1. YAZARLAR

  2. Yıldıray Oğur

  3. Kusturicam size bu portakalı...
Yıldıray Oğur

Yıldıray Oğur

Yazarın Tüm Yazıları >

Kusturicam size bu portakalı...

A+A-

Keşke Kusturica Antalya’ya, film galalarını kaçırmayan sevgili dostu, Bosna savaşı sırasında dağlardan Boşnak avlama dalında Oscar’lık bir performans ortaya koyan milis komutan Arkan’ı da getirseydi.

Ya kankası Miloseviç... Belki onun için de Adile Naşitli, Hulusi Kentmenli “unutmadık” sinevizyonuna bir kare eklenir. Ülkesini parçalamak isteyen emperyalistlere karşı ulusunu savunurken ırzına geçtirtti zavallı kadınların. Tarihin ona verdiği rol icabı...

Ne olmuş yani Kusturica bir zamanlar “Tecavüze uğrayan Bosnalı kadınlar mevzuunu çok abartmayın. Kürtaj olurlar olur biter” dediyse. Bu onu faşist yapmaz ki. İyi niyetli medikal bir tavsiye. Hem filmleri güzel adamın. Boşnak kadınlara bu tıbbi tavsiye onun sinematografik değerine helal getirir mi?

Ha söyleyin bakalım birkaç ay önce Bursa’ya da gelmişti, o zaman niye bir şey demediniz? O zaman bunu duyup bir şey deseydiniz şimdi de konuşma hakkınız olabilirdi. Hakkınız geçti. Zaten siz Naziler Yahudileri keserken de susmuştunuz. Bursa’daki Oscar’a rakip gösterilen festivali duymamanın bir cezası olmalı di mi?

Bu saatten sonra kimse bu meseleyi bu ülkede hormonlu domates tartışmasının bile bir alt kümesi olduğu laiklik tartışmasının içinden çıkarıp alamaz. Kabul edin bal gibi İslamcılık yapıyorsunuz Sayın Semih Kaplanoğlu ve Sayın Ertuğrul Günay. CHP düşmanlığı bu. Ama ne kadar bilinçaltımıza dinci fikirleri enjekte ettiğiniz ballı, sütlü filmleri peynirli zeytinli reçelli çekerseniz çekin Balkanlar laiktir laik kalacak. Kafamızı attırmayın, sizi Sırp düşmanlığından faşiste bile bağlarız. “Esas siz kürtaja karşısınız mesele bu değil mi” diyerek çamura bile yatarız.

Bence yıllarca bir konsept aranan bu portakalı soydum başucuma koydum ciddiyetindeki festivali diğerlerinden ayıracak alamet-i farika sonunda bulundu. Bir dahaki yıl bu festival kesinlikle ne kadar bayat olduğuna bakılmaksızın Wilders’in Fitne filmiyle açılıp kapanış törenini de mutlaka Mehmet Ali Erbil (olmadı Güner Ümit) sunmalı, ödül töreninin ardından da sahneye Ozan Arif ile İsmail Türüt çıkmalı. Mavi Marmara’da İslamcı militanların saldırısına uğrayan İsrailli askerler de çağrılsın mutlaka. Üniversite rektörü rolünden sonra, Belediye Başkanlığı rolünde de Oscar’lık bir performans ortaya koyan kötü adam rollerinin değişmez ismi Mustafa Akaydın’na duyurulur..

Çok şerefli bir mağlubiyet oldu

Mezut Özil’in Türkiye’ye gol atmasını öyle istedim ki. Bir vatan hainiyle, bahiste Almanya’nın üstüne karısının bütün altınlarını koyan bir kumarbaz arası bir duyguyla istedim bunu... Bir gol yiyip rahatlayacaktık çünkü. Mesut Özil’e defalarca vatan haini değilim açıklaması yaptıranlar, Elvan Etiyopyalı atletleri çatır çatır geçerken sevinçten gözyaşlarına boğulanlar mevcut dünyayı ancak böyle anlayabilirdi. “Yediğin kaba tükürüyon” diye Almanca bir atasözü var mı, Mesut’a oradan da birileri bunu hatırlatıp duruyor mu emin değilim, Almanlara da pek güvenmem bu mevzularda. Ama Kürt demeyi daha yeni yeni öğrenen bizim ciddi bir mağlubiyete ihtiyacımız var bu konularda. Yüz bin yıldır panel televizyon dolaşıp “Ulus-devlet çöküyor” diyenlerin anlatamadığı bir sarihlikte anlattı durumu o gol. Yedik ve rahatladık. Bence çok şerefli bir mağlubiyet oldu...

yildirayogur@gmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT