‘Lale devri başkanıyız biz’

28.04.2011 16:01

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla; İstanbul’da laleler açtı. Parklar bahçeler muhteşem. Geçen hafta karı-koca lalelerin güzelliğini beynimize depolamak için Emirgân Korusu’na gittik. Lale Festivali’nin açılış etkinliği varmış. Belediye Başkanı Kadir Topbaş konuşma yapıyordu. Topbaş uzun uzun konuşma yaparken biz de festivalin fotoğraf sergisini gezelim dedik. On altı panoda sergilenen fotoğraflarda laleden çok Kadir Topbaş açmış olduğunu gördük. Üşenmedik saydık, elli sekiz fotoğrafa Başkan Topbaş poz vermiş.

Lale Festivali’nde, laleden daha çok kendi fotoğrafını sergilemek nasıl bir ruh halinin habercisidir? Sergide çektiğimiz fotoğrafları da sizinle paylaşıyoruz. Ellerinizden öperiz. (Rumuz: nesli&tur)


Cevap:
Sevgili çocuklarım; ormanlar için keçi, inekler için şap, hububat için süne, elma için kurt, duvar için nem ne ise siyasetçi için ego da odur. Bu hastalıkta en çok risk altında olan grupların başında belediye başkanları gelir. Çünkü, iktidar olma duygusu belediye başkanına şah damarı kadar yakındır. Belediye başkanı her sabah evinden çıkar ve milyonlarca legosu olan bir çocuğun heyecanıyla oyun bahçesine dalar. Bir derebeyi gibi en yüksek noktaya çıkıp sahip olduğu iktidar alanının surlarını seyredebilir. İcraatları hemen sonuç verir, insanların hayatlarını etkiler. O bir müteahhit, o büyük bir bahçenin bahçıvanı, o bir tiyatro yönetmeni, o bir koro şefi, o bir iyilik hareketi lideridir. Çankaya Köşkü’ndeki büyük ofisinde oturan Abdullah Gül bile, bir ilçenin belediye başkanı kadar iktidar olma duygusunu bu kadar sürekli ve bu kadar yakından hissetmiyordur.

Durum böyle olunca fotoğraflarda laleden çok Topbaş açıyor. Belediye binalarının duvarlarını Başbakan’ın kulağına bir şeyler fısıldarken çekilmiş devasa Belediye Başkanı fotoğrafları süslüyor. Belediyelerin aylık bültenleri Belediye Başkanı’nın kişisel albümüne dönüşüyor. Her bayramda her seyranda fotoğraflı-imzalı bez pankartlar caddeleri süslüyor.

Topbaş’ın laleden daha çok resmini bastırması, kendini laleden daha güzel ya da yakışıklı bulmasından kaynaklanmıyordur. İnanmayacaksınız ama bu ruh halini yaratan en birinci neden 7/24 belediyecilik anlayışıdır. 24 saat çalışmayı marifet sayan belediye başkanları bir süre sonra etten kemikten insan olmaktan çıkar, belediye araç parkının en müstesna parçası haline gelir. Kırk sekiz parça proje robotu hatta bir icraat zombisine dönüşmüş belediye başkanı milyonlarca paraya yaptırdığı kaldırımlarda bir kere bile karısıyla volta atacak zaman bulamaz, volta atamadığı için de yerinden oynayan kaldırım taşlarını fark edemez. Pek övündüğü çok amaçlı ama hiç bir amaca tam olarak hizmet edemeyen salonlarda bir konser bile dinleyemez, dinleyemediği içinde akustiğin kulakları nasıl tırmaladığını duyamaz. Lale sergisini de İstanbul kentinin bir sakini olarak gezemediği için düştüğü durumu göremez.


Cuma kılamadılarsa pasta yesinler


Soru:
Sevgili Sivilay Abla; CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Cuma saatinde miting yapmış. Cuma’ya gitmek isteyenlerin hali sorulunca Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran “Kaza yapsınlar” demiş. Cuma kaza yapılabilecek bir ibadet olmadığına göre CHP’nin din ile ilişkisini nasıl açıklayabiliriz? (Semih Paksoy)


Cevap:
Sevgili Semih; CHP’nin Cuma namazıyla imtihanı bitmiyor. Daha önce rahmetli İsmet İnönü’ye niye Cuma namazına gitmediği sorulduğunda “Riya olmasın diye evde kılıyorum” cevabını vermişti.

Aslında mesele şu: Dünyada hiç bir insan cahilliğiyle iftihar etmez. Ancak Türkiye’de bir grup insan din konularında cahillikleriyle iftihar eder, övünür. Bizim ülkede pekâlâ bir sosyologun, bir gazetecinin, bir akademisyenin, ağzında küçümseyen bir sırıtmayla, “Ehuehu ben bu din konularından hiç anlamam, neydi ya halife Cebrail’in bir ayeti mi hadisi mi var: Mühim olan kalp temizliği” dediğine şahit olabilirsiniz. Cehalet modası son sürat devam ediyor.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı

sivilayabla@gmail.com

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim