1. YAZARLAR

  2. İbrahim Kiras

  3. Laik Kürt Bayramı
İbrahim Kiras

İbrahim Kiras

Yazarın Tüm Yazıları >

Laik Kürt Bayramı

A+A-

Bu topraklar üzerinde bin yıllık tarih boyunca farklı etnik grupların ortak değerler etrafında birbirleriyle kaynaşarak beraberce meydana getirdikleri bir millet var. Diğer etnik gruplarla beraber Kürtler de bu milletin bir parçası. Ama bazı Kürtler artık bu milletin parçası olmak istemiyorlar; kendi başlarına bir millet sayılmayı arzu ediyorlar. Onun için herkesin “Nevruz”unu değil kendi “Newroz”larını kutlamak istiyorlar. Ortak değerleri kendi etnik aidiyetlerine mal etme çabası bu. Yani “etnik değer” olarak tescil ettirmek istedikleri Nevruz’un “ortak değer” olarak algılanmasını istemiyorlar. Dolayısıyla Kürtlerin yüzyıllardır kutlayageldikleri Nevruz da değil bu Newroz.

Kürt etnik milliyetçiliğinin “laik” tutumunun gereği bu. Çünkü bu tutum farklı etnik aidiyetleri bir araya getirip onları bir millet haline getiren “ortak kültürel değerler”den kopmayı esas alıyor. Ortak kültürel değerlerin birleştiriciliğini etnik kimliklerin bağımsızlaşmasına engel görmekte haksız da değiller yalnız. Kürtleri ortak kültürel değerlerin ve İslami kimliğin bağlayıcılığından kurtaramazlarsa etnik kimliği ulusal kimliğe dönüştürmenin mümkün olmadığını biliyorlar. Biz de biliyoruz.

Cumhuriyetin başlangıcında Kemalistlerin Türk millet kimliğini etnik kimliğe indirgemek yolunda yaptıkları da benzer bir şeydi. Millet kimliğini “farklı etnik grupların ortak değerler etrafında kaynaşarak oluşturdukları tarihî bir varlık” olarak tarif etmeye razı olsalardı, bu farklı etnik aidiyetleri bir millet haline getiren ortak kültürün ne olduğu sorusuna cevap vermeleri gerekecekti. Bu yüzden üst kimliği etnik kökenle açıklayan ve bunun için alt kimlikleri inkâr eden tuhaf bir millet tanımını millete dayatmaya kalkıştı Kemalistler. Bugünkü

Kürt sorunu da büyük ölçüde bu sapmanın ürettiği arızalardan biri zaten. Millet kimliğini etnik kökenle açıklamaya kalkışırsan farklı etnik aidiyetleri olanların bir kısmının da çıkıp “Türklerin devleti var, benim niye yok” demelerine engel olamazsın.

Şimdi olan budur. Özü itibarıyla din karşıtı bir hareket olan Kürt etnik milliyetçiliğinin modeli de Kemalist ulusalcılık anlayışıdır. Birinin Kürt etnisitesinin varlığını inkârı, diğerinin ise millet varlığının parçası olmaktan rahatsızlığı aynı sebepten. Etnik kimlikleri bir araya getirip bunlardan bir millet yapan şeye itirazları.

Kemalistler “Türklerin dini Şamanizm” gibi söylemlerle “ortak değer”leri ortadan kaldırmaya çalıştılar. Kürt etnik milliyetçileri de Zerdüşt dininden bahsediyorlar; “Kürtlerin ulusal bayramı Newroz”u kutluyorlar.

Oysa tarihî bakımdan Nevruz’un ne etnik ne de milli aidiyetinden söz edilebilir. Bizim mevcut etnik veya milli kimliklerimizin oluşumundan binlerce sene önce de insanlık âlemi bu bayramı kutluyordu. 21 Mart kuzey yarımkürede baharın başlangıcıdır; tabiatın uyanışı veya dirilişi... Özellikle bütün hayatları tarım ve hayvancılığa dayalı olan toplumlarda bu günün bayram olarak kutlanması anlaşılmaz değil.

İnsanlığın belki en eski seküler bayramı tarih boyunca farklı dinî gelenekler içinde de farklı isimler altında kutlanmaya devam etti. Hıristiyanların en büyük iki bayramından biri olan Paskalya’nın aslında tarihteki Bahar ekinoksu kutlamalarından başka bir şey olmadığı bellidir. Gün ve gecenin eşit olduğu 21 Mart tarihinde, Pagan Cermenler boyalı yumurtalar ve çiçek sepetleri hazırlayıp bunları Tanrıya sunuyorlardı. Bugün de Paskalya aynı şekilde kutlanıyor. 21 Martta “bahar bayramı”nı kutlama geleneğini sürdüren Müslüman toplumlar ise bu özel güne Hıristiyanlar gibi fazlaca dinî muhteva katmaya çalışmamışlardır. Nevruz bugün İran, Afganistan, Tacikistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan’da resmi bayram olarak kutlanıyor. Ama hiçbirinde bizdeki gibi bayramın etnik aidiyeti tartışma konusu olmuyor.

STAR

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum