1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Kürtlerin Kazanımlarını Çekemeyen 'Emperyalist Güçler' Kim?
Kürtlerin Kazanımlarını Çekemeyen 'Emperyalist Güçler' Kim?

Kürtlerin Kazanımlarını Çekemeyen 'Emperyalist Güçler' Kim?

Hatip Dicle, “Emperyalist güçlerin Kürtler’in tüm kazanımlarını yok etmek için her türlü saldırıyı meşru gördüğünü" söyledi.

A+A-

YÖNELİŞ HABER

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle, “Emperyalist güçlerin Kürtler’in tüm kazanımlarını yok etmek için her türlü saldırıyı meşru gördüğünü ve savaşın 25 yıl daha devam edeceğini" söyledi.

DTK Genel Kurulu, Diyarbakır Büyükşehir Konferans Salonu'nda 500 delegenin katılımıyla bugün başladı.

Toplantıda konuşan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, 3 aylık genel kurullarını seçim süreci nedeniyle ertelediklerini belirtti.

Çözüm Sürecini Öcalan’ın Özgürlüğüne Bağlamak

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın tecrit altında tutulduğunu ifade eden Irmak, şöyle devam etti:

"Kalıcı bir barışın sağlanması için Sayın Öcalan'ın özgür olması gerekir. Mandela olmasaydı Afrika'da hiç kimse halklar arasında barışı sağlayamazdı. Aynı şekilde Abdullah Öcalan olmadan da hiç kimse Türkiye'de kalıcı bir barışı sağlayamaz.“

Örgüt kanallarından son zamanlarda iyiden iyiye duymaya başladığımız ‘Öcalan’ın özgürlüğü’ söylemi, bir süredir zaten tıkanmış olan çözüm sürecini adeta daha bir çıkmaza sokmakta, sürecin devamının adeta olmazsa olmaz  koşulu olarak öne sürülmektedir.

“Kürtlerin Kazanımlarını Yok Etmeye” Şartlanmış “Emperyalist Güçler” Kim?

DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle de, “Emperyalist güçlerin Kürtlerin tüm kazanımlarını yok etmek için her türlü saldırıyı meşru gördüğünü” ileri sürdü.

Ortadoğu halklarının çok kritik bir dönemden geçtiğini belirten Dicle, şunları söyledi:

"Ortadoğu ve Kürdistan 1990'lı yıllardan bu yana 3'üncü Dünya Savaşı diye nitelendirdiğimiz kavurucu bir ateşin içine atıldı. Bu ateş 1 ve 2'inci Dünya Savaşları‘nda olduğu gibi 4-5 yıl içerisinde bitmeyecek. 25 yıldır devam eden bu savaşın 25 yıl daha devam edeceğini göz önünde bulundurmak zorundayız."

Kısa bir süre önce Şırnak’ta YDG-H’nin saçtığı ve kamuoyunun can-mal güvenliğini tehdit eden dehşeti çözmek için İmralı ile uyumlu yapıcı bir dil kullanan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle’nin seçim arifesinden bu yana geçirdiği retorik değişimi gözden kaçmıyor.

Hatip Dicle’nin burada yaptığı “emperyalist güçlerin Kürtlerin tüm kazanımlarını yok etme”ye şartlanmışlığı vurgusu ise vakıa ile hiç de mutabık görünmüyor. “Emperyalist güçler” terkibinden başta DTK’nın da mensup olduğu sol cenah olmak üzere birçok kesimin kastettiği Amerika ve İngiltere’dir. Hal böyle olunca insan ister istemez sormadan edemiyor: Türkiye’de HDP’nin barajı geçmesi için canhıraş çalışanlar bu emperyalist güçler değil miydi? Irak’ta gerillanın kol kola girdikleri bu emperyalist güçler değil miydi? Ve yine Suriye Kürdistanında adı geçen kazanımların arkasındaki asıl saik Amerika ile girilen ittifak değil miydi? YPG, ABD öncülüğündeki IŞİD Karşıtı Küresel Koalisyon güçlerinin hava desteğiyle daha dün Tel Abyad’ı işgal etmedi mi?

Yok, burada “emperyalist güçler”den kastedilen İran ise, İran’ın müslüman halkların ve İslami hareketlerin aleyhine bir süredir ümmet coğrafyasında açık bir bölgesel emperyal güce dönüştüğü bizce malum. Ancak Dicle’nin İran’ı kastetmediği büyük olasılık; çünkü bölgesel bir emperyal güç olan İran’ın da bölgeye ilişkin tüm politikaları bir şekilde PKK’nin işine gelmekte!

Geriye bir tek seçenek kalıyor; o da Türkiye!

Hatip Dicle’nin beyanlarından da öne çıkan husus bir süredir oluşturulmaya çalışan ve son gelişmeler üzerinden ise daha bir şişirilmeye çaba sarfedilen “terörist Türkiye” algı operasyonu olduğu anlaşılıyor. Sahibinin bile inanmakta zorlandığı bu yalana Hatip Dicle’nin de sarıldığı şu vurgularında çok net:

IŞİD’in Kobani’ye saldırısını Türkiye’nin azmettirdiğini dile getiren Dicle,  “Bu katliamları kınamak yetmez. DAİŞ'e kim destek verdi, hangi ülkeler besliyor? Bunun ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu katliamın azmettiricileri insan hakları mahkemelerinde yargılanmalıdır" dedi.

HABERE YORUM KAT