1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kuşatıldığımız Cahili Sistemde Özneliğimizi Özgün Kılma Görevi
Kuşatıldığımız Cahili Sistemde Özneliğimizi Özgün Kılma Görevi

Kuşatıldığımız Cahili Sistemde Özneliğimizi Özgün Kılma Görevi

Cahili sistemde sistem içi araçları kullanma konusunda Kur’ani işaretler ve Resulullah’ın (s) pratiği önemlidir.

A+A-

“Müslümanların sistem içi araç olarak ekonomik şirketler, vakıflar ve dernekler, parti gibi araçlara hapsolmayacak bir ‘özne’leri olmalıdır.” diyen Hamza Türkmen öznemizin de özgünlüğü üzerinde duruyor.

Ayrıca tevhidi uyanış süreçlerini tamamlayamamış olan İslamcıların büyük çoğunluğunun, vahyi bilgi ve şura temelli bağımsız ümmet nüvelerini inşa edip güçlendirme görevini; sistem içi araçları kullanmayı önemsedikleri kadar önemsemediklerini, öncelemediklerini ya da ihmal ettiklerini işliyor.

Hamza Türkmen / Haksöz Haber

“...İnsanların çoğu âyetlerimizden gâfildir.” (Yunus, 10/92)

Kur’an hayatımıza yön gösteren, dolayısıyla da hayata müdahale eden ilahi bir mesajdır.

Hidayet kitabı olan Kur’an’da Rabbimiz hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır. Çünkü Rabbimiz Her şeyi açıklamak için sana Kur’an’ı indirdik buyurmaktadır. (16/89) Yani İmam Şatibi’nin ifadesiyle ‘tüm genel prensipler, kaideler, külli yaklaşımlar ve amaçlar’  bu ilahi mesajla iletilmiş ve imtihan olmak için yaratılan biz ölümlülerin istifadesine, ölümsüz olan Allah tarafından sunulmuştur.

Dileyen öğüt alıp doğru istikamet üzerinde olmaya çalışır; dileyen nefsi çıkarlarını, üretilmiş sun’i değerleri, dünya menfaatlerini tercih eder.

İnsanın zorunlu ve tabii ihtiyaçlarını gidermede; diğer insanlarla, doğayla ve yaratıcısıyla ilişkilerini düzenlemede vahyin kurallarını iman ederek önceleyenlere ‘Müslim’ denir.

Kur’an’ın gösterdiği bilinç ve imana sahip olan Müslümanların vasıflarını anlatan vahyi kavramlardan bazıları da şunlardır: ‘Sıddık, salih, şahid, şehid, muttaki, alim, mü’min, sabikun,…’

Böyle bir bilince ve aidiyete sahip olmayan kişilerin Müslümanlık iddiası, imâni olmaktan çok sosyolojiktir. Çünkü Kur’ani bilgi, aidiyet ve tanıklığı henüz gelişmemiş, ama iman eden mü’minlerle birlikte olmaya çalışan kişilere de Rabbimiz ‘iman ettik’ değil, ‘teslim olduk deyin’ buyurmaktadır. (49/14)

Yazının Devamı >>>