1. YAZARLAR

  2. Melih Altınok

  3. Kutsal ittifak
Melih Altınok

Melih Altınok

Yazarın Tüm Yazıları >

Kutsal ittifak

A+A-

Statüko bugüne değin, devlet aygıtının bizzat kendisinin yanı sıra ideolojik aygıtlarının da yardımıyla, cemaatlerinde çelik ilkeler etrafında kutuplaşan halkın homojenizasyonunun bozulmasına dair girişimleri bertaraf etmeye çalışarak bölücülük yaptı, yapıyor.

Bu amaçlı faaliyetlerinin son günlerdeki gözdesi de, siyasal iktidarın safında, genel olarak Marksistlerden, liberallerden ve İslamcılardan müteşekkil bir kutsal ittifakın varlığına dair dillendirilen komplo teorileri.

Evet, adı geçen kesimlerden insanların kimi gündem maddeleri üzerinde benzer tavır takındıklarına şahit oluyoruz. Ancak, söz konusu komplo teorilerine ziyadesiyle meze olan birisi olarak, sözü edilen ‘ittifakın’ masa başında oturulup karar verilmiş mutlak bir konsensüsün değil, ihtiyaçların ve taleplerin kesişmesinden doğan fiili bir yan yana gelişin ifadesi olduğunu bizzat görüyorum, biliyorum.

Bence en sağlıklı olanı da bu tarz kendiliğinden, demokrasi ve özgürlük gibi evrensel meşruiyeti olan müştereklerde bir ortaklaşma. Yoksa sağdan soldan cemaatlerin, ‘merkez komitelerin’, amacı haklı kılan pragmatist bir perspektifle şekillendirip mensuplarına dayattıkları ve ‘ateşkesin’ ötesine geçmeyeceği başından belli ittifaklar değil. Örneğin bir dönem İBDA-C ile Devrimci Sol arasındaki “taraf olmayan bertaraf olur” şeklinde formülize edilen eylem ve söylem dayanışması bunun en trajik örneğiydi.

Bereket son üç beş yıl içerisinde Türkiye’deki politik ve kültürel atmosferin dünyaya akredite olmasının önündeki engellerin yıkılmasıyla birlikte, sivil toplumu bir ‘karadulun örümcek ağı’ gibi tasvir eden üçüncü dünyacı yaklaşımlar marjinalize olmaya yüz tuttu. Avrupa’da ya da ABD’de de ezilenlerin ezber bozan pratikleri, bizde de tartışılmaya ve uygulanmaya başladı.

Demokrat Müslüman gençler 1 Mayıs 1977’de katledilenleri en radikal şekilde hatırlatıyor, hem devrimci hem de sosyalist gençler ise, türbanlı öğrencileri de yanlarına katıp, “arkadaşıma dokunma” diye haykırıyor...

Ama arada sıkıntılar doğmuyor da değil. Geçtiğimiz günlerde Hilâl Kaplan bu ‘sıkıntılardan’ birini dillendirdi gazetemizdeki köşesinde. Sol içerisinde kimi isimlerin ‘İslamifobyadan’ mustarip olduğunu yazdı.

Konumuz bu eksendeki tartışmalar değil. Ancak konu dışına çıkmak pahasına da olsa, söz konusu tartışmadaki bir rezervimi de belirtemeden geçemeyeceğim. Hilâl’in, adını saydığı, Nuray Mert gibi zaten hiçbir zaman demokrat olarak görmediğim isimlere yönelik eleştirilerine diyecek bir şeyim yok. Haklı, din mevzu özgürlükçü solcuların bile yumuşak karnı; bunu ben de sıkça hatırlatıyorum. Ama en azından sol içerisinde sınıf dayatması konusundaki cesur ve yol gösterici önerilerinden ötürü çok şey borçlu olduğumuz Ahmet İnsel’i bu cepheye dahil etmenin biraz haksızlık olduğu kanaatindeyim.

Bu örnek bile kendi başına, daha demokratik ve özgür bir ülke için somut gelişmeler karşında ortak tavır alan insanlar arasındaki ilişkinin ne kadar sağlıklı olduğunun bir göstergesi aslında. İşte ilişkileri, iktidar vaadinin kafesleyici ve ketumlaştırıcı organik bağına dayanmayanlar, ortak aklın olmazsa olmazı özgür eleştiri konusunda ellerini korkak alıştırmıyorlar. Müzakere sürecini işletiyorlar ve önlerine bakıyorlar. Görün, önümüzdeki günlerde, bahsettiğimiz fiili birlikteliğin sınanacağı somut bir olayda, İnsel, yine kendisinden beklenen özgürlükçü söylemleriyle yer alacaktır.

Tıpkı, bugüne kadar, ezilen yurttaşların dinî ve etnik aidiyetini söz konusu yapmadan, İHD gibi, TİHV gibi demokrasi ve insan hakları mücadelesini yükseltmesine karşın, “eşcinsellik hastalıktır” diyen Bakan Kavaf’a destek mesajı yollayan ve bizleri şaşırtan Mazlum-Der gibi.

Kimse evinin önünü süpürmekle yetinmemeli; komşunun kapı önüne de el atmalı ki bütün şehir pirüpak olsun. Ve bu ‘iyi komşuluk’ da komplo teorilerinden beyni sulanmışların kâbusu olsun.

***


Not:
Bugün saat 11.00’de, TV24’te ‘Günün Manşeti’ isimli programda olacağım. Son anayasa değişikliği paketi karşısında solun tavrı üzerine konuşacağız.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT