Kurul İznini Yıl Sonra Almışlar

31.03.2011 09:57
Kurul İznini Yıl Sonra Almışlar
GATA Nöroloji Anabilim Dalı'nda görevli 6 doktorun, hareket bozukluğu hastası 20 askeri kobay olarak kullanması gündemi sarsmaya devam ediyor.

Askerlerin denek olarak kullanıldığı araştırmanın GATA Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu'nun izni ve kobayların rızası doğrultusunda yapıldığı iddia edilmişti.

Edinilen bilgilere göre, GATA Nöroloji Anabilim Dalı'nda yapıldığı öğrenilen klinik ve laboratuvar araştırması 2007-2008 yılları arasında gerçekleşti. Kurul izninin ise bu çalışmanın uluslararası sempozyumun da sunumu yapılabilmesi için 2009'da alındığı ortaya çıktı.

2009 yılında GATA Etik Kurulu'na yapılan müracaatta 20 denek üzerinde çalışma yapılacağı belirtildiği fakat bunların kim olduğu yönünde bilgi verilmediği ileri sürülüyor. Deneklerin isim bilgileri verilmeden araştırmaya izin verilemeyeceği, bu nedenle iznin geçersiz olduğu ve yapılacak çalışmanın yok hükmünde sayılacağı iddia ediliyor. Uluslararası Helsinki bildirgesinde de kısıtlı olarak tanımlanan "erler, erbaşlar ve mahkûmlar" üzerinden klinik araştırmalar yapılamayacağı belirtiliyor.

Kobay olarak kullanıldığı iddia edilen askerlerin rızasının alınmadığı da iddialar arasında. Askerlerin araştırmaya katıldıkları yönündeki onay belgesinin içeriğinde, "tedavi için yapılan işlemleri kabul ediyorum" cümlesi yer alıyor. Ancak bu denekliğin kabulü anlamı taşımıyor. GATA'da yatan hastalardan alınan belgenin genel prosedür olduğu ve bu belge bu kadar kritik bir araştırma için değil hiçbir araştırma için kullanılamayacağı vurgulanıyor.

Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasında yer alan "transkranyal manyetik sitimülasyon nörofizyoloji laboratuvarlarında oldukça yaygın kullanılan elektro fizyolojik bir yöntem olup uygulama günümüzde tanı ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Bu uygulamada kullanılan manyetik alan MR görüntülemede uygulanan manyetik alanla aynı şiddettedir." açıklamasının da çelişki içerdiği iddia ediliyor. Bu uygulamanın tedavi veya herhangi bir teşhis amacıyla kullanılmadığı, eğer kullanıldıysa neden etik kurul izni almaya gerek duyulduğu soruluyor. Yapılan çalışmanın rutin bir uygulama olmayıp klinik bir araştırmayı kapsamakta olduğu vurgulanıyor.

***

SKANDALDA YENİ BELGELER

GATA'daki kobay skandalında yeni detay ve belgeler ortaya çıktı. Genelkurmay önceki gün yaptığı açıklamada GATA Etik Kurulu izni olduğunu ileri sürmüştü. Ancak deneyin 2007 ve 2008'de başlamasına rağmen etik kurul izninin 2009'da alındığı belirlendi.

İŞTE BUGÜN GAZETESİNİN YAYINLADIĞI BELGELER:

5 Ocak 2009'da düzenlenen Araştırma Başvuru Formunun başka bir çalışma için alındığı ve bu çalışmaya geriye dönük olarak adapte edilmek istendiği kaydedildi.

Yanıltarak onay almışlar 

Etik kurul izni, belirtilen çalışma ile yapılan deney arasında büyük fark bulunduğunu ortaya koydu. Başvuruda çalışmanın erler üzerinde yapılacağına dair hiçbir ifade yok. Hatta 'Gönüllülerin Niteliği' başlığı ile emir komuta içerisindeki askerlerin kendi istekleri ile kobay olduğu ileri sürülüyor. Ancak Helsinki Bildirgesi bunu yasaklıyor. Başvurunun bitmiş bir araştırmaya kılıf uydurmak için yöntem açık şekilde ifade edilmeden yapıldığı kaydediliyor. Ayrıca gönüllülerin asker olduğu belirtilmeden'yanıltıcı'şekilde onay alındığı ifade ediliyor. Bu nedenlerle araştırmanın geçerli bir etik kurul izninin olmadığı dile getiriliyor.

Tanı aşamasında ise izin niye? 

Bu arada Genelkurmayın "Bu yöntem günümüzde tanı ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Kullanılan manyetik alan MR görüntülemede uygulanan manyetik alanla aynı şiddettedir" açıklaması çelişkiyi gözler önüne serdi. Uygulamanın tedavi veya teşhis için kullanılması durumunda etik kurul iznine gerek yok. Ancak alınan bu izin deneyin klinik bir araştırma olduğunu kanıtladı. Uzmanlar Sağlık Bakanlığı'nın tıbbi araştırmalarda tek yetkili yasal otorite olduğunu hatırlattı.

Asker üzerinde araştırma olmaz 

Genelkurmay, GATA Etik Kurulunun onayı olduğunu ve bakanlık iznine ihtiyaç duyulmadığını iddia etmişti. Ardından Sağlık Bakanlığı, "Klinik çalışma için bakanlık izni şart" demiş ve GATA'dan bilgi istendiğini duyurmuştu. Uzmanlar ise bir araştırma izninin çalışma yapılmadan önce alınması gerektiğine dikkat çekti. Çalışma yapıldıktan sonra etik kurula başvuru yapılamayacağına işaret eden uzmanlar, alınan iznin bu deneye ait olamayacağını söyledi. Bütün çalışmalarda yerel etik kurulların Helsinki Bildirgesini esas kabul edMği belirtildi. Bildirge, asker ve mahkum gibi 'kısıtlılar' üzerinde klinik araştırmalara izin vermiyor ve "Hiçbir etik kurul er ve erbaş gibi kısıtlı tabir edilen hasta grubu üzerinde bu tür bir çalışmaya izin veremez" diyor. Buna rağmen 2009'da GATA Etik Kurulu'na yapılan müracaatta 20 denek üzerinde çalışma yapılacağı kaydedilirken bunların er veya erbaş oldukları belirtilmiyor. Deneklerin asker olduğunun söylenmesi durumunda etik kurul izni alınmasının mümkün olmadığını vurgulayan uzmanlar, izin belgesinin erlerin içinde olduğu bir grup üzerinde yapılacak çalışma için yok hükmünde olduğunu ifade etti.

Deney için, askerlerden "informed consent" olarak adlandırılan 'bilgilendirilmiş onam formu' alınmadığı öğrenildi. Tüm hastalara yapılan prosedürün kobay askerlere de uygulandığı tespit edildi. Uzmanlar, rutin onay formunun bu kadar kritik bir araştırma için kullanılamayacağını dile getirdi. 'Bilgilendirilmiş Onay Formu'nun böyle bir çalışmada tüm hastalardan hatta reşit olmayan hastaların yakınlarından alınması gerektiği ifade edildi. Askerlerden alınan ve rutin tedavileri kapsayan onayın da 2007-2008 yıllarına ait olduğu ve GATA Etik Kurulu'ndan alındığı belirtilen izinden önceki yılları kapsadığı görüldü.

Bu onay belgesindeki, "Tedavi için yapılan işlemleri kabul ediyorum" cümlesinin genel geçer tedavileri kapsadığı ancak bu tarz bir deneyi içermediği dile getirildi. Yapılacak çalışmanın tüm detaylarının anlatılarak gerekli olan 'informed consent'a ihtiyaç duyulduğu dile getirildi. Ayrıca GATA'nın hasta portföyünün sadece er ve erbaşlarla sınırlı olmadığını aktaran uzmanlar, bu tarz bir deneyin Mehmetçik üzerinde uygulanmasının sorgulanmasını istedi. Dışarıdan gelen diğer hastalar, rütbeliler veya siviller yerine erlerin kobay olarak kullanılmasının hukuk ve vicdanen kabul edilemeyeceği ifade edildi.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim