serbest, daha güvenlikli bir ülke haline getirecek köklü reformları da asla yapamaz. Serbest seçimler, serbest ve özgür muhalefet partileri, adil seçim sistemi gibi köklü reformları yapsa ne kendisi ne de partisi seçilir, ayakta kalır; silinir giderler; hatta çok elim şeyler de olabilir... Bu bakımdan reform teranesinin bence hiçbir anlamı yok. Bunu söyleyip duranlar başka bir şey söyleyemeyecekleri için söyleyip duruyorlar esasen.

İngilizcede bir deyim var: Leoparın benekleri asla değişmez. Bununla değişmesi mümkün olmayan şeyler kastediliyor. Mübarek ve rejimi öyleydi; Kaddafi rejimi de, aynı tür rejimler de öyle. Suriye'deki Baas rejimi ve lideri de aynen böyle. Leoparın benekleri hiç değişmez...

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim