Kürt Sorunu; Kirli Savaş ve Kesin İnançlıları

19.09.2011 08:59
Kürt Sorunu; Kirli Savaş ve Kesin İnançlıları
"Kirli savaş sadece aklı değil vicdanı da esir aldığından tavırlarda belirleyici olan sadece partizanlık ve tarafgirlik duygusudur."

Kürt Sorunu ve Doğulu-Batılı Müslüman Toplum / Serdar Bülent Yılmaz

Kirli Savaş ve Kesin İnançlıları

Bu ülkede yaşanan savaşın kirli bir savaş olduğunda kuşku yok. Ancak söz konusu savaşı kirli kılan tek başına devlet değil her iki taraftır, her iki tarafın kirli iş ve ilişkileridir. Biraz geriye dönüp, sürecin ayrıntılarına bakıldığında, savaşta ölenlerin çok azının çatışmalarda öldüğü görülecektir. Ölümlerin geneli, kaos yaratmak ve halkı sindirmek maksadıyla devletin masum insanları katletmesi; örgütün taraftar toplamak üzere sivilleri öldürüp devletin üzerine atması ve korku yaratmak için başta korucu aileleri olmak üzere Kürtleri öldürmesi; örgüt içi ve ordu içi infazların sonucunda gerçekleşmiştir. Kaldı ki çatışmalarda ölen ya da öldüğü bilinenlerin ne kadarının ölümü temizdir, belli değil. Doksanlı yılların kirli arşivleri açılıp, savcılar derinlikli soruşturmalar başlattıkça, o dosyalardan oluk oluk kirlerin akacağını göreceğiz. Üstelik hiçbir taraf bu pislikten paçasını kurtaramayacak.

Burada kimin daha fazla sivili öldürüp öldürmediğine girmek anlamsız. Bu tartışma nicelikperestlere kalsın. Çünkü asıl önemli olan savaşın namusunu yitirdiği gerçeğidir. Namussuzluğun en büyük mağduru elbette Kürtler olmuştur ancak, bu Türklerin (ya da diğer kavimlerden insanların) mağdur olmadığı anlamına gelmemelidir; bilakis onlar da çeşitli biçimlerde ve oranlarda mağdur olmuşlardır. En başta sebebini, amacını, nasıllığını bilmedikleri bir savaşa sürüklenerek hayatlarını kaybetmişlerdir. İtilaf devletleri tarafından Çanakkale’ye sürülen sömürge Müslümanları gibi, savaştıkları kesim kendilerine yanlış tanıtılarak kandırılmışlardır. İnançları istismar edilerek, kutsal bir savaş yürüttüklerine ve de ölünce şehit olacaklarına inandırılmışlardır. Kısaca baştan sona yalanlar üzerine kurulu bir savaşın kurbanı olmuşlardır. Aynı akıbeti Kürtlerin de benzer şekilde yaşamadığını kim iddia edebilir?

Kirli savaş, zihinleri de kirletmiştir. Doğru ile yanlışı ayırt etme gücünü (mümeyyizlik vasfını veya farukluğunu) yitiren halk, zayıf bırakılmışlığının (mustazaflığının, sömürülmüşlüğünün) tezahürü olarak kirli savaşın kesin inançlı taraflarından biri haline getirilmiştir. Bu mustazaf halk, bir kısmı devletin, bir kısmı örgütün kesin inançlıları olarak ikiye bölünmüş ve kirli bir savaşın partizanı durumuna düşürülmüş durumda.

Öte yandan, kirli iş ve ilişkilere dair her gün ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler, Kürt ve Türk halkının Kürt sorunu üzerinden nasıl istismar edildiğini de gözler önüne sermekte. (...)

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim